Kayseri’de dikkat çeken bir “düğün takısı” olayı hukuki sürece taşındı. Yıllar önce bir yakınının düğününde çeyrek altın takan vatandaş, kendi düğününe aynı akrabasının ne katıldığını ne de takı gönderdiğini fark etti. Bunun üzerine durumu kişisel bir mesele olmaktan çıkararak hukuki yollara başvurdu.
Vatandaş, düğünde takılan altının “karşılıklılık esasına dayalı hibe” niteliğinde olduğunu savunarak icra takibi başlattı. Borçlu konumundaki akraba, yasal süresi içinde icra takibine itiraz etmeyince borç kesinleşti.
Süreç sonunda çeyrek altının bedeli borçludan tahsil edilerek hak sahibine ödendi.