CHP Genel Başkanı Özgür Özel, NOW TV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Özel, erken seçim ihtimali ve partinin olası senaryolara yönelik hazırlık sürecine dair açıklamalarda bulundu.
Olası bir erken seçim senaryosuna dikkat çeken Özel, “Bu sene ekim ayında bir baskın seçim olacaksa, ona da hazır olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Temmuz ayına ilişkin beklentiler konusunda da değerlendirmede bulunan Özel, “Tabii, tabii. Teknik olarak hazırlanıyoruz” dedi.
Yeni bir siyasi parti ya da yapılanma iddialarına ilişkin soruya da yanıt veren Özel, sürecin hemen gerçekleşmeyeceğini belirterek, “Belki o partiye hemen geçmek şimdi olmaz ama hazırlığımızı yapacağız” değerlendirmesinde bulundu.
“Hiç kimse merak etmesin, baskın seçime karşı bile hazır olacağız” diyen Özel, “Her ihtimale karşı elimizde hazır bir parti olacak, milletvekili listesi verilecek partinin hazır olması lazım. Milletin umutlarını kıramayız. Bir yandan bir partinin uzun vadeli hazırlığını zaten yapıyoruz, öbür taraftan da hazır durmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
"OLMASI GEREKEN ŞU..."
Özel, delege imzalarının CHP Genel Merkezi'ne teslim edilmesine ilişkin şunları söyledi:
"Zor günlerden geçiyor hem partimiz hem ülkemiz. Büyük belirsizlikler var. Oysaki insanlar büyük krizlerin içinde hem ekonomik olarak hem sosyal olarak hem ciddi endişeler taşırken, bir yanda seçimlerin gelmesi, iktidarın değişme umuduyla hayata tutunuyorken; bir yanda ülkenin ana muhalefet partisine yapılan bu saldırı ve iktidar yürüyüşüne karşı yapılan bu hamleler herkesi fevkalade rahatsız etti. Büyük bir umutsuzluğa ve öfkeye sevk etti.
Öncelikle şunu söylemek isterim. Bir ay önce Cumhuriyet Halk Partisi'ne bu butlan kararıyla birlikte bu darbe yapıldığında, hemen bayramın önünü tercih etmişlerdi.
Ve demişlerdi ki, bayram süresince tepkiler soğur, bu iş yatışır, bayramdan sonra da yeni yönetim gelir ve yönetim devam eder bir şekilde.
“TEPKİLER AZALMADI, AKSİNE ARTTI”
Öyle olmadığı görülüyor. Bir ay olmak üzere ve tepkiler ilk günkü kadar sıcak, hatta her geçen gün biraz daha öfke artıyor. Biz bu öfkeyi kontrol etmeye, bu öfkenin ve tepkinin enerjisini birlikte bir hak arama mücadelesine dönüştürmeye gayret ediyoruz ve o yönde çabalar içindeyiz.
“KURULTAY EN ÜST KARAR MERCİİDİR”
Ne olacak dediniz. Olması gereken şu. Yani aslında tabii Siyasi Partiler Kanunu, yerleşik bütün uygulamalar o kadar açık ki... Bir siyasi partinin en üst karar mercii kurultayıdır.
Öyle ki, kurultay toplanır ve tüzükte ve Siyasi Partiler Kanunu'nda yazan sayı kadar delege irade gösterirse, o partiyi kapatabilir bile. Kurulurken kurultayla kurulur, kapanırken kurultayla kapanır. Kurultay ne derse o olur. Ve kurultay kimi seçerse o yönetir.
Biz bu kurultayı 2023 yılına kadar yapılan kurultaylarda, partide genel başkan değişimi, ne bizim partimizde ne Türkiye siyasetinde hiçbir partide böyle bir değişim mümkün olmamıştı.
Ve 2023 seçimleri o açıdan çok anlamlı seçimlerdi. Bizim, kaybettiğimiz bir seçimden sonra tartıştığımız, özeleştiriye muhtaç bir durumda olduğunu gördüğümüz... Sonra kurultayımızı topladığımız ve kurultayda delegenin bir karar verdiği seçimdi. Ve o seçimde ilk kez bir genel başkan değişimi yaşandı.
O seçim 2023 yılında yapıldı. O günden şu ana kadar da tabii partinin saldırı altında olduğu, 2,5 yıllık bir dönemi hep birlikte yaşadık, özellikle son 1 yılı çok yıkıcı şekilde saldırı altında geçti. Ve onun üstüne o kurultaydan sonra iki tane olağanüstü kurultay yaptık.
Sonra günü geldi, kanunun emrettiği şekilde her mahallemize sandık kurarak, mahallelerden delegeler, oradan ilçe delegeleri, il delegeleri, kurultay delegeleri seçerek yeni bir kurultay yaptık. Verilen butlan kararıyla, bu kurultay, sonra o delegelerin...
Şimdi konuştuğumuz delegelerin oy birliğiyle beni seçtiği 6 Nisan kurultayı, sonra 12 Eylül günü bu sefer İstanbul delegeleri olmaksızın delegelerin oy birliğiyle beni seçtiği olağanüstü kurultay, üstüne bir olağan kurultay yaptık. "