Ümraniye’de işlenen ve birçok ünlü ismin karıştığı cinayeti duymuşsunuzdur:
Rapçi Canbay ile şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu’nun arasını düzeltmek isteyen Kars 36 futbol kulübü oyuncusu Kubilay Kaan Kundakçı, çakarlı araçla gelen şahısların saldırısında hayatını kaybetti. Polis, cinayetin failinin Diyarbakırspor’un eski başkanı ve BİLKA, CBK YACHTS ve BİLPET’in sahibi Bilal Kadayıfçıoğlu’nun oğlu Alaattin Kadayıfçıoğlu olduğunu belirledi.
★★★
Yani; yine bir “şımarık zengin ya da ünlü çocuğu dehşeti” ile karşı karşıyayız...
Son yıllarda aileleri tarafından her istekleri yerine getirilmiş ve dünyayı babalarının çiftliği, kendilerini de o çiftliğin şehzadesi ya da prensesi sanan bu yasa-kural tanımaz insanların işledikleri suçlarla uğraşıyoruz...
Odatv’deki arkadaşlar oturup derlemiş; bu iğrenç zengin hastalığı, 3 Mart 2009 tarihinde, Cem Garipoğlu tarafından öldürülen 17 yaşındaki Münevver Karabulut’la başladı... 29 bıçak yarası ile öldürülen Karabulut’un cansız bedeni Etiler’de bir çöp konteynerine atıldı.
★★★
Onu, 2010’da işlenen başka bir zengin cinayeti izledi: Nazlı Sinem Erköseoğlu adlı genç bir kızın cesedi bir apartmanın havalandırma boşluğunda bulundu. Cinayetin failleri, Paksoy Holding’in veliahtları Can ve Emre Paksoy kardeşler...
★★★
Yönetmen Sinan Çetin’in oğlu Rüzgar Çetin, 2016’da Beşiktaş’tan Ortaköy yönüne seyrederken trafik polisi aracı ile çarpıştı. Polis memuru İsmet Fatih Alagöz şehit oldu. Alkollü olduğu anlaşılan Rüzgar Çetin, cezaevinde sadece 8 ay yattı.
★★★
Ünlü estetisyen Bülent Cihantimur ve yazar Eylem Tok’un 17 yaşındaki oğulları Timur Cihantimur 2024 yılında ehliyetsiz araç kullanırken Oğuz Murat Aci’nin ölümüne neden oldu. Annesiyle ABD’ye firar eden Cihantimur hala Türkiye’ye iade edilmedi.
★★★
Yalova’da yaşayan şarkıcı Güllü, 26 Eylül 2025’te pencereden düşerek hayatını kaybetti. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklandı.
★★★
Hani her fırsatta “Her şeyin başı eğitim” diyoruz ya... Ne kadar doğru!
Bu çocukların hepsi ülkenin en pahalı okullarında okumuş, iyi öğrenim görmüş...
Ama hiçbiri doğru dürüst aile eğitimi almamış...
Kendi bedeni başta olmak üzere insana, hayvana, doğaya saygıyı, tevazuyu, erdemi öğrenmemiş...
Hepsi doğdukları günden itibaren kendilerini para denizi içinde bulmuş ve parayla her şeyi yapabileceklerine inanmış...
Yapmış da...
★★★
Tamam; cinayet işleyen ya da kötü işlerde adı geçen bu çocuklar suçlu... Yargılanıp cezalarını çekecekler...
İyi de...
Ya milyarca liralık servetlere sahip aileleri?
Asıl suçlu onlar değil mi?
Para yerine hapis!
Kars 36 futbol kulübü oyuncusu Kubilay Kaan Kundakçı’yı öldüren Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun, olay yerine çakarlı bir araçla geldiği ortaya çıktı.
Bu “çakar” meselesi artık kabak tadı verdi.
Son yapılan düzenlemeyle yetkisiz çakar kullanan sürücüye 173 bin, araç sahibine 276 bin lira ceza veriliyor.
Anlaşılan o ki; para içinde yüzen bu arkadaşları, bu ceza da durduramıyor... O zaman yetkisiz çakar kullanma suçunun cezası, “paraya çevrilemeyecek şekilde hapis” olmalı...
Bakalım o zaman takabiliyorlar mı?
Bülent Hanım, hanım da...
Türkiye’nin ilk açık kimlikli trans-kadın doktoru Larin Kayataş, Sağlık Bakanlığı tarafından ikinci kez memuriyetten men edilmiş...
Cinsel kimliği, Larin Hanım’ın kendisini bağlar...
Bunu, işine yansıtmadığı sürece, hiç kimsenin böyle bir “yasak” koymaya hakkı olamaz!
Sağlık Bakanlığı’nın bu tavrı, ülkemizin en bilinen trans kadını Bülent Ersoy’a sahne yasağı koyan 12 Eylül Cuntası’nın lideri Kenan Evren’in kararına benziyor.
Peki; sonra ne oldu?
Aynı Bülent Ersoy, bizzat Recep Tayyip Erdoğan tarafından defalarca iftara davet edildi ve onunla aynı masaya oturdu.
Kısacası Bülent Hanım, ne kadar “hanım”sa ve işini yıllardır özgürce yapabiliyorsa...
Larin Hanım da o kadar “hanım”dır ve mesleğini her yerde yapabilmelidir.
GÜNÜN SORUSU
TRT’nin “tarihi baştan yazdığı” dizilerden “Tozkoparan İskender”’de “Menzil Taşı” olarak tanımlanan bir dekor kullanılmış... Bu dekor, İstanbul 5 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nca 26 Şubat 2025’te “tarihi eser” olarak tescillenmiş... Bu da yetmemiş, İstanbul İslam Eserleri Müzesi’ne kaldırılmış... Sorum ülkemizin ‘muhafazakarları’na: Böyle bir skandal herhangi bir sol partinin iktidarında ortaya çıksaydı; neler söylerdiniz?