Hana Dehqani, 7 yaşında... Reza Habashian, 7 yaşında... Arya Bahadori, 9 yaşında... Ali Asghar Zaeri, 7 yaşında... Zahra Bahrami, 7 yaşında... Ahmad Soltani, 8 yaşında... Hamed Par-ashegh-nezhad, 7 yaşında... Fatemeh Yazdan-panah, yaşı bilinmiyor... Mahdis Nazari, 7 yaşında... Athena Chamani-nezhad, 6 yaşında... Amirghasem Zaeri, 7 yaşında... Fatemeh Dorazehi, 10 yaşında... Arad Ahmadizadeh, 7 yaşında... Saman Karimzadeh, 7 yaşında... Fatemeh Shahdadi, yaşı bilinmiyor... Nadia Shahmiri, 9 yaşında... Parham Ranjbari, 9 yaşında... Fatemeh Rahdar, 10 yaşında... Amir-Hassan Rasouli, 7 yaşında... Zahra Behrouzi, 7 yaşında... Mohammad Hatam Raisi, 10 yaşında... Asna Raisi, 12 yaşında... Benyamin Jangjou, 7 yaşında... Mohammad-Sadra Zarei, 7 yaşında... Maryam Pazark, 10 yaşında... Liana Mohammadi, 7 yaşında... Sara Shayesteh, 5 yaşında... Zoha Pasand, 7 yaşında... Esra Zakeri, 9 yaşında... Salma Zakeri, 6 yaşında... Zahra Ansari, 7 yaşında... Fatemeh Fadavi, 10 yaşında... Mahna Zarei, 2 aylık... Athareh Zarei, 10 yaşında... Alireza Zarei, 9 yaşında... Mohammad Reza Shahsavari, 7 yaşında... Ehsan Saleminia, 6 yaşında... Fatemeh Zahra Karimi, 8 yaşında... Zeynab Bahrami, 10 yaşında... Mohammad Shah-dousti, 8 yaşında... Reza Barani, 7 yaşında, Athena Ahmadzadeh, 10 yaşında... Khadijeh Darvishi, 9 yaşında... Reza Ranjbar, 6 yaşında... Mohammad-Mehdi Chegini, 10 yaşında... Ali-Akbar Karyani Pak, 8 yaşında... Hananeh Mehdikhah, 7 yaşında... Mohammad-Ali Karyani Pak, 7 yaşında... Parsa Mokhtari-nasab, 12 yaşında... Arina Arab-Kish, 8 yaşında... Makan Nasiri, 12 yaşında...

★★★

Bunlar... 28 Şubat günü İsrail ve ABD’nin, İran’ın güneyindeki Minab şehrini bombaladığı ilkokulda ölen 175 çocuktan bazıları...

Hepsinin adını neden mi yazmadım?

Yazamadım!

Çünkü 100’den fazlasının kimlikleri tespit edilemedi...

Külleri birbirine karıştı...

★★★

Tamamına yakını henüz 10 yaşında bile değildi.

Yani “savaş”ın, “bomba”nın, “füze”nin, “İsrail”in, “ABD”nin ne olduğunu bile bilecek yaşta değillerdi.

Bir ses duydular... Hatta belki de duymadılar...

Bir ışık gördüler... Kim bilir; belki de görmediler...

Acıyla kavruldular... Belki de hissetmediler...

Aynı anda... Uçuverip gittiler...

Nazım’ın dediği gibi kimi “bir avuç kül oluverdi, külleri havaya savruldu...”

Kimi; daha şanslıydı... En azından bedenlerinden geriye bir mezara konabilecek kadar “vücut parçası” kalmıştı...

★★★

Neden mi bayram, bayram; böyle bir yazı yazıyorum?

Yalan yok; canınızı yakmak için!

Kendi canım da yansın, kavrulsun, her yerime iğneler batsın, acıdan gebereyim diye!

Gözü dönmüş iki manyağın elinden bu güzel çocukları kurtaramamışken... Kendi çocuklarımızın, torunlarımızın saçlarını okşamaya hakkımız olmadığını düşündüğüm için...

Evet; bugün bayramın ikinci günü..

Sizinkiler ya dün geldi; ya da bugün gelecekler elinizi öpmeye...

Ama iki aylık Mahna Zarei... Onun için hayat daha başlamamıştı bile!

Ulan it oğlu itler, ulan leş kargaları, ulan cibilliyetsizler, caniler, katiller!

Ondan ne istediniz?

Savaşın da bir hukuku, yasası vardır, etiği vardır; centilmenliği vardır...

Sivile bomba atılır mı ulan, okula, hastaneye bomba atılır mı?

Hamaney’in odasını bile tespit edecek kadar İran’ın içine sızdırdığınız ajanlarınız o binanın içindeki “günahsızlar”ı rapor etmedi mi size?

Ettilerse, ateş emrini hanginiz verdi?

Hangi alçak el o düğmeye bastı?

★★★

Bugün bayram...

Neşe falan dolmuyor insan...

O çocuklar olmadan... Bayram da yalan, hayat da yalan!

Sen kendi acınası haline yan, ey insan...

Utan, utan, utan!

GÜNÜN SORUSU

Netanyahu ve Trump alçağına söyleyecek söz tükendi de...

Birleşmiş Milletler üyesi diğer 190 ülkenin politikacıları... (İspanya hariç!) Sorum size:

Bu katillerin katliamlarına seyirci kalmanın da bir “insanlık suçu” olduğunun farkında değil misiniz?