CHP'nin seçilmiş lideri Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.Özel, yaptığı açıklamada ilk kez Kemal Kılıçdaroğlu'na doğrudan açıklamada bulundu.

Mahkeme kararıyla CHP'nin başkanlıkkoltuğuna oturtulan Kılıçdaroğlu'nun katıldığı bir televizyon kanalında kendisine yönelik 'partiyi bölme' çağrısına yanıt veren Özel, "Açık açık söylüyorum. 2 milyon üyemizle. İkimiz tüm üyelerle genel başkanlık yarışına girelim kaybeden CHP'yi salsın. 

Sayın Kılıçdaroğlu çağrı yapıyorsun ya, çağrı yapıyorum. İkimiz yarışalım yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum. Bu aziz milletin ve bu aziz emanetin önünde tarihi çağrımı yapıyorum. Yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu tv100'de katıldığı canlı yayında Özel'e 'partiden gitme' diye çağrı yapmış ve şunları söylemişti.

"Arkadaşlarımız da temas halindeler. Vekilleri bölmeye ayrıştırmaya kutuplaştırmaya hiç gerek yok. Bu partinin bir itiraz kültürü vardır. CHP, Genel Başkanlarına asla hakaret etmez.

O ayrıntılara girmeyi doğru bulmuyorum. Bizim birebir temasımızın dışında vekillerimiz konuşuyorlar ama doğrudan Özel’le temas var mı bilmiyorum.
Çağrıyı yaptık işte. Partiden ayrılmasına gerek yok.

Parti içinde paralel yapı olmaz. Parti içinde mücadele edilir. Beni sevebilirler de sevmeyebilirler de."

Özel'in açıklamalarından ilgili kısım şöyle:

Butlan kararının üzerinden tam 54 gün geçti. 54 günde biz 21 il dolaştık. Örgütün dikin hiyerarşini ne kararı verenler kırabildi ne de karardan nemalananlar. 74 il başkanı aslanlar gibi durdular. Butlanı kabul edeni millet sokağa çıkarmıyor. Butlana direneni omzunun üzerinde taşıyor.

O kararla birlikte bir tartışma. Efendim biz tedbirle geldik, kongre yapamayız. Uzmanlar metin yayınladı, tedbir engel değildir, aksine derhal yapılmalıdır diye. Yapamazsın dediler, kim dedi? 'Bir tane avukatım var' o dedi.

Binin üzerinde delege imza verdi. Hiçbir şey söylemeyip üstüne yatıyorlar. Oysa o imzalar gereğince alıp da seçim kurumuna başvursa, yapıyorsa yapacak yapmıyorsa yapmayacak bundan da kaçıyorlar.

"O DÜĞMEYE BASMASIN Kİ KARARI YARGITAY'A YOLLAMASIN"

54 gün geçti, istinaf, BAM 36'nın, kararı vermişler. 54. gün. Dosyayı Yargıtay'a göndermediler. Bir aydır bir düğmeye basacak mahkeme başkanı basmıyor. Adli tatil gelene kadar onaylamamak için, 3 günlük rapor daha almış o düğmeye basmasın ki kararı Yargıtay'a yollamasın. Kararı alan, kararı Yargıtay'a yollamamaya çalışıyor. 5-6 gün daha sallarsam araya adli tatil girer, 40 gün tatil girer ben de bu işlerden kurtulurum. Yargıtay'ın bozacağını adı gibi bilen, kendisine verilen talimatı uygulayanın muradını ben biliyorum. Ama millet günü gelince soracak bunun hesabını.

MİLLET YENİ PARTİ DİYE KOLUMU ÇİMDİKLİYOR

“Bir yandan da ‘Efendim yeni parti kurulur mu, efendim kurulmasın nereye gidiyorsunuz? Niye gidiyorsunuz? Anlayamadım.’ Kimse yeni parti kurmanın meraklısı değil de sokakta iktidar yürüyüşümüzü kesip partiyi baraj altına çekip umudunu tükettiğin emekli soruyor yeni partiyi. Böyle soruyor böyle kolumu cimciriyor yeni parti diye. Yeni partiyi nasırlı elleriyle kiraz toplayan teyzem soruyor. Sanayide bütün gün çalışan kalfa soruyor. Yeni partiyi, ‘Alın terinin karşılığını alırsam sosyal demokratların iktidarında alırım, sendikaya kavuşurum, yarın öbür gün daha iyi çalışırım’ diyenler arıyor. Yeni partiyi bu ülkenin ‘Artık bu ülkede yaşamayacağım ve dünyanın başka bir tarafına gideceğim’ diyen gençler soruyor.

