Memduh Bayraktaroğlu
10 Ekim 2021

Sorun siyasi iktidarlarda mı?.. Yoksa zihinlerde mi?..


Canlarım;

Sibel Chulliat, uluslararası bir Türk tiyatro sanatçısı

“Uluslararası bir sanatçı” Türk de olsa:

Günümüz Türkiye’sinde sanata bakmak için (Aslında “bakmamak”):

Nasıl kör bir pencere açıldığını anlayamıyor…

Çünkü…

Uluslararası bir sanatçı “sanatta yasak” olabileceğini aklına bile getiremiyor…

Bu hatırlatmayı yaptım zira…

Az sonra okuyacağınız “nezaket dolu küresel sanatçı isyanı”; uluslararası bir Türk tiyatrocunun, sitemleridir…

Lütfen şaşırmayınız…

Değerli dostlar, arkadaşlar;

Bugün 5 Ekim 2021, dolu dolu (3) üç yıl önce bugün Ankara’da Devlet Tiyatroları’nda sahneye koyduğum oyunum “Ben Anadolu” tiyatro idarecileri tarafından yasaklandı. Bütün çabalarıma rağmen oyunun neden yasaklandığı açıklanmadı.

En son geçtiğimiz Eylül ayında “siz koydunuz bize uymadı” dedi Genel Müdür.

Yani oyun herhangi bir yasaya, ritüele, etiğe aykırı değil, sadece idarecilere uymamış!..

Tiyatro tam da böyle arbitraire/sahsını hakem belleyen yaklaşımların; komedi, dram, hiciv, trajedi, kara komedi, klasik, çağdaş vb formlarda ve yeniliklerle sahnede kritik edildiği bir sanattır.

Bu kritik öğesi olmadan tiyatro eylemi bir sanat unsuru olamaz.

“Çatışma” tiyatro sanatının omurgasıdır, bu çatışmayı sahneye taşımak sadece yazarın değil, yönetmenin de işidir ve 21. YY çağdaş tiyatrosu bunun üzerine kurulmuştur.

Donanımımın ve yeteneklerimin herkesten çok farkında olup, bu yüzden beni dünyanın öbür ucundan oyun koymaya davet edenler, oyunun bana verdiği yetkiyle kendilerinin “tutumunu” eleştirdiğimde, “tiyatro, sanat, ilerleme, metanet, ciddiyet, hakimiyet, hele sahnede kardeşlik” inisiyatifi gösteremeyip, arkaik bir darbeyle oyunu yok etmeye kalkmışlardır.

“Bir devrim olacaksa biz yaparız” diyorlar, ancak bu millet, bu ülke sizi mi bekleyecek?..

Yapan var, yok edip, siz de yapabilene kadar sahneyi mahrum mu edeceksiniz?..

Türk sanatı “tek tek” bütün sanatçılarının yaratılarının bir bütünüdür!..

Bu bir DNA’dır ve siz bundan kromozom sökerek, sanatımızın da toplumumuzun da dengesiyle oynuyorsunuz!..

Bu bir suçtur, duyurmaya devam ediyorum:

“Kibar Kitap” konuyu bütün açıklığıyla ve sanatsal perspektiften taviz vermeden yazılmış bir kitaptır.

Ve…

Bu yasak kalkmalıdır!..

Saygılar, sevgiler

Sibel Chulliat

FARKINDA MISINIZ?..

Siyasi mizah bitti

Neden?..

Mizah sanatçıları siyasi mizah yapamıyorlar da ondan…

Mizah sanatçıları niçin siyasi mizah yapamıyorlar?..

“Tutuklanmaktan korktukları” için…

Büyük mizah ustalarımız Metin Akpınar ve Müjdat Gezen “suçlu” oldukları için mi sabahın köründe evlerinden alınıp da götürüldüler?..

Hayır…

Eleştirinin en etkili yöntemi olan siyasi mizah başkaları tarafından da yapılmasın diye…

Yani:

“Eğer siyasi amaçlı eleştirilerinizi mizah yoluyla yapmaya kalkarsanız, başınıza iş gelir” diyerek başkalarına parmak sallamak için

POLİTİKADA NÜKTE…

Türk yazılı edebiyatının en değerli şahsiyetlerinden biri olan Nejat Muallimoğlu’nun “Politikada Nükte” isimli eserini:

12 Eylül 1980 askeri darbesinden önceki yıllarda okuduğumu (Çok sık iş seyahati yaptığım için, çantamdan hiç eksik olmazdı) hatırlıyorum…

Muallimoğlu kitabın giriş sayfalarında şöyle diyordu:

Mizah hissine sahip olanlar; kendindeki, etrafındaki ve toplumdaki tuhaf ve eğlendirici yönleri görebilme yeteneğine sahiptirler.

