Hüsnü Mahalli
27 Mayıs 2020

Size ne?


Medyanın son hali ilginç.

Muhalif geçinen medyanın bir bölümü işini gücünü bırakmış Davutoğlu ve Babacan’a saldırıp duruyor.

Bazen de iktidar medyasından çok daha fazla.

Peki muhalif geçinen bu medya ne diyor?

“Davutoğlu ve Babacan 2016 yılına kadar AKP iktidarının işlediği tüm suçlara ortak idiler”.

Evet doğru.

Her ikisi ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erdoğan’ın şimdi yanlış dedikleri birçok politikasına zaman zaman   karşı çıktılar ama isyan bayrağını çekmediler.

Çekmedikleri için de ülke bu halde.

Gül ve daha sonra Davutoğlu olayında olduğu gibi Erdoğan’ın her ikisine karşı “çok kötü” davranmasına rağmen seslerini çıkarmadılar.

İsim vermeye gerek yok ama başkaları da vardı.

O zaman için herkes “Erdoğan’dan çok korkuyorlar” demişti.

Korku için birçok senaryo yazılmıştı.

Anlaşılan 16 Nisan 2017 anayasa referandumu ve Erdoğan’ın her şeyi kendi kontrolü altına alması bazı şeyleri değiştirmeye başladı.

Henüz Gül değil ama Davutoğlu ve Babacan ortaya çıkmış konuşuyor ve çok önemli şeyler anlatıyorlar.

Birçok muhalifin ya da muhalif geçinen çevrelerin yapamayacakları sertlikte Erdoğan’ı eleştiriyorlar.

Şimdi herkes birçok konuyu Davutoğlu ve Babacan’dan öğreniyor ve öğrenecek.

Örneğin Davutoğlu’nun anlattığı Mehmet Dişli olayını.

Erdoğan her ikisinden çok rahatsız.

İyi de muhalif geçinenlere ne oluyor!

Babacan’ı değil ama Davutoğlu Hoca’yı dış politika konusunda ben de çok ağır eleştirdim ama Erdoğan’la kavgasında ben taraf değilim.

En azından şimdilik.

Davutoğlu’nun Arap Baharı sonrasında AKP’nin politikalarıyla ilgili anlatacağı her şeyi ben kişisel olarak çok önemserim.

Türk ve dünya kamuoyu gerçekleri öğrenmelidir.

Zamanı gelince Abdullah Gül de konuşacaktır.

Yandaş medyanın ve iktidarın korkusu büyüktür.

Siyasi partiler ve seçim yasalarının değiştirilme çabası bundandır.

Bir yıl sonra yapılacak bir seçimde DEVA ve Gelecek Partisi’nin alacağı oy oranı toplamda % 15-20 olursa AKP ve Erdoğan’ın kazanma şansı yok olacaktır.

Yoksa muhalif geçinenler bunu istemiyor mu?

Bu tipler daha iki üç yıl öncesine kadar “merkez medyanın” bir köşesinde keyiflerine bakıyor ve AKP iktidarına destek vererek “silahşörlük” yapıyorlardı.

Tuhaf olan da bu tipler görevlerine son verilince aniden muhalif kesildiler şimdi de Davutoğlu ve Babacan’a yükleniyorlar.

Bayanlar ve Baylar sizin “düşmanınız” Davutoğlu ve Babacan değil Erdoğan’dır.

Yani Erdoğan’ın yaptıklarıdır.

Kimse sizden Davutoğlu ve Babacan’a destek vermenizi istemiyor ama siz de yandaş medya gibi davranmak zorunda mısınız?

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun yaptıklarına bakın.

İYİ Parti’yi Meclis’e sokmak için neler yaptı?

İstanbul, Ankara ve diğer kentleri kazanmak için kimlerle ne tür ittifak kurdu.

Kötü mü etti?

Şimdi de “Davutoğlu ve Babacan’a yardım edeceğiz” diyor.

Yanlış mı?

Bir zamanlar Erdoğan’ın yanında olanların ezici çoğunluğu şimdi ona karşı.

Örneğin basın danışmanları ve bazı gazeteciler.

Bazıları erken bazıları da geç “tövbe etti”.

Tövbe etmek büyük bir erdemliktir.

Hele hele bunun ucunda bu ülkenin ve insanlarının iyiliği varsa.

Hele hele tövbe edenler aynı günahı işlemeyeceklerini taahhüt ediyorlarsa.

Dünyanın ve Türkiye’nin hemen hemen bütün partilerinde AKP’de yaşananlar benzeri olaylar yaşanmıştır.

Demokrasi kavgası böyle bir şeydir.

Bu ülkede dostluk, kardeşlik, barış ve esenlik başka türlü gerçekleşemez.

Siyasal dengelerin matematiği ortada.

Siyasal, toplumsal ve kültürel alışkanlıklar ortada.

Bu iktidardan kurtulmanın koşulları da ortada.

Kurtulmak istiyorsanız artistlik yapmanın bir alemi yok.

Bu ülkenin tek akıllısı siz değilsiniz.

Herkes için dürüst olma zamanı gelmiş ve geçmek üzeredir.

Komplekslere son verin.

İstanbul seçimlerinden ders alın.

Yazarlar

Size ne?
Hüsnü Mahalli