Hüsnü Mahalli
11 Aralık 2019

Rekabet


Mısır ile Türkiye iki önemli ülke.

Mısır’ın bir milyon kilometrekare yüzölçümü ve yaklaşık 98 milyon nüfusuna karşın Türkiye’nin yüzölçümü 790 bin kilometrekare ve nüfusu 82 milyon.

22 Ocak 1517’de Türk kökenli Kölemenleri yenen Yavuz Sultan Selim Mısır’dan İslam Halifesi olarak döndü.

Gelgitli ilişkiden sonra 1923’de Türkiye’de laik Cumhuriyet kuruldu beş yıl sonra da Mısır’da batı destekli Müslüman Kardeşler Örgütü ortaya çıktı.

O gün bugün bu coğrafyada laik-dinci kavgası var.

Batı her zaman dincileri destekledi, kullandı ve kullanıyor.

Arap Baharı en son somut ve kanlı örnektir.

1950’de Ankara’da ABD destekli Menderes Türkiye’yi NATO ve Bağdat Paktları’na soktu, Kore’ye asker yolladı, Suriye sınırına bir milyon mayın döşedi ve İsrail ile müttefik NATO’nun da ön karakolu oldu.

İki yıl sonra Kahire’de anti-emperyalist Nasır batı destekli Kralı devirince Ankara-Kahire ile ilişkileri bozuldu.

Gelelim bugünlere…

Arap Baharı sonrasında Müslüman Kardeşler Haziran 2012’de Kahire’de iktidar olunca AKP aniden Sultan Selim’i hatırladı.

2013’de İstanbul’un Fethi’nin 560. Yıldönümü’nde üçüncü köprünün adı Yavuz Sultan Selim oldu.

24 Ağustos 2016’da yani Mercidabık Savaşı’nın 500. Yıldönümü’nde TSK Cerablous’a girdi.

Ancak işler AKP’nin umduğu gibi gitmedi.

3 Temmuz 2013’de Müslüman Kardeş Mursi askerler tarafından devrildi ve Savunma Bakanı Sisi Başkan oldu.

Olağanüstü bir gelişme olmazsa 2030’a kadar Saray’da oturur sonra da yerine üç oğlundan biri geçer.

Sisi’nin iktidar olmasıyla AKP’nin bölgedeki tüm hesapları bozuldu.

Suriye’de Ankara ile müttefik olan Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn Kahire’nin müttefiği oldu, Müslüman Kardeşler Örgütü’nü terörist ilan etti ve 2017’de AKP dostu Katar ile ilişkileri kesti.

Birçok detay var ama biz güncel olana bakalım.

Mısır; Ankara’nın Libya ile imzaladığı deniz anlaşmasına karşı ve bunun önüne geçmeye çalışıyor.

Mısır, Suudi Arabistan ve BAE’nın destek verdiği General Hafter Türkiye ve Katar’ın yardım ettiği Trablus hükümetini devirmek için kapsamlı saldırı hazırlığı içinde.

Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün ‘Libya’ya asker göndermeden’ söz etti.

Ankara’nın Trablus ile imzaladığı anlaşma denizin paylaşılması açısından Mısır’ı ilgilendiriyor.

Mısır’ın İsrail, Yunanistan ve adayı temsil eden Kıbrıslı Rumlarla yoğun ilişkisi var.

Irak ve Lübnan ekseninde bölgede ilginç gelişmeler yaşanıyor ve her an ilginç yeni denklem ve dengeler oluşabilir.

Her şey Türkiye ve Mısır’ı ilgilendirir.

Kader’ öyle istiyor!

27 Nisan 2011’de Başbakan Erdoğan ilk kez Kanal İstanbul’dan söz etti ancak birçok nedenden dolayı bu konuda adım atamadı.

Erdoğan’ın önüne geçmek isteyen Sisi Ağustos 2014’de Süveyş Kanalı’nın paralelinde ikinci bir kanal kazacaklarını söyledi ve 11 aylık rekor bir zamanla projeyi tamamlayarak hizmete açtı.

Mısır’ın kanaldan edeceği gelir 2023’de üç katına çıkacak.

Kanal İstanbul ile yeni Süveyş Kanalı’nı karşılaştırma niyetinde değilim ama liderlerin böylesi ‘muhteşem’ proje merakı hep ilgimi çekmiştir.

Türkiye’nin iki doğal boğazı olmasına rağmen Kanuni’nin İstanbul’da ikinci kanalı düşündüğü yazılır.

Mısır’da ise 13. Yüzyıl’da Kızıldeniz’in kuzeydeki iki uç arasında kanal açılmaya başlanmış ancak Akdeniz’le bu uçlardan birini birleştiren Süveyş Kanalı 1869’da kazılmıştır.

Tüm imparatorluklar denizlere egemen olmayla genişlemişlerdir.

Ankara’nın Trablus’la imzaladığı anlaşma böyle bir şey.

Doğu Akdeniz’deki kavga bunun içindir.

1936 Montrö Boğazlar Anlaşması benzer bir hesabın ürünüdür.

İran’a yönelik hesaplar Hürmüz Boğazı’ndan dolayıdır.

Kızıldeniz’in güneyini kontrol etmeseydi belki de hiç kimse Yemen’in yerini bile bilmeyecekti.

Azerbeycan ve Rusya’dan döşenen ve döşenecek olan borulardan dolayı Boğaz’dan geçen tanker sayısında azalma olacağı hesaplanırken dünya petrol taşımacılığının yüzde sekizi ve gaz taşımacılığının yüzde onu Süveyş Kanalı’ndan geçmektedir.

Rekabetin sonu yok.

En iyisi dost olmaktır.

Sisi Ak’la Kızıl’ı birleştiriyorsa biz de Karadeniz’den Marmara’ya o da yetmezse Ege’ye kadar uzanıyoruz.

Akdeniz’in orta bir yerinde birlikte denize girmek kesin eğlenceli olur.

Yazarlar

Rekabet
Hüsnü Mahalli