Gürkan Hacır
8 Ocak 2022

Siyah Pelerin


Fasit bir daireye dönen gündemden kaçmaya çalıştığımı yazmıştım.

Bu ısrarımı sürdüreceğim.

Yoksa her sabah bitmek tükenmek bilmeyen “Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?” sorusuyla güne başlamak istemiyorum.

Zaten 2 yıldır pandemiden köşeye sıkıştık.

Bir de bu gündem bizi darlamasın.

★★★

Yılbaşı gecesinden bu yana Cem Yılmaz’ı konuşuyoruz.

Son gösterisi iyi miydi kötü müydü?

Geçmişteki formu vardı yoktu derken eski Cem Yılmaz esprileri de bir bir zihnimizde canlandı.

Daha doğrusu Yılmaz’ın espriyle karışık yaptığı sosyolojik tespitler…

Mesela hani şu “Gri eşofman”

Evde tembellik yapan, bi şeye karışmayan kadını tarif etmek için kullandığı gri eşofman…

Cem Yılmaz yıllar önce yaptığı bu espriyi şimdi yapabilir mi?

Sanmıyorum…

Cinsiyetçi bulunabilir.

Ama aslında gri eşofmanı bir cinsiyet için kullanmak haksızlık olur.

Kadın erkek fark etmeksizin bu dönemin üniformasıdır gri eşofman..!

Genç kızlarımız ve delikanlılarımızın neredeyse tamamı gri eşofmanla sokağa çıkmakta sorun görmüyor.

Spor yapmak veya başka bir fiziksel aktivite için değil gündelik yaşamlarını gri eşofmanla sürdürüyorlar.

Sabah gri eşofman… Akşam yemeğe giderken gri eşofman… Evde film seyrederken gene gri…

Babalarımızdan kumaş pantolonu devralan bizim kuşak kot (Jean) pantolona geçtiğinde yemediği laf kalmamıştı.

Şimdi kota razıyız.

Gri eşofman imparatorluğunu çoktan ilan etti.

★★★

“Hot Couture” yüksek dikiş anlamına gelen Fransızca bir tanımdır.

Kişinin kendine uygun bir tasarımla şık kıyafetleri giymesine denir.

Yani bizim Ayhan abinin kıyafetleri mesela… Ayhan Sicimoğlu…

Ya da Erol abi… Mütercimler…

Onlar ‘Hot Couture’ün en iyi temsilcileridir.

★★★

Rastgele bir gün Erol abinin evinin kapısını çalın… Sizi belki spor ama son derece uyumlu ve albenisi olan bir kıyafetle karşılayacaktır.

Veya Ayhan abiyi yolda rastgele giydiği bir kot pantolonla yakalayamazsınız.

Ayakkabısı kemeriyle uyumlu… Çoraplar özel seçilmiş desenli… Mevsim ceketlikse, ortalığı yakan bir ceket… Ve mutlaka yakada efsane bir mendil…

Yaz olsa da kış olsa da fark etmiyor.

Her zaman şık… Her zaman kıyafetleri özenli…

İnce bir zevkle seçilmiş ve kombinlenmiş giyecekler…

★★★

Bu arada sakal traşı sinek kaydı.

Bir karış sakal veya hafif kirli sakala asla rastlayamazsınız.

Peki Ayhan abi ve Erol abi gibi insanlarımız nereye gitti?

Emekli bile olsa sokağa çıkarken mutlaka kravat takan insanlarımız nereye kayboldu.

Memurlar olmasa neredeyse ceket giyen insana bile rastlayamayacağız.

Üste mont… Alta kot… İçine şort…

Dayan gitsin…

★★★

Daha iddialı bir şey söyleyeyim mi?

Mecburu durumlar hariç ben sakal tarşı olan 25 yaş altı genç göremiyorum.

Bilmem yanılıyor muyum?

Yani şöyle mis gibi sinek kaydı traş olmuş bir gence… Veya kılığına kıyafetine özen göstererek hazırlanmış genç bir kızımıza ne yazık ki rastlayamıyorum.

★★★

Peki bu bir akım mı?

Ya da moda mı?

Hiç sanmıyorum.

Biraz boş vermişlik… Biraz da tembellik…

★★★

Atatürk’ün neden çok sevildiğini ve örnek alındığını hiç düşündünüz mü?

Büyük askeri dehası… Devrimci kişiliği… Cesareti… Kararlı duruşu tamam…

Ama vefatının üzerinden 80 yıl geçmemesine karşın onu ölümsüz kılan bir şey de giyim kuşamı ve bakımıdır.

Savaştan savaşa koşmuş bir askerin…

Her gün ayrı bir belayla boğuşan bir devrimcinin tek bir bakımsız, özensiz kıyafetini göremeyiz fotoğraflarında.

Sanki defileye çıkan bir model gibi… Mendili yakasında… Köstekli saati cebinde… Ayakkabılar boyalı…

Al fotoğraflarını moda dizayn kitaplarında kullan.

Beyaz şapkalar mı… Çeşit çeşit yelekler mi?

Hangisini derseniz…

★★★

Unutmayın ünlü sözdür… İnsanlar kıyafetleriyle ağırlanır fikirleriyle uğurlanır.

Eğer her ikisi de varsa sizde…

Karşınızdaki kişide unutulmaz bir iz bırakırsınız…

Unutmayın…

Tarihe sığmayan bir devrimci de olsa…

Hepimizin zihninde Atatürk’ü unutulmaz kılan biraz da o muhteşem kıyafetleridir.

Hele hele o pelerinli kıyafetleri…

Düşünsenize şimdilerde o kıyafetleri giymeye kim cesaret edebilir?

Yazarlar

Siyah Pelerin
Gürkan Hacır