Ankara Büyükşehir Belediyesi, Mansur Yavaş’ın başkanlığa seçildiği 31 Mart 2019’dan bu yana eski Başkan Melih Gökçek hakkında 100’den fazla suç duyurusunda bulundu.
“Görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, ihaleye fesat karıştırma, kamuyu zarar uratma”; ne ararsanız var...
Yargıya taşınan konular arasında Ankapark, helikopter kiralanmasındaki usulsüzlük, Belbeton A.Ş.’nin özelleştirilmesi, hafriyat gelirlerinin Osmanlıspor’a devri, süs bitkisi ihalelerinde belediyenin zarara uğratılması iddiaları başı çekti.
Sadece saydığım bu birkaç suçun kamuya maliyeti 2020’nin parasıyla 3 milyar lira olarak açıklandı.
Bununla da kalmadı:
Eski Meclis Başkanı ve Başbakan yardımcısı Bülent Arınç da Melih Gökçek’in Ankara’yı parsel parsel sattığını, çağrılırsa tüm bildiklerini savcıya anlatacağını söyledi.
Ama on yıldır çağrılmadı!
★★★
Peki; neden?
Çünkü İçişleri Bakanlığı, Recep Tayyip Erdoğan’ın “metal yorgunluğu” kılıfıyla 2017’de görevden aldığı Gökçek’e sahip çıkarak soruşturma izni vermedi!
Bu yüzden de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bir türlü harekete geçemedi.
Böylece Gökçek, sütten çıkma ak kaşık gibi, halefini yıpratmaya çalıştı...
★★★
Bugün nihayet bu kibir abidesinin yargılanması konusunda bir umut ışığı doğdu.
Danıştay, İçişleri Bakanlığı’nın, Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesi yönündeki kararını kaldırdı.
Ankara Büyükşehir Belediyesi de Bülent Arınç’ın tanıklık yapması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu.
★★★
Şimdi tüm gözler Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda...
Bakalım CHP’li başkanları gizli ve hatta yalancı tanık ifadeleriyle bir yıla yakın bir süredir “içeride” tutan yargımız, hakkındaki iddialar ayyuka çıkmış Gökçek’e dokunabilecek mi?
Eğer “tırnak ucu kadar” adalet kaldıysa...
Gökçek’in “kibir krallığı” çökertilir.
Bize de “Türkiye’de gerçek hakim ve savcılar da varmış” demek düşer.
Bir İhsan Aktaş daha!
İhsan Aktaş diye bir arkadaş var...
Yanlış anlaşılmasın; Aziz olanı değil; bu sadece İhsan Aktaş...
Bayburtlu...
Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu...
Daily Sabah ve Yeni Şafak gazetelerinin internet yazarı...
MÜSİAD Yüksek İstişare Heyeti üyesi...
AKP’li Esenler Belediyesi’nin Bilim Kurulu üyesi...
Bizi ilgilendiren tarafına gelince:
GENAR Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı!
Açıkladığı hiçbir anket, diğer anket firmalarının sonuçlarına benzemez...
AKP hep öndedir...
Bir iki istisna dışında, bu hep böyledir!
Ocak sonu itibarıyla yine bir anket yapmış ve sonuçları yayınlamış:
AKP yüzde 33.5, CHP yüzde 31.2, DEM Parti yüzde 9.7, MHP yüzde 8.2, İYİ Parti yüzde 5, Anahtar Parti yüzde 4.2, Yeniden Refah yüzde 2.6, Zafer Partisi yüzde 2.5, TİP yüzde 1.2...
★★★
Bana göre TÜİK’in başına geçmeyi hak ediyor!
Bütün araştırma şirketlerinin AKP’yi CHP’nin en az 2-3 puan arkasında bulduğu bir dönemde AKP’yi 2.3 puan farkla birinci yapmış ya...
Kesinlikle enflasyonu da eksiye düşürür!
Kapsama girmek!
MHP’nin ikinci adamı Feti Yıldız hafta başında yaptığı açıklamada Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşması anlamına gelen “umut hakkı”nı kabul edeceklerini açıklamıştı.
Dün de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum, “Kapsamına Öcalan da girmektedir” diye bir paylaşım yaptı.
Hani mahalle edebiyatında, “On saniyeliğine delikanlı olun” diye bir söz vardır ya...
Bu arkadaşlar, bunu bile yapamıyor!
Ne demek, “Kapsamına Öcalan da girmektedir...”
Çıkıp delikanlı gibi, “Biz bu düzenlemeyi Öcalan’ın özgür kalması için yapıyoruz. Onu serbest bırakıyoruz” desenize...
★★★
Hepiniz “bir şeyler”in kapsamına giriyorsunuz ama...
Bunun ne olduğunu size birkaç yıl içinde vatandaş söyleyecek!
Hem de haykırarak!
GÜNÜN SORUSU
Dün 11 ili etkileyen ve 53 bin 725 yurttaşımızın ölümüne neden olan büyük depremin üçüncü yıl dönümüydü. Bu nedenle Meclis’te özel bir oturum düzenlendi. Ancak 592 vekilden sadece 43’ü özel oturumda hazır bulundu:
CHP’den 19, AKP’den ve DEM Parti’den 8’er, MHP’den 4, Yeni Yol ve İYİ Parti’den ise 2’şer milletvekili...
Kabul; başta CHP’liler olmak üzere bir bölümü deprem bölgesindeydi. Ya diğerleri? Sorum onlara:
Neredeydiniz?