Ahmet Takan
27 Ağustos 2020

Sarayda gaz kaçakları var!..


Karadeniz’de doğal gaz “müjde”si kamuoyunu pek tatmin etmedi. Bu işten en çok sevinenler borsa, dolar ve altın spekülatörleri oldu herhalde. Milleti gazlamaya çalışan saray cenahı ise “Dışı seni içi beni yakar” durumunda!..

Şimdi aklınıza şu soru gelebilir; “Eyy yazar, Karadeniz’de bulunan doğal gaza iktidar çevrelerinin sevinmediğini mi iddia ediyorsun”… Yok canım!.. Öyle bir kastım yok. Seviniyorlar seviniyorlar da bu sevinç buruk bir sevinç haline geldi onu anlatmaya çalışacağım… Bol gazlı “müjde” ile ilgili şüpheleri, soruları gündeme getirenleri “hain” ilan ederken içlerinde feci bir gaz sıkışması meydana geldi. Hatta, ufak ufak gaz kaçırmaya bile başladılar!.. İlk gaz kaçağı iletişim başkanı Fahrettin Altun ile sözcü İbrahim Kalın arasında patlak veren kavga ile başlamıştı. Kulis bilgilerini önceki günkü yazımda geniş geniş kaleme almıştım. Şu andaki gaz kaçağı ise daha büyük!..

Nasıl mı?.. Doğal gaz kokusunu hissedemiyorsanız mahalleye teknik ekip çağırıp kontrol yaptırmanıza gerek yok!.. Siz, açık kaynaklara baka durun. Ben de, bunları saraydan ulaştığım kulis bilgileri ile destekleyeyim;

Doğal gaz “müjde”sinin açıklandığı şatafatlı törende AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan kendisinden sonra kime söz vermişti?.. Berat Albayrak’a.. Bu kendisinden sonra birine söz verme gibi alışıldık olmadık durum, saray ve iktidar kulislerinde geniş yankı bulmuş, “Acaba Erdoğan bir işaret mi verdi?.. Veliahdının Berak Albayrak olduğunu mu işaret etti?” yorumlarına yol açmıştı. AKP içinde, daha da ileri gidip “Artık kesinleşti Tayyip Erdoğan’dan sonra partinin başına Berat Albayrak geçecek“ diyen önemli isimlere de ben şahit oldum. Şahsımın kanaatini yine merak eder sorarsınız, “daha erken” derim. Neden?.. Saray içinde ve dışındaki çok çetin sayılabilecek grupları, isimleri çok yakından takip ederim de ondan!.. Bu kavga daha çook su kaldırır…

Devam edelim;

“Müjde” çok önemli bir doğuma sebep oldu. Merkez sağ kökenli eski bakanlardan Rifat Serdaroğlu’nun öncülüğünü yaptığı “çoban ateşi hareketi” partileşti. Türkiye siyasetinin 92’nci partisi Doğru Parti kuruldu. Vee bu arada, Erdoğan ve sarayın oy düşüşleri sebebiyle uzun süredir gündemlerinde tutmamaya özen gösterdiği anketler sahaya sürülmeye başlandı. Hem de çook yandaş bilinen kalemler tarafından höpürtede köpürtede!.. Detaylarını dünkü haberlerden ve köşe yazılarından okumuşsunuzdur ama bir de ben tekrar edeyim. Ne diyorlar efendim?.. Optimar’ın araştırmasını ele alarak, şu sonuçlara varıyorlar;

