Ahmet TAKAN
13 Ocak 2021

“Terör”, “Teröristler” gündeminin perde arkası…


Siyasetin iklimi çok sert. Daha da sertleşecek!.. İpuçları o yönde…

Daha ne mi olacak?..

Sert kapışmaların arka sahasına bakmak lazım…

Kıymetli okurlarımıza fener tutalım… Her zaman yaptığımız gibi sizleri fazla yormadan basamak basamak gidelim;

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin haklı protestosu üzerinden yaşanan atışmaları ve “sözde Cumhurbaşkanı” polemiklerini tekrar etmeyeceğim. Zaten ateşi üzerinde…

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den başlayarak geçen hafta gerçekleştirdiği ev ziyaretleri üzerinde yapılan yorumları ve sözde kulis haberlerini gülerek bir süre izledim. Bilgiye dayanmayan, kopyala-yapıştır yandaş gazeteciliğin içler acısı durumu gelecekte mutlaka İletişim Fakülteleri’nde ders olarak okutulmalı. 

★★★

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ile görüştükten sonra şu açıklamayı yapmıştı;

“Sayın Asiltürk benim bir büyüğümdür. Benim ziyaretim hem bir nezaket ziyareti hem de bu ittifak meselesinde yani bir seçim ittifakı mı olur veya geleceğe yönelik biz bir terörle mücadele verirken her türlü desteğin bizim yanımızda olması lazım. Yalnızlığı hissetmememiz lazım.”

Erdoğan, SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na gitmedi de neden Oğuzhan Asiltürk’e gitti?.. Medyada yapılan yüzer gezer yorumlarda geçmişteki ittifak görüşmeleri ve Karamollaoğlu’nun AKP’ye karşı olumsuz tavırlarından falan bahsedildi. Temel Karamollaoğlu da spekülasyonlara orta yollu bir cevap vermeyi tercih etti;

“Bugün durduğumuz yer belli. Ancak ittifaklar koalisyon değildir. Her türlü fikir alışverişine açığız. Bu görüşmeler iyidir. Cumhurbaşkanının herkesle görüşmesinde fayda var. Yüz yüze görüşmek siyaseti yumuşatır.”

SP lideri Temel Karamallaoğlu, ev ziyaretinden önceden haberliydi ve görüşmenin içeriğini de biliyordu…

Oğuzhan Asiltürk, milli görüş camiasının önemli liderlerindendir. 12 Eylül öncesinde İçişleri Bakanlığı da yapmış olan Oğuzhan Asiltürk milli görüş camiasında aynı zamanda devlet aklını/duruşunu temsil eder. Bu yönü, o cephedeki siyaset anlayışında daha ağır basar. Katılıp katılmamak ayrı bir tartışma konusu. Sadece fotoğrafı önünüze koydum…

Tayyip Erdoğan’ın, hemen şimdi Cumhur İttifakı’na girsinler diye Asiltürk’e gittiğini düşünmüyorum. O sadece görüşmenin yan maddesidir; kamuoyu lafı çevirsin diye. Neden böyle düşündüğüme ileriki satırlarda geçeceğim ama Erdoğan’ın açıklamasındaki “Geleceğe yönelik biz bir terörle mücadele verirken her türlü desteğin bizim yanımızda olması lazım. Yalnızlığı hissetmememiz lazım” sözlerinin altını kırmıza kalemle çiziyorum.

★★★

Bir kalın kırmızı çizgide, Oğuzhan Asiltürk’den önce evinde ziyaret edilen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “sözde Cumhurbaşkanı” tartışması ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı yaptığı sert açıklamadan bence en dikkat edilmesi gereken sözlerine çekeceğim;

“Terör örgütleri efendilerinden aldıkları talimatlarla Türkiye Cumhuriyeti’nin aleyhine tesis edilen yıkım koalisyonunda eşzamanlı buluşmuşlardır.

PKK ile FETÖ, DEHAŞ ile DHKP-C, MLKP ile THKP-C aynı kaynaktan beslenen, aynı emellerle teçhiz edilmiş, aynı yöntemlerle teşkili sağlanmış kanlı terör örgütleri olarak milletimize ve ülkemize musallat olmuşlardır.

Bunların siyasi ayakları da zillet ittifakı çatısı altında yuvalanmıştır.

Şurası kesindir ki, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen neyse terörist Demirtaş odur.”

★★★

Buraya kadar yazdıklarıma Tayyip Erdoğan ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında “terörist” suçlamalarını ekleyin.

Tüm bunlar sert kavganın görünen tarafı ve kamuoyu hazırlama çalışmalarının alt yapısı…

Arka planda ne var?.. Güm diye söyleyeceğim;

Saray kaynaklarından ulaştığım bilgiye göre, CHP’li belediyelere yönelik önemli operasyonlarının hazırlıkları var. Bu operasyonlar öyle böyle değilmiş!.. Görevden almalar, tutuklamalardan bahsediliyor…

Saray, CHP’li belediyelerin tüm işe alma listelerini itina ile izlemiş. FETÖ ve PKK iltisaklı oldukları tespit edilenlerin raporları ile birlikte saraya listeler iletilmiş. Saray kaynaklarımdan biri “Reis düğmeye basarsa çok gümbürtü çıkar. En başta İstanbul Belediyesi olmak üzere birçok belediye çamura batmış. Hepsi belgeli” iddiasında bulundu.

★★★

Buradan nereye mi varacağız?..

Başkentin siyasi kulislerinden bir kare fotoğraf daha;

Sarayın siyasi müteahhitlik çalışmaları da eş zamanlı devam ediyor. Bugünlerde yeni bir merkez sağ parti ”kurdurulma” çalışmalarından da sıkça bahsedilir oldu. Şu an itibarı ile isim vermek doğru değil!.. CHP içinden bazı önemli milliyetçi muhafazakar isimler ile İYİ Parti’ye gidip gelen hatta akıl hocalığı yapan kimliklerden bahsediliyor. Hedef; CHP ve İYİ parti tabanında rahatsızlık duyan milliyetçi tabanın AKP ve MHP’ye gelmesi zor olduğu için bu yeni merkez sağ parti çatısı altında toparlamakmış. “Yeni bir merkez sağ parti kurdurulacak” iddiaları dillerden düşmüyor…

İleri sürülen senaryolar işlerlik kazanırsa, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ondan daha da çok İYİ Parti lideri Meral Akşener’i zor günler bekliyor!..

★★★

Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

“Terör”, “Teröristler” gündeminin perde arkası…
Ahmet TAKAN