Ümit Zileli
14 Kasım 2020

Ülkemizi işgale karşı savunacak kişiler listesi kayıp!..


Önceki akşam Halk TV’de Gökmen Karadağ’ın sunduğu “Açıkça” programı vardı…

OdaTV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, SÖZCÜ gazetesi yazarı Aytunç Erkin, hukukçu Ersan Şen, siyaset bilimci Seren Selvin Korkmaz ve daha geçenlerde “Kozmik Albay-Kozmik Oda Operasyonu” kitabı piyasaya çıkan Emekli Albay Erkan Yılmaz Büyükköprü’nün katıldığı programın konusu hemen tahmin edebileceğiniz gibi 2009 yılında “Bülent Arınç’a suikast” palavrasıyla yapılan “Kozmik Oda Operasyonuydu!

Albay Büyükköprü kitabını bana da gönderme inceliğinde bulunmuştu, ancak yeni okumaya başlamıştım, o nedenle ilgiyle izlemeye başladım. İzledikçe de dehşete kapıldım! Albay Büyükköprü, bildiğimizi sandığımız operasyonda yaşanan skandalları, ihanetleri bir bir açıklıyor, bu operasyonun nasıl büyük bir “sinsi kumpas” olduğunu anlatıyordu!

Mesela, Kozmik Oda’daki aramalardan sonra “kimlikleri gizli kalması gereken yüzlerce kişinin açığa çıktığı, başına bir şeyler geldiği” iddiasının yanlış olduğunu söylüyor ve aynen şöyle diyordu:

2009 ve 2010 yılına kadar 25 gün süren aramanın sonunda hiçbir bilgi, belge hakim ve savcılara verilmedi. Bunlar muhafaza edildi!

Büyükköprü, bilgilerin, belgelerin Kozmik Oda’dan dışarı çıkmasını engelleyen kahramanı da kitabının başında açıklamış ve kitabını da ona ithaf etmişti. Birlikte okuyalım:

Bu kitabı, hazırlık sürecindeyken zamansız kaybettiğimiz, FETÖ ile mücadele ederek Kozmik Oda’dan bilgi ve belge çıkarılmasına izin vermeyen komutan olarak tarihe geçen, cesareti, duruşu ve komutanlık vasıfları ile Türk subayına hainler ve düşmanlar ile mücadelede model olacağına inandığım kahraman komutanım, dönemin Seferberlik Tetkik Daire Başkanı merhum emekli Tümgeneral Selahattin Kısacık’a ithaf ediyorum.

İhanetler zinciri!..

Ufak bir hatırlatma ile devam edelim…

2009 yılı Aralık ayında, Albay Büyükköprü ve yanındaki askerler, Fethullah’ın soysuz savcıları ve yine aynı çeteye mensup 30 polis tarafından Bülent Arınç’ın oturduğu mahallede operasyona uğramış, yanaşma medya olayı “suikast girişimi” olarak lanse etmiş ve Kozmik Oda’ya giden taşlar böylece örülmüştü…

Albay, kitabında bu konuya da açıklık getiriyordu; ordunun içinden bilgi sızdırdığından şüphelenilen bir askeri personelin, Kara Harp Okulu’nda görevli Kurmay Albay B.K’nin takip edilmesiyle ile görevliydi…

Tekrar programa dönelim; Kozmik Oda’dan hiçbir bilgi, belge dışarıya çıkmamıştı. Milli Güvenlikle ilgili çok gizli belgeler bir hard diske kopyalanıp, Genelkurmay Başkanlığı’nda saklanmıştı…

Ta’ki 2013’e kadar!..

O tarihte genelkurmay Başkanı Necdet Özel’di… Aradan 3 yıla yakın bir süre geçmişti; aynı savcı bu hard diski almak için müracaat etti, hakim de bunun yetkisini verdi. Genelkurmay Başkanlığı da bu diski paşa paşa savcıya teslim etti, iyi mi! Genelkurmay Başkanı’nın kim olduğunu belirtmiştik… Adli Müşavir de Muharrem Köse’ydi.

Köse, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra tutuklandı, ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı, şu anda hapiste!.. İfadesinde “Benim değil, Genelkurmay Başkanı Özel’in kararıydı” diyordu!

Barış Pehlivan, hard diskin içinde ne tür bilgiler olduğunu sordu doğal olarak; Büyükköprü de açıkladı:

İçinde ülkenin seferberliğe yönelik planları vardı. Yani ülke işgal edildiğinde, işgal güçlerine karşı mukavemet gösterecek insanların, onların ne tür direniş göstereceği, neler yapacağının ayrıntıları vardı!..

Bu kez Ersan Şen sordu: “Kimler olduğu belli mi o insanların?” Büyükköprü onu da yanıtladı:

İsimler de var. Bunların nasıl karşı koyacağı da var. Nasıl lojistik destek yapılacağı da var!

Hard disk kayıp soysuzlar firarda!..

Peki ne olmuştu o hard diske?

Nerede olduğu bilinmiyordu! Pehlivan “gecenin haberi bu” dedi ve ekledi:

Türkiye’nin olası bir işgal durumunda yapacağı bütün planlar, isimleriyle birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı eliyle hukuka aykırı bir şekilde dışarı çıkarılmış. Şu an bilgilerin nerede olduğu bilinmiyor. Manşet bu!

Ne kadar acıklı değil mi? 16 Mart 2013’te bu hard disk savcıya veriliyor. Çok daha sonra aynı gün en az üç defa çoğaltıldığı ortaya çıkıyor! Diğer bir deyişle bu kozmik bilgiler, “işportaya düşmüş” misali ABD’nin ya da bir düşman ülkenin istihbarat teşkilatının kasasında olabilir!..

Neden böyle bir düşünce geliyor peki aklıma? Çünkü hard diski kopyalayan ve tümü de TÜBİTAK’da görevli ve FETÖ haberleşme aracı ByLock kullanıcısı oldukları saptanan 5 kişinin hepsi şu an itibarıyla firarda. Ve çok büyük olasılıkla yurtdışına kapağı atmış durumda!.. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bu aşağılık kumpas davası halen sürüyor.

Barış Pehlivan’ın yaşamsal sorusu ve Albay Büyükköprü’nün yanıtıyla bitirelim:

Türkiye Cumhuriyeti’nin en gizli, en mahrem olan bilgilerini dışarıya çıkaran, bunun talimatını veren, dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel bu davada sanık mı?

Hayır, değil!..

“Yeni Türkiye’nin” haline bakın… Yazıklar olsun!..

Yazarlar

Ülkemizi işgale karşı savunacak kişiler listesi kayıp!..
Ümit Zileli