Sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli mali sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi amacıyla yeni adımlar atılacak. Bu kapsamda prim tabanının genişletilmesi, tahsilatın artırılması ve sistemin yeni çalışma biçimlerine uyum sağlaması hedefleniyor. Demografik gelişmelerin sosyal güvenlik dengesi üzerindeki etkileri de politika oluşturma sürecinde dikkate alınacak.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 yılı verilerine göre, Türkiye'de 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus son 5 yılda yüzde 20,5 artarak 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı da yüzde 11,1'e yükseldi. 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 olan 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 9,5 seviyesindeydi.

Geçen yıl sonu itibarıyla yaşlı nüfusun yüzde 62,9'u 65-74 yaş grubunda, yüzde 27,9'u ise 75-84 yaş grubunda yer aldı. 85 ve üzeri yaş grubundakiler yaşlı nüfusun yüzde 7,8'ini oluşturdu. Türkiye'de 100 yaş ve üzerinde 8 bini aşkın kişinin yaşadığı belirtildi.

YAŞLANAN NÜFUSA KARŞI UZUN DÖNEMLİ BAKIM SİGORTASI 

Devlet, yaşlı nüfustaki artış ve doğurganlıktaki düşüş eğilimini dikkate alarak sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğini güçlendirecek adımlar atacak. Bu kapsamda uzun dönemli bakım sigortası, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'a (OVP) dahil edildi.

İlgili bakanlıkların ortak çalışmasıyla uygulamaya yönelik altyapının oluşturulması planlanıyor. Yaşlılık ve kronik rahatsızlıklar nedeniyle günlük yaşam aktivitelerini tek başına gerçekleştiremeyen kişilere evde veya kurumlarda sunulan bakım desteğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin süreklilik arz eden hizmetlere dönüştürülmesi, uzaktan sağlık hizmetleriyle bütünleşik bir yapının oluşturulması planlanıyor. Böylece artan yaşlı bağımlılık oranının ve ailelerin üzerindeki bakım yükünün azaltılması amaçlanıyor.

SAĞLIK HARCAMALARINDA YENİ DENETİM MODELİ

Bakım ekonomisinin güçlendirilmesi de sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğine yönelik politikalar arasında yer alıyor. Program döneminde sağlık hizmetlerine erişim kısıtlanmadan finansal sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik adımlar atılacak.

Sağlık hizmetlerinin geri ödemesinde risk analizini ve hizmet sunucularının davranışlarını dikkate alan yeni denetim modelleri geliştirilecek. Veri analizi yoluyla geri ödeme kriterleri incelenecek ve değer bazlı geri ödeme yöntemlerinin yaygınlaştırılması sağlanacak.

Hızlı artış gösteren gruplarda harcamaların daha etkin şekilde yönetilmesi hedeflenirken, bu alanda yeni yılın ilk çeyreğinde somut çıktıların ortaya konulması öngörülüyor.

Sağlık Market uygulamasının daha fazla ilaç ve medikal malzemeyi kapsayacak şekilde genişletilmesi ve tedarik zincirinin güçlendirilmesi planlanıyor.

Üniversite hastanelerinin yönetim modelinin de eğitim, araştırma ve hizmet fonksiyonları açısından daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. Atılacak tüm bu adımların sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğine katkı sağlaması amaçlanıyor.

Yeni OVP kapsamında, kişilerin daha uzun süre istihdamda kalmasını teşvik eden, hakkaniyet ve aktüeryal dengeyi gözeten düzenlemelerin hayata geçirilmesi planlanıyor.

Sosyal güvenlik sisteminin fiili ve yasal kapsamının genişletilmesi, sistem dışında kalan grupların da güvence kapsamına alınması amacıyla farklı meslek ve gelir gruplarına yönelik yeni uygulamalar geliştirilecek.

İlgili mevzuat, değişen iş gücü piyasası koşullarına ve yeni nesil esnek çalışma modellerine daha uyumlu hale getirilecek.

PRİM BORÇLARININ TAHSİLATI SIKI TAKİBE ALINACAK

Sosyal güvenlik sisteminin gelir tarafının güçlendirilmesi amacıyla prim borçlarının takip ve tahsilat süreçleri daha etkin hale getirilecek.

Kurumların bilişim sistemleri güçlendirilerek veri paylaşımının artırılması sağlanacak. Sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli mali sürdürülebilirliğine ilişkin göstergeler de düzenli olarak takip edilecek.