Alper Mert
11 Ocak 2020

TATAR RAMAZAN


Arda Turan’ın, Galatasaray’a dönüşünü salt futbolcu ve spor kulübü transferi olarak değerlendirmek sığ bir düşüncedir. Arda, ülkeyi esir alan kraldan çok kralcı düzenin futbol yüzüdür. Net olarak düzenin şekil verip karşımıza çıkardığı bir üründür. Galatasaray kültürü ile yetişmiş bir yeteneğin, siyasetin düzeninin içinde nasıl bir hâl aldığını hep beraber gördük. En büyük sorunumuz her alanda yetenekli gençlerimizi bulup geliştirmekken, bu kadar kolay kaybetme lüksümüz olmadığı görüşüne sonuna kadar katılıyorum. Ancak yaşanan bu kayıpların sayısının artmaması adına Arda’yı değil, düzeni düzeltmek zorundayız.

Düzenin kendisine gelmesi için ortaya çıkan figürlerin yaptıkları hataların cezasını çekmesi gerekiyor. Eğer bugün düzen yüzünden kaybettiklerimize adalet ve hukuk noktası dışında duygusal bakarsak, o zaman bu düzen güçlenerek büyümeye ve yeni Arda’ları yok etmeye devam eder. Silahla hastane basan, gazetecinin boğazını sıkan Arda Turan bu düzenin ifşası ve geleceğimizi kurtarmak için hak ettiğini yaşamak zorundadır. Arda, ‘Galatasaray’ın evladı’ olarak çıktığı yolu, ‘Düzenin adamı’ olarak bitirmeyi tercih etti. Çünkü ticari bağlantılar, politik temaslarla beraber gelen pervasız güç hoşuna gitti. Arda olayı siyasi etkiyle ortaya çıkan sistemin devlete, millete faydası olmadığını çok net olarak gözler önüne serdi.

Kraldan çok kralcıların gerekli mesajı alması adına, onların etkisiyle yeteneğini ikinci plana atan gençlerimizin gerçeklerle yüzleşmesi adına, “Ben bu düzeni bozarım” diyen bir Tatar Ramazan’a değil ama Atatürk çizgisinde yürüyen ilkeli, dürüst millet duruşuna ihtiyacımız var.

Yazarlar

TATAR RAMAZAN
Alper Mert