Ayrıca bu kişiler, hayatın karanlık ve ümitsiz görünen anlarında dahi, hayata komik ve ümitli bakabilecek cesarettedirler.

Bir filozof bu hissini, insandaki bütün melekelerin tam bir dengesi, beşerî varlığın iniş ve çıkışlarını akıllı bir sabırlılıkla karşılamaya yarayan bir vasıta olarak açıklamaktadır.

Ünlü düşünür William Hazlitt şöyle demişti:

‘zamanı geldiğinde iyi bir nükte söyleyebilmek fırsatını kaçıranlara, büyük meselelerin halli tevdi edilemez…”.

GÖRECEKSİN Kİ SEN KAZANACAKSIN…

Duyuyorum ya da okuyorum:

“Ulus olarak gülmeyi unuttuk” diyor pek çok aydınımız…

Bence…

Gülmeyi unutmadık…

Yanlış bir İslâm inancı ulusumuza:

Gülmeyi unutturdu…

Dikkat ediyorsunuzdur mutlaka…

İki iktidar partisinin genel başkanları hiç gülmüyorlar…

Hep gerginler…

Hep gerginlik yaratıyorlar…

Muhalefet partilerinin liderleri de o ikisinden farksız değildi…

Ve fakat ne olduysa oldu…

Artık…

Başta İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener olmak üzere:

Kemal Kılıçdaroğlu ve diğerleri de eleştirilerini:

Esprilerle süslüyorlar…

Ve…

Oyları artıyor…

Ey muhalif siyasetçi…

Unutma…

İktidarın unutturduğu gülümsemeyi:

Sen ver halkına

Şimdilik:

Ülkeyi doğru yöneterek:

Ulusumuzu güldürme imkânın yok…

O halde:

Mizahî ve esprili söylemlerle…

Gülümseyerek…

Hatta zaman zaman:

Kahkahalarını koyuvererek gülümset onları…

Göreceksin ki:

Sen kazanacaksın…

AMMAN HA DİKKAT!..

Düşünün…

Benim gibi:

Mizah yeteneği olmayan birisi bile:

Youtube’da:

264.000 takipçisini:

Siyasi mizah yaparak gülümsetmeye…

Gerginliklerini gidermeye çabalıyor…

Neden?..

Çünkü…

Dünyanın bütün demokratik hukuk devletlerinde “en az risk”:

Siyasi mizahta vardır…

Gelişmiş ülkelerde yargı, siyasi mizaha:

“Somurtkan, asık suratlı, öfkeli, bağıran, hakaret eden” eleştiriden çok daha fazla hoşgörüyle bakar…

Amman ha dikkat!..

Bu dediğim “Gelişmiş ülkelerde” böyle olur; az gelişmiş ülkelerde değil…

BEN SORAYIM BARİ…

Fotoğrafta gördüğünüz gibi:

Bir kere tuvalete gitmek 5 lira…

Erdoğan 10 yıl önce demişti ki:

“Biz iktidar olduğumuzda umumi tuvaletler 1 milyon liraydı biz bunu 1 liraya düşürdük…”.

Erdoğan bunu nasıl becermişti?..

Liradan 6 tane sıfır atarak…

Şimdi çok merak ediyorum:

Acaba gazetecilerden biri:

Umumi tuvalet fiyatının 10 yılda %500 artarak 5 (beş milyon) liraya çıkış sebebini Erdoğan’a sorabilir mi?..

Tabii ki soramaz…

O halde:

Ben sorayım bari…

SİYASİ MİZAHA DEVAM…

Ben izleyicilerimi gülümseterek siyasi mizah yapmaya çabaladığım halde…

Başıma gelenleri sanırım bu köşede okumuşsunuzdur…

Hepsi de CİMER’in şikâyeti üzerine devam eden:

Ondan (10) fazla ceza davasıyla yargılanıyorum

Korkuyor muyum?..

Korksam…

Beceremediğim halde:

Siyasi mizah yapmaya devam edebilir miyim?..

Yazarlar

Sorun siyasi iktidarlarda mı?.. Yoksa zihinlerde mi?..
Memduh Bayraktaroğlu