Hüsnü Mahalli
21 Ekim 2020

Üç seçim


Pazar günü Bolivya ve KKTC’de seçim vardı.

Seçimi Ankara’nın daha doğrusu AKP’nin tüm olanaklarını kullanarak ve her yola başvurarak desteklediği UBP’nin adayı Başbakan Ersin Tatar kazandı.

%51.74’e karşı %48.26.

Birinci turda oy kullanmayan ama ikinci turda sandığa giden ya da “ikna edilerek götürülen” yaklaşık 18 bin seçmen seçimin kaderini belirledi.

Ankara ve Ankara’dakilere göre Ersin Tatar’ın rakibi Mustafa Akıncı “Vatan haini, Rumun adamı, Amerikan ve İngiliz işbirlikçisi, kuzey Kıbrıs’ı satacak, vesayetçi..”

Ve daha neler neler..!

AKP; Haziran 2018 ve Mart 2019 seçimlerinde kendisine oy vermeyen herkese benzer şekilde “Vatan haini, terörist, ajan ya da dinsiz” demişti.

Bazen direkt bazen de imalarla.

Oysa beş yıldır Cumhurbaşkanı olan Akıncı bu suçlardan hiçbirini işlememiş ve işlemesine de olanak yoktu çünkü Kıbrıs’la ilgili her konuda son kararı 46 yıldır Ankara veriyor.

Ama aynı Akıncı AKP’nin müdahaleci tutum ve davranışlarına ve Kıbrıs’ı AKP’leştirme politikasına karşıydı.

Kaldı ki Rumlar’la görüşmenin dışında KKTC’de cumhurbaşkanının hiçbir yetkisi yok ve iç politikada her şeye hükümet karar veriyor.

Örneğin kumarhaneler için yeni uygulamanın başlatılmasına!

Hükümetin başında ise Ersin Tatar’ın partisi UBP var.

Cumhurbaşkanı seçilen Tatar da ilk iş olarak pazartesi sabahı ara bölgeye gidip Rum lider Anastasiadis’le buluşup sohbet edecek.

Belki de Kıbrıs’ın meşhur çift katlı kaymaklı ekmek kadayıfını yerler!

Kıbrıs seçimleri böyle bir hikaye!

CHP ve CHP’lilerin sağcı ve AKP çizgisinde UBP’nin lideri Ersin Tatar’ı kutlama yarışına girmesi ise ayrı bir hikaye!

Gidelim Bolivya’ya.

Pazar günü yapılan başkanlık, parlamento ve senato seçimlerini sosyalist adaylar kazandı.

Başkan seçilen Luis Arce; geçen yıl yapılan seçimi kazanmasına rağmen ordunun baskısıyla istifaya zorlanan eski Devlet Başkanı Evo Morales’in başarılı ekonomi bakanıydı.

Arce, birinci turda oyların yüzde 52.4’ünü alarak anlamı çok büyük önemli bir zafer kazandı.

Çünkü Arce’nin karşısında ABD ve Amerikancılar vardı ve adayları Carlos Mesa oyların yalnızca %31’ini alabildi.

Hem de ABD ve ABD’lilerin tüm dolaylı-dolaysız oyunlarına rağmen.

Bolivya seçim sistemine göre birinci turda oyların %40’ını alan ve ikinci sıradaki adayla arasında en az on puan oy farkı olursa başkan seçilir.

AKP bu sistemi Türkiye için düşünebilir!

Bakalım müdahaleci ve darbeci Amerikancılar bundan böyle ne yapacak?

Geçen yıl yapılan seçimlerde 20 yıldır seçim kazanan Morales’in hile yaptığını söyleyen Amerikancılara en doğru ve net yanıtı Bolivya halkı vermiş oldu.

Geçen yıl askerin de müdahalesiyle ülkeyi terkedip Arjantin’e giden Morales yakında ülkesine dönecek ve “Amerikancılara nerde kalmıştık” diyecek.

Bolivya seçimlerinden çıkarılacak çok önemli dersler var ama en önemlisi halka inanmak ve halkın güvenini kazanmak.

Başka!

Yeni Zelanda’da bir önceki cumartesi yapılan seçimler.

Başbakan Jacinda Ardern liderliğindeki İşçi Partisi oyların %50’den fazlasını alarak 120 sandalyeli mecliste 64 üyeye sahip oldu.

1996’dan bu yana koalisyon hükümetleri ile yönetilen ülkede İşçi Partisi son 50 yılın en büyük zaferini kazandı ve 24 yıl sonra ilk kez tek başına iktidar oldu.

Peki nasıl?

1- Güler yüzlü, sempatik ve her konuda halka doğruları söyleyen kadın bir Başbakan.

2- Korona konusunda çok hızlı ve şeffaf davranarak hastalığın yayılmasını önledi.

3- 15 Mart 2019’da iki camiye yönelik terör saldırıları sonrasında Müslümanlarla büyük bir dayanışma gösterdi.

4- Her zaman yerli halkın beklentilerini karşıladı.

Hepsi bu kadar.

Seçimlerden kendinize uygun bir seçim seçin.

Haziran 2019’da tekrarlanan İstanbul seçimlerinde olduğu gibi.

AKP bir daha buna izin verir mi bilinmez ama halk isterse oluyor demek.

Bolivya’da olduğu gibi.

Hem de ABD’nin arka bahçesinde.

Yeni Zelanda’da olduğu gibi.

İngiltere’nin arka bahçesinde.

KKTC’de olmadı çünkü orası da “Yavru Vatan”!

Yazarlar

Üç seçim
Hüsnü Mahalli