Korkusuz
Ümit Zileli

Ölmez ağacını öldürmek (2)

Dün aynı başlık altında kaleme aldığım yazımda anlatmıştım.

-Bu iktidar, zeytinlik alanları betona çevirmek adına her şeyi yaptı!

Tam 7 kez kanun çıkarmaya yeltendi, kanun tekliflerini torba yasa tekliflerinin içinde milletten saklamaya bile çalıştı... Ancak hiçbirinde başarılı olamadı, tümünü kaybetti. Ama vazgeçmedi!

Yönetmeliklere sarıldı yine olmadı... Sanayide çağ atlamaktan, Turizmi patlatmaktan dem vurdu yine olmadı... Hem üretici hem halkın büyük çoğunluğu hem de Meclis’teki sağduyu sahibi, vatansever milletvekilleri bu günaha geçit vermedi...

Deyim yerindeyse tepkiler çığ gibi patlayınca, “zeytinime dokunma” mitingleri, yürüyüşleri, protestoları birbiri ardına gelmeye başlayınca iktidar cephesi geri adım atmak zorunda kaldı.

-Ancak, “iyi saatte olsunlar” yeni planlar peşindeydi!

Torbanın içindeki sürgün!


Geçtiğimiz Aralık ayında bir kez daha düğmeye basıldı...

İktidara mensup milletvekilleri, AKP Düzce milletvekili Fahri Çakır’ın ilk imzasıyla 10 Aralık tarihinde “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” teklifi verdi.

İlk bakışta enerjiyle ilgili, masumane bir teklif gibi görünüyordu. Ancak ah o “bazı kanunlar” sözcükleri yok muydu, onlar da torbanın içine dahil oluvermişti! Onlardan birinin içeriğini paylaşayım:

-Zeytin alanlarının madenciliğe açılması!

O teklif içerisinde maden kanununa geçici bir madde ekleniyordu. Önce maddenin gerekçesine bakalım:

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ruhsat sahibi veya rödövansçı olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından yürütülen madencilik faaliyetlerinin, zeytinlik alanlarda kayıp yaşanmadan, dengeli bir biçimde sürdürülmesi doğrultusunda tabi olacağı usul ve esasları düzenlenmek.

Gerekçe böyleydi; “zeytin alanlarında kayıp yaşanmadan!” O alanların nasıl katledileceğini, asla geri dönüş olmayacağını birazdan anlatacağım. Ancak önce geçici 45’inci maddeyi biraz daha açıp “ölmez ağacının nasıl gömüleceğini” iyice anlayalım:

-Geçici Madde 45’e göre: “ Ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlar veya fiili olarak üzerinde zeytinlik bulunan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda, zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının izin verilecek maden sahalarının bulunduğu ilçe ve il sınırlarına öncelik vermek suretiyle taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilir” deniyor.

Hiç sıkılmadan yer verilen “zeytin alanlarının zarar verilmeden taşınması” bölümünü görünce sinirimden güldüğümü anımsıyorum. Başta uzmanlar, çevreciler ve Sayıştay raporları “yüzlerce yıllık zeytin ağaçlarının yerinden koparılması durumunda öleceğini” açıkça söylüyor, anlatıyorlar! Yani 45’inci geçici maddede yapılan  laf kalabalığının tek cümlelik Tükçesi şöyle oluyor:

-Zeytin alanlarının ruhuna El Fatiha!

Yalanın büyüğü heybede!


Bitmedi; yalanın büyüğü, milletle alay etmek neymiş onu paylaşayım:

Kanun teklifinde hiç açık bırakmamak, zeytin alanların nasıl “pamuklar içinde” korunacağını anlatmak için şöyle deniyor:

-Zeytin sahasının taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda ise, ilgili sahada madencilik faaliyetleri yürütülebilecek ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilebilecek. Kamu yararı dikkate alınarak buna Bakanlık izin verebilecek. Ancak iznin öncesinde aralarında biyolog ve ziraat mühendisinin de bulunduğu uzman kişilerden alınan görüşler doğrultusunda Bakanlıkça belirlenecek alanda, faaliyet yürütülecek alan ile eşdeğer büyüklükte zeytin bahçesi tesis edilmesi zorunlu olacak.

Yani yüzlerce yılda yetişen zeytin ağaçları yerine “sözde” yeni zeytin bahçeleri tesis edilecek. Ne kadar alicenap bir davranış; gözlerim yaşardı vallahi, yüzlerce yıllık zeytinlikler berhava edilip yerine maden sahaları açılacak. O verimli alanlar çöle döndürülecek, sonra da o alanlara eşdeğer büyüklükte yeni zeytin alanları tesis edilecek...

-Bu nasıl cürettir, bizlerin alnında “eşek” mi yazmaktadır inanın anlayamadım!

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç’ta, anlayamamıştı ki, bu teşebbüsü şöyle yorumlamıştı:“

-AKP, Meclis’e ‘zeytin sürgünü’ yasası getirdi. Enerji süsü altında zeytinlik alanlarını madenlere açacaklar. Bu bir sürgün yasasıdır!

Büyük tepkiler sonucu bu son saldırı da savuşturuldu, teklif torbadan çıkarıldı. Ancak dikkati elden bırakmamak, uyanık olmak lazım... Elimdeki bilgilere göre 2023 ortasına kadar yüzlerce maden ruhsatı verileceği öngörülüyor

-Su uyur, rantçı uyumaz!