Mustafa Kanarya
25 Aralık 2020

Uçurumun kıyısında


LİG tarihinin belki de en değerli şampiyonluğunu kovalıyor takımlar. Bu sezonu zirvede tamamlayan takım Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılabilecek. Ancak sonraki sezonlarda şampiyonlarımız ön eleme oynamak zorunda kalacak. Belki de sonraki sezonlarda Devler Ligi’nde Türk takımları yer almayacak. Bu da; yıllık 30-40 milyon Euro civarında bir paranın Türkiye’ye hiç uğramaması anlamı taşıyor.

Belki de bu nedenle ligimizde kavgalar, tartışmalar bu kadar erken başladı. VAR teknolojisine rağmen hakem kararlarının tartışılmadığı bir haftamız geçmiyor. Yöneticilerle teknik adamlar, hakemler ve rakipler üzerinden kendi hatalarını örtbas etmeye çalışıyor. Taraftarı arkalarına alıp sinerji oluşturmak isterken futbol terörünü tetikliyorlar, isteyerek veya istemeyerek. Ne yazık ki, futbol bir türlü sahada kalamıyor. Ama sorarsanız, tüm kulüp yöneticilerimiz sütten çıkma ak kaşık, teknik adamlarımız dahi, futbolcular yıldız.

Yıllardır süren iç çekişmeler nedeniyle Avrupa’da esamemiz okunmuyor. Gündelik, sezonluk başarılarla övünüp duruyoruz. Şampiyonlarımız, gruplarında sonuncu olup geri dönüyor. Saha içine, kulüp ekonomisinin düzelmesine vermesi gereken enerjiyi sağa sola laf atmakla, hep bir suçlu aramakla, kendi yanlışlarını gizlemeye çalışmakla geçirenler kendi menfaatleri uğruna Türk futbolunu uçuruma sürüklüyorlar.

Bir an önce aklımızı başımıza almazsak, sahanın içinde kalmazsak hepimiz bu enkazın altında kalacağız.

Yazarlar

Uçurumun kıyısında
Mustafa Kanarya