Memduh Bayraktaroğlu
1 Haziran 2020

TRUMP ŞİMDİ O SÜRECİ YAŞIYOR…


Diktatörler sonları yaklaştıkça öfke katsayıları artar, akıl dışı işler yaparlar…

Ve…

Palyaçoya dönüşürler…

Bunun son örneği Trump

200 yıl sonra ABD’yi bir iç savaşın eşiğine getirdi…

Artık neredeyse bütün dünya kamuoyu bu politikacıyla dalga geçip alay ediyor…

Taylor Swift

Bugüne kadar siyasi konulara genelde girmeyen ünlü vokal Taylor Swift bile, siyah Amerikalı George Floyd’un beyaz polis şiddetiyle öldürülmesini protesto edenleri tehdit eden Trump’a cephe aldı

Minneapolis’te söylediği “Yağma başladığında silahlar ateşlenir” diyen ABD Başkanı’nı ırkçılıkla suçlayan Grammy ödüllü pop şarkıcısı attığı bir tivitte şöyle dedi:

“Yağma başladığında ateş açma başlar mı??? Seni kasımdaki seçimle başkanlıktan göndereceğiz.”

Canlarım…

Bu eleştiriyi yapan sanatçının sosyal medyadaki takipçi sayısı 86 milyon…

Ve…

ABD, sanatçılarından en çok etkilenen seçmenlerin yaşadığı ülke…

Bu bir dip dalga da değil, toplumsal bir tsunamidir…

Bir siyaset lideri iktidarında seçim kazanabilmek, ülkesini kolaylıkla yönetebilmek için diğer tüm kimlikleri ve o kimliklerin hak ve özgürlüklerini reddetmeye başlamışsa eğer…

Aynı zamanda…

Palyaçoluk dönemi ve haliyle çöküş süreci de başlamış demektir…

Trump şimdi o süreci yaşıyor…

DEMOKRASİNİN ZAFİYETİ

Bir dostum yanında çalışan bir kimyagere sordu:

Neden AKP?.. Olan biteni görmüyor musun?.. İçinde bulunduğun bu durumun ve şartların sorumlusu olarak beni mi görüyorsun yoksa?..”

“Olur mu öyle şey efendim?..”

“Peki buna rağmen neden AKP?..”

“Bilmiyorum işte… Elim Tayyip Bey’den başkasına oy vermeye gitmiyor…”

Bu algıdır…

Sorgulamaktan korkulan algı…

O genç kimyager de biliyor ki sorgularsa asla oy vermeyecek AKP’ye…

Ama…

Algısını değiştirmektense sorgulamaktan vazgeçmeyi tercih ediyor…

Ve canlarım…

Demokrasilerde bu durumda yapabileceğimiz hiçbir şey yok…

İşte bu algı demokrasinin zaafıdır…

Seçmenler, algılarını sorguya dönüştürdükleri gün, sandığın başına çok daha bilinçli gidecekler…

O zaman demokrasiye de kalite gelecek…

ALKIŞLAR SOYLU İÇİN…

Hadi Özışık, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu:

“Askeri darbe konusundaki iddialar için ne düşünüyorsunuz?”…

Bakan cevap verdi:

“Kim yapacak darbeyi?..”

Süleyman Soylu

Bir diğer soru:

“Adana Yüreğir CHP Gençlik Kolları Başkanı’nın tutuklanması için ne diyeceksiniz?”…

Ve bu da cevabı:

“Gençlik heyecanı…”.

Hadi şaşırmıştı…

“Sizi hiç bu kadar munis görmedim…”.

“Siyasi rakiplerle tartışırken sertlik oluyor ama bunlar siyasi konular değil…”.

Genç İçişleri Bakanı’nı alkışlıyor; “Darısı, siyaset dışı konularda bile öfkelenen, herkesi aşağılayan ve hatta çoğu kere de iftira atanların başına” diyorum…

DAVUTOĞLU-BABACAN KAZANDI…

Hrant Dink Vakfı ve Rakel Dink bir süredir ölüm tehditleri alıyorlardı…

Kamuoyuyla paylaştılar…

İlk destek, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’dan geldi…

Ahmet Davutoğlu

Hafızam beni AKP’nin iktidar olduğu ilk yıllara götürdü…

Bir zamanlar uluslararası hukukta bile “azınlık” olarak kabul edilen farklı kültürlere nasıl da kucak açmıştı AKP ve Genel Başkanı Erdoğan

Ali Babacan

Ve bugün…

Hatırlamak bile istemediğim tavır alışlar…

Ve…

Yeniden azınlık penceresinden bakışlar…

AKP’nin iktidar olduğu ilk yıllardaki görüşlerinde ısrarla duran Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan, Hrant Dink Vakfı ve Rakel Dink’e verdikleri destekle kazandılar…

Ve…

Gelecek için umut verdiler…

İYİ ŞEYLER DE OLUYOR…

Türkiye’de ilk defa profesyonel anlamda müzayedeciliği başlatan Artam Antik A.Ş. müzayede evi internet üzerinden bir bağış müzayedesi düzenledi…

Müzayedenin amacı ve COVID-19 salgın sürecinde sağlık çalışanlarına yardımcı olabilmekti…

Ahmet Güneştekin

Türkiye’nin az sayıdaki küresel sanatçılarından biri olan Ahmet Güneştekin’in “Zeus’un Taşıyıcısı” adlı eseri 120 bin lira ile en yüksek bağışı aldı.

60’a yakın sanatçı ve koleksiyonerin eserlerini bağışladığı müzayedede 750 bin lira bağış yapıldı…

Gelirin yüzde 15’ini Güneştekin’in eseri toplamış oldu…

Edilen gelir İstanbul Tıp Fakültesi Vakfı’na bağışlandı.

DOSTLUK ÜZERİNE…

Bir gün; yaşlı, gelenekçi ve Kuzeyli bir kadın sert bir ses tonuyla Başkan Lincoln’ü azarladı:

“Sen Güneyli düşmanlarımızı yok etmek yerine onları seviyorsun… Yok et onların hepsini…”

Lincoln hemen karşısında duran kadına uzanıp elini tuttu…

Gülümsedi…

“İyi ya işte” dedi… “Onları dost yaparak düşmanlarımızdan kurtulmuş olmuyor muyuz?”…

Düşmanlarımızdan kurtulmak için onları öldürmek zorunda değiliz…

Onlarla dost olarak hem düşmanlarımızın sayısını eksiltmiş oluruz…

Hem de kuşku ve endişelerimizden kurtuluruz…

SON SÖZ…

Hasta yatağında ölmek üzere olan seçimle iktidar olmuş diktatöre sordular:

“Bu kadar uzun süre iktidarda kalabilmeyi nasıl başardınız?”…

Cevap verdi:

“Hallerinden memnun köleler sayesinde…”.

Yazarlar

TRUMP ŞİMDİ O SÜRECİ YAŞIYOR…
Memduh Bayraktaroğlu