Can Ataklı
7 Mayıs 2021

Of of oooof aman Allah’ım nedir bu anlatılanlar böyle?


İRONİ

Of of oooof aman Allah’ım nedir bu anlatılanlar böyle?

Saygın iş insanlarımızdan Sedat Peker, bir süredir yurt dışında yaşıyor biliyorsunuz.

Türkiye’ye dönmek istediğini ama devletimizin büyüklerinden davet beklediğini açıklamıştı kısa bir süre önce.

Bu bilgileri özel olarak çektiği videodan öğrenmiştik bizler de.

Umarız ve dileriz, devletimizin büyükleri tezelden kendisini ülkeye dönmek üzere davet ederler, o da memleket hasreti çekmekten kurtulur.

Sedat Peker beyefendi, söz konusu videosunda eski bir içişleri bakanından ve Davutoğlu Hükümeti’ni düşüren Pelikancılar’dan da söz etmişti.

Bazı ifşaatlarda bulunmuştu.

Sonra da “Bazı önemli açıklamalar yapacağım, bunun için 12 video daha çekeceğim” demişti.

Sedat Peker beyefendinin sözünü ettiği 12 videodan ilkini dün izledim.

Aman Allah’ım o ne öyle?

Kendisinden binlerce kez özür dilerim ama söylediklerini bu köşede yazamam.

Vallahi de korkarım, billahi de korkarım!

Kendisi nasıl korkmamış onu da bilemiyorum tabii.

Tabii siz değerli okurlarım da merak etmiştir mutlaka.

Benden bir şey alamazsınız, bu nedenle Google’da arama yapın lütfen.

“Sedat Peker, Pelikan” veya “Sedat Peker 2. video” yazarsanız çıkıyor.

Kendi başınıza izleyin beni bu işe bulaştırmayın.

Şimdi benim merakım başka.

Sedat Peker beyefendi 12 videodan söz etmişti.

Bu daha birincisi…

Demek ki 11 tane daha video izleyeceğiz.

Şimdi onları bekliyorum.

Ama daha birincide bu kadar inanılmaz olaylar anlatılıyorsa acaba diğerlerinde neler var?

NOT: Şimdi işin şaka tarafını bir kenara bırakalım.

Sedat Peker’in sosyal medyada paylaştığı video gerçekten inanılmaz.

Normal koşullarda siz bu yazıları okurken Peker’in söylediklerinin soruşturulmasına başlanmış olması gerekiyor.

“Efendim yurt dışına kaçmış bir yeraltı dünyasının şefinin sözüne mi bakılacak?” diyenler olabilir.

Ama öyle değil işte, bazı gerçekler ancak bu kişiler açıkça konuşursa ortaya çıkabilir ancak.

Açık söyleyeyim, Sedat Peker söz verdiği gibi 12 videoyu tamamlayabilir mi, kuşkuluyum.

Çünkü daha birincide yeri yerinden oynatacak bilgiler veriyorsa; ikinci, üçüncü, döndürdü videoda neler olabileceğini ilgili olanlar tahmin ederler ve harekete geçerler.

Peker’in başına bir şey gelebileceğini ima etmiyorum, hemen anlaşma zemini ararlar ve sanıyorum anlaşırlar da.

Bana göre keşke 12 video da tamamlansa, kim bilir daha neleri öğrenmiş olacağız o zaman.

BUNU YAZMAK GEREK

İşte Halkın Kurtuluş Partisi’nin kayda geçirdiği suç duyuruları

Daha önceki yazıları okuyanlar tabii ki hemen hatırlayacaktır, kamuoyunun çok konuştuğu ama kimsenin harekete geçmediği birçok olayda Halkın Kurtuluş Partisi’nin yargıya giderek suç duyurusunda bulunduğunu yazmıştım.

HKP’nin bu eylemleri aslında medyada yeterince yer bulmuyor.

Ancak sonuçta kim olursa olsun, yapılan suç duyuruları sonunda kamu görevlilerinin ve iktidar sahiplerinin suç olarak nitelenen eylemleri kayda geçirilmiş oluyor.

Örneğin bütün siyasi parti başkanları AKP’nin lebalep kongrelerini eleştirdi.

Ancak hiçbiri buna izin veren valiler, emniyet müdürleri veya diğer ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunmadı.

