Korkusuz
Kemal Özcan

Seksi sakın aceleye getirmeyin

Sağlıklı ve doyumlu bir ilişki için çiftlerin cinselliği dokunarak, hissederek yaşaması, zamanla yarışmayıp, yavaş hareket etmeleri gerekir…

Eşimi mutlu etmek için ne yapabilirim?


SORU:

33 yaşındayım, eşim cinsel ilişkide aceleci davrandığım için orgazm olamadığını söy­lüyor. Birlikteliğimiz ben erken boşaldığım için kısa sürüyor, başka şeyler düşünerek geciktirmeye çalışıyorum olmuyor. Başka ne yapabilirim? H.Ö./ Adana

CEVAP:

Cinsel birliktelikte hazzı yaratan sadece boşalma ve orgazm değildir. Birlikte geçirilen zaman, dokunarak ve hissederek yaşanan sevişme, erotik konuşmalar, fanteziler de en az orgazm kadar önemlidir. Bütün bunların yaşanabilmesi için her şeyden önce uygun ve yeterli zamanın olması ve cinselliğin aceleye getirilmemesi gerekir. Erken boşalma sağlıklı ve doyumlu bir cinselliğin yaşanmasını engelleyen bir cinsel işlev bozukluğudur. Erkekler boşalma denetimini düzenli ve sık bir cinsel birliktelikte zaman içerisinde öğrenirler. Boşalma denetiminin kazanılmasında en önemli etken yavaş ve kontrollü hareket ederken derin nefes alıp vermek ve bedeni kasmamaktır. Hızlı ve sert hareketler, kasılmış bir beden, erkeği erken boşalmaya götürür. Kadınlar erkeklerden farklı olarak haz almak için sık ve derin nefes almaya, kasılmaya ve daha uzun bir zaman ihtiyaç duyar. Erken boşalma kadınlarda orgazm eksikliğinin en önemli nedenlerinden biridir. Boşalma denetimini sağlayan bir erkek eşini daha kolay tatmin edebilir. Boşalma denetimi isteyen her erkeğin sonradan öğrenebileceği bir beceridir. Bir cinsel terapistten profesyonel destek alınarak erken boşalma sorunu kalıcı bir şekilde çözülebilir.

Bu monotonluktan  nasıl kurtuluruz?


SORU:

Üç yılı flörtle geçen sekiz yıllık bir ilişkim var. Eşimle severek evlendik ancak cinsel hayatımız monotonlaşmaya başladı. Bu durum beni üzüyor, eşimin beni eskisi kadar sevmediğini düşünüyorum, neden böyle oldu? İ.Y./ İzmir

CEVAP:


Aşk cinsel arzunun yüceltilmiş halidir. Bununla birlikte aşk ve cinsellik her ne kadar birbiriyle bağlantılı olsa da cinsel istek ve cinsel birlikteliğin ön koşulu değildir. Aşk ve cinsellik de bütün güçlü duygular gibi değişkendir, sonsuza kadar aynı yoğunlukta devam etmez, zaman içinde artıp azalır veya form değiştirebilir. Hemen hemen bütün çiftlerde evlilikle birlikte artan sorumluluklar ve ilişkinin rutine binmesiyle cinsel birlikteliğin azalması sık görülen bir durumdur. Bu değişim bazı çiftlerde aniden olurken bazı çiftler aylara, yıllara yayılabilir. Sevgi ise daha yavaş bir değişim gösterir. Eşler evlendikten sonra cinsel ilişki sıklığının azalmasını hemen ilgi ve sevgi eksikliğine bağlamamalı, nedenlerini anlamaya çalışmalıdır. Birlikte geçirilen özel zamanları artırma, erotik bir çift olma, fantezilere yer verme cinsel istek ve tutkuyu yeniden artırarak cinsel ilişki sıklığını artıracaktır. Çabalarınızın yetersiz kalması durumunda bir uzmandan destek almanız uygun olur.