“‘Son turda Erdoğan ve Gül kalsa oyunuzu kime verirsiniz?’ sorusuna verilen cevaplar şaşırtıcı. ‘Abdullah Gül’e oy veririm’ diyenlerin oranı yüzde 21.3 çıkıyor. ‘Erdoğan’a oy veririm’ diyenlerin oranı ise yüzde 44.3. Bu sonuçlara göre Erdoğan, Gül’ü ikiye katlamış durumda. Oysa CHP’li bir aday çıktığında tablo değişiyor. Aynı soru ‘Erdoğan mı, Muharrem İnce mi?’ diye sorulduğunda oranlar değişiyor. Erdoğan diyenlerin oranı yüzde 44.5 çıkarken, Muharrem İnce diyenlerin oranı yüzde 33.5. İnce, Erdoğan’la yarıştığı 24 Haziran 2018 seçimlerinde yüzde 30.6 oranında oy almıştı. İlginç bir nokta daha: Erdoğan’ın karşısında CHP’li bir aday olduğu zaman hem kararsızların oranı azalıyor, hem de Erdoğan ve rakibinin oranı yükseliyor. Toplum bu konuda net demek ki.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a en yakın oranı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu yakalıyor. Erdoğan yüzde 45.1 alırken İmamoğlu yüzde 36.8 olarak çıkıyor. Kararsızlar ise yüzde 18.1’e kadar geriliyor.

‘Erdoğan mı, Mansur Yavaş mı?’ sorusunu sorduğumuzda İmamoğlu’na yakın bir sonuç çıkıyor.  Mansur Yavaş diyenlerin oranı yüzde 36.7 çıkarken, Erdoğan diyenler yüzde 44.5 oluyor.”

Bakın, burada çok ince bir siyaset mühendisliği var. Tayyip Erdoğan’ın en fazla aldığı oy yüzde 45. Yani, 50+1’i yakalayamıyor. Durumu zorda. Bir yandan da CHP’li Muharrem İnce köpürtülüyor. AKP’de çok önemli bir isme anket ile ilgili görüşlerini sordum, Süleyman Soylu ile Optimar başkanı Hilmi Daşdemir’in yakın arkadaşlıklarına dikkat çekerek, “Sanki Süleyman Soylu’nun kaleminden çıkmış gibi” dedi. Diğer ince siyaset mühendisliklerine de dikkat kesilelim;

Acaba neden, Cumhurbaşkanlığı yarışında sıkı bir aday olan İYİ Parti lideri Meral Akşener ile ilgili tek bir soru yok?.. Veya varsa saklandı mı yoksa açıklanmaya gerek mi görülmedi?.. Cumhurbaşkanlığı yarışı ile ilgili anket yapılır da Meral Akşener’in sorulmaması sizlere de tuhaf gelmiyor mu?..

Ankette, MHP’nin oyu yüzde 10.6 İYİ Parti’nin yüzde 9.8 görünüyor. Bugüne kadar yapılan tüm anketlerin tersine bir durum söz konusu. MHP’nin oyu üst sınırdan İYİ Parti’nin oyu alt sınırdan gösterilmiş.

Doğru Parti’nin kuruluş dilekçesi İçişleri Bakanlığı’na verilmesinin ardından özellikle AKP kulislerinde , “Soylu’nun yakın adamları parti kurdu” , “Süleyman Soylu’nun partisi” yorumları yapıldı.  Sarayda gaz kaçağı fotoğrafına bir kare daha ekleyelim;

Sarayda, “müjde” töreninde Erdoğan’ın kendisinden sonra Berat Albayrak’a söz vermesi kadar bu propaganda afişleri konuşuluyor. Yani, “eksen değişikliği” başlığı!.. Berat Albayrak’ın “müjde” reklamlarında “yeni eksen” vurgusu yaparak kendi resmini gayet büyük bir şekilde en başa koyması Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafını ise küçülterek en alta atmasına dikkat çekiliyor ve deniliyor ki, “bu işi başka biri yapsaydı saniyesinde kendini kapının önünde bulurdu”…

İyice gazlanan ve karnı davul gibi şişen siyasetin gidişatına ben de bir eklemede bulanayım;

Cumhur İttifakı’nın amiral gemisi AKP, kaptanı Tayyip Erdoğan.

Millet İttifakı’nın amiral gemisi CHP, kaptanı ise Meral Akşener.

Ancak Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’nin ülkeyi yönetecek Cumhurbaşkanlığı konusundaki iddiasızlığı millette kafa karışıklığına yol açıyor ve meydanı AKP’ye bırakıyor!..

Zafer haftasında bir kez daha rahmet ve minnetle… Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Sarayda gaz kaçakları var!..
Ahmet Takan