Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nden karar çıktı; CHP’nin Kasım 2023’teki 38. Olağan Kurultayı “geçersiz” sayıldı.

O Kurultay’da ve sonrasındaki tüm kurultaylarda alınan kararlar yok hükmünde kabul edildi.

Sonrasını biliyorsunuz...

Evet; üç yıl öncesine dönüldü; ama...

Bundan sadece o günkü Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yararlandı.

O günkü yönetim, denetim ve disiplin kadroları göreve dönemedi.

★★★

Kılıçdaroğlu, bir pazar sabahı parti genel merkezini ülkücülere işgal ettirdi.

İşgalden sonra dinci Akit’in sarışın kadın mensubuna çikolata dağıttırdı.

Daha sonra “eski kadro”yu tek başına tasfiye ederek, kendi destekçilerinden oluşan bir yönetim, denetim ve disiplin kadrosu kurdu.

Bu kadroda, “bozkurt işareti” yapan adamlar önemli görevlere getirildi.

Yetmedi; mevcut il başkanlarını görevden aldı. Üç yıl önceki başkanları göreve davet etmek yerine, mafyatik tipleri illere başkan olarak atadı.

★★★

Hepinizin ezbere bildiği bu süreci neden hatırlatma gereği duydum?

Çünkü kimse çıkıp da “Bu işte bir gariplik var. Mutlak butlan, sadece genel başkanı değil, bütün yönetim, denetim ve disiplin organlarını kapsar. Genel başkan 2023’teki kadroları tek başına görevden alamaz, yerine yenilerini atayamaz” demiyor, diyemiyor...

Bunun için dava açmıyor.

“Tedbir” istemiyor.

Öyle olunca da Kemal Kılıçdaroğlu, asırlık partide babasının çiftliği gibi at koşturuyor.

★★★

Ben yıllarca çeşitli ekranlarda “Kral Çıplak” diye program yaptım.

Saf bir çocuk edasıyla, ortada olan ama kimsenin dile getiremediği gerçekleri birilerinin gözünün içine sokmaya çalıştım.

Şimdi de “Kral çıplak” diyor ve partileri denetlemekle sorumlu olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na “suç duyurusu”nda bulunuyorum:

★★★

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kararıyla yeniden koltuğa oturan Kemal Kılıçdaroğlu, o kararı istismar ediyor...

Yetkilerini aşarak kötüye kullanıyor.

Kararın, sadece kendisi için verilmediğini unutuyor.

O dönemdeki kurulları, yöneticileri göreve davet etmiyor.

Kararın kendisine tanımadığı yetkileri kullanıp partiyi yeniden ve sıfırdan yapılandırıyor.

CHP’yi 2023’ün Kasım ayına götürmek yerine, 2026 model yeni bir parti yaratıyor!

Bu yapılanlara daha ne kadar seyirci kalacaksınız?

Ucuz satma suçu!

Selahattin Yabalı, Sivas’ta 15 yıldır kebapçılık yapıyor.

Üç yıl önce bir kampanya başlatmış:

Şu anda piyasada tanesi 200-300 liradan satılan lahmacunu, 50 liradan tüketiciye ulaştırıyor.

Sen misin bunu yapan?

Tehdit edenler...

CİMER’e şikayet yağdıranlar...

At eti kullandığını söyleyenler bitmek bilmiyor.

Gerek belediye, gerekse bakanlık Selahattin Bey’in işletmesinde üç yılda onlarca kez denetim yapmış...

Hiçbirinde bir uygunsuzluk tespit edilememiş...

Ama rakipleri yılmamış:

Ha bire kötüleyip duruyorlar!

Selahattin Yabalı diyor ki:

“Biz sattığımız ürünün arkasındayız. Ben bu fiyatlarla kazanıyorsam diğerleri nasıl kazanamıyor bilmiyorum?”

★★★

Sözüm ona “serbest piyasa ekonomisi”nde yaşıyoruz değil mi?

İsteyen, istediği fiyattan satabilir...

Siz öyle sanın!

Bize özgü bu garip “serbest piyasa”da kimse ucuza satamaz!

Satınca başı böyle belaya girer...

GÜNÜN SORUSU

Butlan Kemal Bey dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek vererek içeri attırdığı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret edeceğini açıklamıştı. Demirtaş, bu ziyareti istemediğini açıklamış... Sorum Kemal Bey’e:

Hazır yola çıkmışken neden Silivri’ye gitmeyi düşünmüyorsunuz? Son seçimlerden önce manevi evlat ilan ettiğiniz Ekrem İmamoğlu size Demirtaş’tan daha mı uzak?

Başka işi mi yok?

Geçen hafta tavuk sektörünün önde gelen yedi firmasına, fahiş fiyatla et sattıkları gerekçesiyle kayyum ataması yapılmış bunu da kamuoyuna Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurmuştu.

Ancak firmaların itirazı sonrasında mahkeme, kayyum kararını iptal etmişti.

Akın Bey dün de sahte fatura kullandıkları ve hayali ihracat yaptıkları gerekçesiyle akaryakıt sektöründeki toplam 6 şirkete el konulduğunu,10 şirkete de kayyum atandığını açıkladı.

Bir firma yasadışı bir işlem yaptıysa, o işlemin karşılığı olan cezayı kesersin, gerekirse sorumluları cezalandırırsın...

Ama “mülk”e el koyarsan, iş değişir.

Bu, ülkeye gelmeyi düşünen yabancı sermayeyi de ülkedeki yerli sermayeyi de ürkütür.

Ayrıca...

Bu operasyonları neden kamuoyuna Adalet Bakanı duyuruyor?

Başka işi gücü mü yok?

Yoksa şov peşinde mi koşuyor?