Bir siyasi parti neden iktidar olur?

“Halkın sorunlarını çözmek, refah seviyesini artırmak, demokrasiyi kurumsallaştırmak, hukukun üstünlüğünü sağlamak, özgürlükleri yaymak...”

Ya da “Kendilerinin ve yandaşlarının cebini doldurmak, sadece kendilerinin yüceltildiği, saygı gördüğü bir ülke yaratmak, ayrıcalıklı olmak, iktidarlarını sürekli kılmak” için!

★★★

Bir bakın... “Halkın dertlerini çözmek” gibi bir niyetleri var mı?

Umurlarında bile değil!

Ya adalet, refah, özgürlükler, demokrasi?

Güldürmeyin adamı!

O zaman ne bunların amacı? Neden iktidardalar?

Bakınız, “Ya da kendilerinin ve yandaşlarının” diye başlayan cümle!

★★★

O cümle nasıl bitiyor?

“İktidarlarını sürekli kılmak için...”

Oradan devam edelim:

Bunun için her şeyi mübah görüyorlar...

Ayak oyunları, kumpaslar, iftiralar, tehditler, şantajlar, satın almalar...

Çünkü biliyorlar ki iktidarları biterse, onlar da biter!

Sahip oldukları mal mülk, para pul da işlerine yaramaz!

O zaman ne yapacaklar?

Daha da çirkinleşecekler!

Daha da zalimleşecekler!

★★★

Muhalif belediyelere yapılan operasyonlar, bu cümledendir...

Konuşanı susturma operasyonları, bu cümledendir!

Satın almalar, yargıyı ele geçirmeler, muhalefetin tam kalbine sızıp kendi içlerinde bölme kurguları, bu cümledendir!

Baktılar ki her yaptıkları ters tepiyor... Karşılarındaki “baldırı çıplaklar” direniyor...

Direnmek için örgütleniyor...

Örgütlendikçe güçleniyor...

O zaman sıra geldi son hamleye:

Dokunulmazlığını kaldır, vatan hainliğiyle, rüşvetle, belden aşağı ilişkilerle suçla...

Her bozgundan sonra yeniden ayağa kalkmasını...

Her yangından sonra küllerinden doğmasını...

Sana rakip olmasını engelle...

★★★

Hani herkes sorup duruyor ya, “Bundan sonra ne olacak” diye...

Susturacaklar!

En azından bunu deneyecekler...

Çünkü demokrasiyi, kendilerini amaçlarına ulaştıracak tramvay olarak görenler... Amaca ulaşınca, başkaları gelmesin diye o tramvayların hepsini yakarlar...

Geldikleri yerden geriye dönmek istemezler...

Bu ülkede bugün yaşanan...

Tam da budur!

★★★

Tüm bunları yapanların... Bundan sonra da yapmaya devam edecek olanların en büyük silahı, senin korkun.

Sen korktukça onlar her şeyi yapar!

Çünkü onların kaybetmekten korkacakları bir sürü şeyleri var...

Sen ise dön bak bir kendine...

Ayak izin bile yok artık, bir don, bir gömlek kaldın ortalıkta!

O kadar değersizleştirdiler seni...

O yüzden “Geldikleri tramvaylara binip gitsinler” istiyorsan...

Yap yeni bir tramvay...

Ya da yapmaya çalışanlara sahip çık!

Çünkü mevcut tramvayların hepsi ağır hasarlı...

Dondurmacı Gürsel!

CHP lideri Özgür Özel, önceki akşam Garip Dede Cemevi’nde düzenlenen On Muharrem Orucu etkinliğine katıldı. Kendisini cemevinin bahçesinde karşılayanlar, “Hain Kemal” diye slogan attı.

Sen misin atan?

CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanan Gürsel Tekin de dün bir açıklama yaptı ve bu sloganı atanlardan 63’ünün CHP üyesi olduğunu tespit ettiklerini, hepsinin üyeliğini “dondurma” kararı aldıklarını açıkladı.

Bu yıl başında açıklanan verilere göre CHP’nin üye sayısı 1 milyon 922 bin 757 kişi...

Bunların en az 1 milyon 800 bini, o 63 kişiyle aynı düşüncede!

Ne yapacak Butlan Kemal ve Kayyım Gürsel; hepsini mi “dondurma” yapacak?

Lafa gelince bunlardan daha demokrat, daha özgürlükçü kimse yok!

İcraata gelince...

“At partiden!”

Yesinler sizin demokratlığınızı!

GÜNÜN SORUSU

ABD Başkanı Donald Trump, “Türkiye’deki NATO Zirvesi’ne Erdoğan için gidiyorum. Ona büyük saygı duyuyorum” demiş... Sorum kendisine:

Madem kendisini bu kadar seviyor ve sayıyorsunuz, hazır gelmişken yanınızda götürmeyi düşünmez misiniz?

Halil Ergün meselesi!

Oyuncu Halil Ergün katıldığı bir YouTube programında, “Ben cumhuriyetçiyim, ben Mustafa Kemal Atatürkçü olmadım hiçbir zaman. Bu ülkede her haltı bu ‘Atatürkçüyüm’ diyenler yiyor” ifadelerini kullanmıştı.

Gelen tepkiler üzerine dün yeni bir açıklama yaptı ve “Evimde 5 tane Mustafa Kemal tablosu var. Mustafa Kemal, Cumhuriyet’in kurucusu, benim en sevgili adamımdır. Ona laf söyleyenin alnını karışlarım. Ama toplumsal girişim içinde Atatürk’ü ne kadar tersine kullandıklarını söyledim ve sözlerim çarptırıldı. Bu Mustafa Kemal’e konuşmak değil; Atatürkçülüğü kullanma noktasını eleştirmektir” dedi...

Eğer kıvırmıyorsa, gerçek niyeti buysa; sorun yok...

Biz de 16 Temmuz sabahı birden bire Atatürk’ü hatırlayıp onun dev bir posterini parti binasına asanları eleştirmedik mi?

★★★

Yine de ülkenin başka bir derdi yokmuş gibi böyle bir tartışmaya neden olmasını çok manidar buluyorum!

Durduk yere bu tartışmayı açarak, kendisi de Atatürkçülüğü kullanmış, böylece gündeme gelmiş olmuyor mu?