Hüsnü Mahalli
26 Eylül 2021

Neden kızdı?


New York’ta Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye ve ABD ortak değerlere, ortak çıkarlara ve köklü bir geçmişe dayanan iki dost ve müttefik ülkedir dedi.

Ertesi gün Türk-Amerikan İş Konseyi (TAİK) konferansında konuşan Erdoğan Türkiye ve ABD iki güçlü stratejik ortak ve 70 yıllık müttefiktir. Bu çok özel ve sağlam temellere dayanan iş birliğimiz, yıllardır dünyanın bir çok coğrafyasında barışa, istikrara ve güvenliğe katkı sağlamıştır. Son dönemde yaşanan kritik gelişmeler ülkelerimiz arasındaki stratejik ortaklığın önemini ve kıymetini bir kez daha göstermiştir. Kişisel ilişkilerde olduğu gibi devletler de zaman zaman bazı konularda görüş ayrılıkları yaşayabilir. Biz, bunların dayanışma ve karşılıklı saygı çerçevesinde diyalog yoluyla aşılabileceğine inanıyoruz. Türk-Amerikan ilişkileri bu zaviyeden ele alındığında karşılaşılan zorlukları aşabilecek olgunluğa ve kapasiteye sahip olduğu görülecektir. Önemli olan her iki ülkede de bu yönde kuvvetli bir siyasi anlayış ve iradenin bulunmasıdır. Değerli dostum Başkan Biden ile 14 Haziran’da Brüksel’de yaptığımız samimi ve kapsamlı görüşmede bu konudaki ortak irademizi teyit ettik.

Bu iki konuşmadan sonra ne olduysa Cumhurbaşkanı Erdoğan tersi bir dil kullanmaya başladı.

Türk evinde gazetecilerle sohbet eden Erdoğan Temennim odur ki iki NATO ülkesi olarak birbirimizle hasmane değil, dostane davranalım. Ama iki NATO ülkesi olarak şu andaki gidiş pek hayra alamet değil. Benim Başbakan, Cumhurbaşkanı olarak yaklaşık 19 yıllık yöneticilik hayatımda Amerika ile olan münasebetlerimde geldiğimiz nokta maalesef iyi bir nokta değil. Ben oğul Bush ile iyi çalıştım, Sayın Obama ile iyi çalıştım, Sayın Trump ile iyi çalıştım ama Sayın Biden ile iyi başladık diyemem dedi ve 20 yıl önce Amerika Afganistan’a niçin girdi? Afganistan’da ne işi vardı ve şimdi Afganistan’dan niye çıkıyor? Herhalde bunun bir bedelinin olması lazım? Ve bunca mülteci şu anda nereye gidecek? Türkiye’nin kapıları açması ve bunları kabul etmesi düşünülemez. Bunun bir maliyeti var, bir bedeli var. Amerika burada ‘kapılar açılsın ve Afgan halkı Türkiye’ye girsin’ diyemez. Nitekim böyle bir şeye biz açık da değiliz, müsaade de etmeyiz. Burada bu bedeli ödemesi gereken Amerika’dır. Amerika’nın bununla ilgili adımlar atması lazım diye ekledi.

Perşembe akşamı Türkiye’ye dönen Erdoğan ertesi gün İstanbul’da Cuma namazı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayarak Türkiye-ABD ilişkileri şu ana kadar beklentim ve sayın Biden ile olan görüşmelerde de istenilen neticede değil. Şu an da aynı şeyi düşünüyorum. İki NATO ülkesi olarak bizim farklı konumda olmamız gerekir. Beklenen noktada değilsek bunları da ifade etmek gerekir. Ben ABD liderlerinin hiçbiriyle böyle bir sorun yaşamadım. ABD terör örgütleriyle mücadelede terör örgütlerine beklenenin çok çok üstünde destek veriyor. Mücadele etmesi gerekirken onlara yüklü miktarda silah araç gereç desteği veriyor. Bu yaklaşımlar olduğu sürece bizim de bunları dünya kamuoyu ile paylaşmamız gereklidir dedi ve konuyu 29 Eylül’de Soçi’de Putin’le yapacağı görüşmeye getirerek “Sayın Putin’den beklentilerim çok daha farklı. Zira Suriye’de rejim malesef burada bizim için ülkemizin güneyinde adeta bir tehdit oluşturuyor. Burada dost ülkeler olarak da sayın Putin’den daha doğrusu Rusya’dan bir dayanışmamızın gereği olarak farklı yaklaşımlar bekliyorum. Bu mücadeleyi de güneyde birlikte yürütmemiz lazım. Şu anda görüldüğü gibi ABD, Suriye ile de pek iniltili değil. Burada şimdi kim var, İran, Rusya ve biz varız. Burada eğer orayı da barış havzası haline dönüştüreceksek aramızda görüşmemiz şart. Bunları görüşeceğiz. Bir de Rusya ile ikili münasebetlerimizi çok daha ileri taşıma gayreti içerisindeyiz.

Yabancı medyada yazılanlara bakılırsa Biden, Erdoğan’la görüşmek istememiş. Onun yerine Ulusal Güvenlik Sekreteri Sullivan, Erdoğan’ın danışmanı İbrahim Kalın’a “Gel Washington’da görüşelim” demiş.

Anlaşılan Erdoğan’ın yıldızı Aralık 2019’da “Erdoğan’dan kurtulma zamanı gelmiştir” diyen Biden’la barışmayacak.

Ankara-Washington hattında her an her şey olabilir.

Putin ise pusuda bekliyor.

Yazarlar

Neden kızdı?
Hüsnü Mahalli