Ondan sonra diyor ki ‘Anlamadım niye yeni parti’ diyorsun. Hem seçilmeden geleceksin, AKP yargısıyla atanacaksın, kendini altı yıl öncesinden bugüne olmayan mazbatanla ışınlatacaksın, eline verilen delege, ki 500 tanesi o seçimde oyu bana değil sana vermiş. İnsan bundan bir şey anlar ya. O seçimde, ‘İradesi sakatlandı’ dediğin seçimde sana oy veren 500 delege imza vermiş, ‘Gel kurultayı yenileyelim’ diye. Ona yok. Bu kurultayda bin 333 delege tarihin en yüksek oyuyla, oyunu kaybetmemeye yemin etmiş, kazanan CHP’nin iktidar yürüyüşüne vermiş. ‘Ben kurultay yapmayacağım.

Yaparsam Eylül’de başlayacağım, Nisan’a kadar sallayacağım. Erken seçim olursa AKP‘ye böyle yakalanacağım, bütün umutları kaybettireceğim.’ Ondan sonra, ‘Ya yeni parti niye konuşuluyor, hiç anlamıyorum.’ Millet anlıyor niye konuşuluyor. Milletin umudunu burada tüketirsen, millet umudu yeni partide arıyor. 

"ADLARINI ANIP BİR KERE KÖTÜ KELİME SÖYLEMEDİM"

Ömrüm boyunca kendimden önce görev yapan Genel Başkanlarla konuşurken düğmem açık konuşmadım. Adlarını anıp bir kere kötü kelime söylemedim. Benden önceki Genel Başkan demediğini bırakmadı. ‘Olsun o beni eleştirir, onun hukuku bana emanet’ dedim. Şimdi buradan söylüyorum. 2023’te yapılmış seçim için 2025’te seçilmiş il başkanlarını görevden alıyorsunuz. 60 tanesi sizin döneminizin il başkanını, ‘Niçin seçilmiş CHP’ye saygı duyuyorsun, atanmış benimle yürümüyorsun?’ diye bu partinin evlatlarını kıyıyorsunuz, partiden atıyorsunuz. En sonunda da dönüp dolaşıp ‘Öyle yapamam, böyle yapamam’ diyorsunuz. Giderken 1 milyon 250 bin üye vardı, 2 milyona çıkardık Allah’a şükür. ‘Etmeyin istifa’ dedim. Maalesef 50 bini istifa etmiş. 1 milyon 950 bin üyemiz var. 

"SON SAHİBİ NE BENİM NE SENSİN"

Görüyorum ki ‘Ben aday olmam. Hiç olmadım. Aday gösterilirsem olabilir’ falan lafları yeniden geri gelmiş. Tam zamanı. İlk kez Sayın Kılıçdaroğlu size bu kürsüden ki bu kürsüde siz görev yaptınız, konuştunuz. Ben orada oturdum, burada oturdum. Alay ediyorlar benimle. Alay oldunuz, ben burada gözyaşı döktüm. Bu kürsüden ama bu kürsünün ilk sahibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Son sahibi ne benim ne sensin. Madem ki partilisin, madem ki bölünmek istemezsin, madem ki bölünme olursa AKP‘ye yarayacak diye sanki bölebilecekmiş gibi konuşursun.

'KAYBEDEN CHP'Yİ SALSIN'

Buradan açıkça söylüyorum, açık açık. İster 1 milyon 950 bin üyemizle, istifa edenleri geri çağıralım ve 2 milyon üyemizle, ister son bıraktığın 1 milyon 200 bin üyemizle ikimiz tüm üyelerle Genel Başkanlık yarışına girelim, kaybeden CHP’yi salsın, CHP’yi salsın. Kaybeden siyaseti bıraksın. Sayın Kılıçdaroğlu çağrı yapıyorsun ya, çağrı yapıyorum. İkimiz yarışalım 2 milyon üye ile. Yüzde 90’ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum. Bu aziz milletin ve bu aziz emanetin önünde tarihi çağrımı yapıyorum. 2 milyon üye ile yarışalım, yüzde 90’ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum. Arkadaşlar ‘Bilmiyorum, duymuyorum, konuşmuyorum’ diyerek değil, siyaset iddia ile olur. ‘Partiyi birinci parti yapmazsam siyaseti bırakıyorum’ demiştim, yaptım.

‘Yüzde 90 oy almazsam siyaseti bırakıyorum’ diyorum. Kazanmak, galibiyet iddia işidir. Ortaya koyuyorum. Buyursunlar, bekliyorum. Saygılar sunarım.”