HKP ise üşenmedi gitti verdi suç duyurusunu.

Aynı şekilde hiçbir pandemi kuralının uygulanmadığı kalabalık cenaze törenleri de çok eleştirildi ama yine kimse kılını kıpırdatmadı Halkın Kurtuluş Partisi’nden başka.

HKP avukatlarından, sadece son beş-altı ayda yaptıkları suç duyuruları ve şikayetleri göndermelerini rica ettim.

Bunlardan 21 tanesini sizlerle paylaşıyorum, çünkü hepsini tablo olarak koymaya kalksak sayfada yer kalmayacak.

Tabloda görüleceği gibi güreşçinin banka yönetim kurulu üyesi yapılmasından diplomaya, birkaç maaş alanlardan İstanbul Sözleşmesi’nin iptaline kadar pek çok konuda suç duyuruları yapılmış.

Bunların hiçbirinden henüz sonuç alınmamış.

Bazılarında soruşturma sürüyor güya ama bir şey çıkmayacağına eminim.

Tabii şu anda bir sonuç alınmamasının çok da önemi yok.

Sonuçta bütün suç isnatları yargının kayıtlarına geçti, üstünü tamamen kapatıp yok etmeleri mümkün değil. Günün birinde iktidar değişikliği olursa iş başına gelenler için büyük bir hizmet olacak bunlar.

ÇOK GÜLDÜM

Yahu adama bak elini özellikle kaldırmış ve caminin görülmesini özellikle engelliyor. Olmaz ki ama bu kadar da saygısızlık…

BUNU YAZMAK GEREK

İçki yasaksa sigara neden yasak değil?

Güya koronaya karşı 17 günlük tam kapanma kararı aldılar.

Ama belli ki amaç başka…

Öyle acele ile kalkıştılar ki bu işe, daha ilk günden yüzlerine gözlerine bulaştırdılar.

Ondan sonra düzeltmek için genelge üzerine genelge yayınlıyorlar.

İçki, sigara, kırtasiye, nalburiye, tuhafiye, kozmetik ürünü satan her yeri kapattılar önce, ama bunların hepsi büyük marketlerde de satılıyor.

Esnaf ayağa kalktı haksız rekabet oluştuğu için.

Haydi bu sefer marketlere sadece “temel ihtiyaç maddeleri satabilirsiniz” dediler.

O zaman da sigara sorun oldu.

İçişleri Bakanı, “Tamam marketler sigara satsın” dedi.

İyi de sigara temel ihtiyaç maddesi değil ki?

Tam tersine Özel Tüketim Vergisi uygulanan bir ürün.

ÖTV; lüks (mücevher, kürk vb.), sağlığa zararlı (alkol, sigara vb.), çevreye zararlı (benzin vb.) mallara uygulanıyor.

Neresinden tutsanız olmuyor.

Sanıyorum İçişleri Bakanı da “Hayırlısıyla şu bayramı bir geçirsek de daha fazla ayağıma dolanmadan şu tam kapanma sürecini tamamlasak” diye geçirmiyorsa içinden ne olayım?

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Erdoğan’a mesafeli olun yeter

Korona nedeniyle ramazanda halka “Kalabalık iftarlar yapmayın” çağrısında bulunan AKP Genel Başkanı’nın kendisi bu kurala hiç uymuyor.

Ramazanın ilk gününden beri her gece bir iftar verdi Erdoğan.

Bazen tek kişiye iftar verdi, bazen kalabalık gruplara, bazen de kendi gitti.

Örneğin ilk akşam bir partilinin “yoksul” evine davetliydi.

Birkaç akşam önce de bir çiftçi ailesinin evine konuk olmuştu.

Medyada yer alan bütün fotoğraflarda Erdoğan karşıdan görüntülenmişti.

Bir tane de Erdoğan’ın olduğu taraftan çekilmiş fotoğraf buldum.

Dikkat ederseniz ev ahalisi Erdoğan’a en az bir metre mesafede oturtulmuş.

Kendileri ise dip dibe…

Yani diyorlar ki, “Erdoğan’a mesafeli olun yeter, sizin kendiniz için önlem almanıza pek gerek yok.”

Yazarlar

Of of oooof aman Allah’ım nedir bu anlatılanlar böyle?
Can Ataklı