Sürecin olumlu ilerlediğini ancak nihai hedefin herkesi kapsayan "Büyük bir Uzlaşma" olduğunu belirten Trump, bu ortak zeminde buluşulamaması halinde eskisinden çok daha güçlü bir şekilde savaş cephesine ve çatışma ortamına geri dönüleceği uyarısında bulundu.
Hafta sonu aralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yer aldığı çok sayıda bölgesel liderle görüştüğünü açıklayan Trump, Orta Doğu'daki bu karmaşık yapıyı çözmek için Washington'ın yoğun bir mesai harcadığını ifade etti.
ANLAŞMAYA KATILMANIN ZORUNLU OLDUĞUNU SÖYLEDİ
ABD Başkanı; Suudi Arabistan, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır ve Ürdün gibi kritik ülkelerin, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'in halihazırda üyesi olduğu İbrahim Anlaşmaları’na en azından eş zamanlı olarak dahil olmasının zorunlu olduğunu savundu. Trump, bu geniş tabanlı yeni katılımların, İran ile varılacak olası mutabakatı çok daha tarihi bir boyuta taşıyacağını vurguladı.
İbrahim Anlaşmaları’nın mevcut üyeleri olan BAE, Bahreyn, Fas, Sudan ve Kazakistan için bu sürecin büyük bir ekonomik ve sosyal sıçrama yarattığını iddia eden Trump, söz konusu modelin Orta Doğu’ya son 5 bin yılın en büyük barışını getireceğini ileri sürdü.
Planın işleyişine dair de ipuçları veren ABD Başkanı, sürecin öncelikle Suudi Arabistan ve Katar’ın derhal imza atmasıyla başlaması gerektiğini, anlaşmaya yanaşmayan ülkelerin ise dışlanacağını belirtti.
Belge imzalandıktan sonra İran'ın da bu koalisyona katılmasının bir onur vesilesi olacağını kaydeden Trump, temsilcilerine bu tarihi genişleme sürecini başlatmaları ve başarıyla tamamlamaları yönünde kesin talimat verdiğini duyurdu.