Kemal Kılıçdaroğlu eski yıllarda “AKP iktidarıyla mücadele eden bir Genel Başkan” olarak kabul ediliyordu.

Şimdi bu sıfatını tamamen kaybetti...

Hukukçuların, “Hukuki” olarak kabul etmediği bir yargı kararıyla “Butlan Başkan” olarak CHP’nin başına geçince kişilik değiştirdi. Şimdi o “Astığı astık, kestiği kestik bir siyasetçi.”

“Arındıracağım” diyerek yetkisini aşıp CHP’yi dilim dilim doğruyor!

Kişisel öfkeleri ve hesaplaşma arzusunun yarattığı büyük kin duygusu onu bambaşka bir siyasetçi haline getirdi.

Kendisine de, CHP’ye de yazık etti, ediyor!

Etrafındakiler onu uyaracakları yerde, tam tersine kışkırtıyorlar. Neden? Tabii ki menfaat meselesi...

Kılıçdaroğlu’nun elinde geniş imkânlar var. Fakat bu, hiçbir şekilde devamlı olmayacak ve sonunda kendileri batarken, CHP’yi de batıracaklar!

Prof. Dr. Emre Kongar, değerli bir toplum bilimcidir.
Kongar Hoca “Kurtarıcılıktan bozgunculuğa mı?” başlıklı yazısında:

“Kılıçdaroğlu 13 yıl boyunca siyasette ‘Kurtarıcılık’ rolü ile yükseldi.

Tarihe “1920’lerin Rauf Bey’i” gibi ya da “1970’lerin Turhan Feyzioğlu’su” gibi “Bozgunculuk” rolü ile geçmesine gönlüm razı değil” sözleriyle onu uyardı.

Ancak... Kılıçdaroğlu o eski Kılıçdaroğlu değil. Şimdiki rolü maalesef “Bozgunculuk!”