Amerika “Özgürlükler ülkesi” diye biliniyordu... Ve o ülkede demokrasinin tüm kurallarıyla uygulandığı, dünyaya da barış ve huzur getireceği iddia ediliyordu...

Hollywood filmlerinde görüyorduk... Amerikan askerlerinin kahramanlığı, insancıllığı, şefkati, düşmandan kurtardıkları ülkelere özgürlük getirdikleri filan anlatılıyordu.

Uzun yıllar dünya ülkelerinin beynini böyle yıkadılar.

Fakat sonra ne oldu?

Takke düştü kel göründü!

Dünyada nerede savaş, kan, zulüm ve adaletsizlik varsa Amerika da onun içinde oldu.

Irak, Suriye, Afganistan, Vietnam, Kamboçya, Panama, Bolivya, Venezuela, vs... Saymakla bitmez.

Amerikalılar, gittikleri her yere acı, ıstırap ve felaket götürdüler.

Daha kısa bir süre önce ABD Başkanı Trump “Tüm dünyaya barış diliyorum” diyordu...

Barış böyle mi olur?

O sözü söyledikten birkaç gün sonra Amerikan komandoları Venezuela Başkanı Maduro ile karısını kaçırarak Amerika’ya götürdü.

Başkan Trump “Maduro’yu New York’ta yargılayacağız” diyor. 

Uluslararası hukuka aykırı bir durum bu ama Trump’ın hukuk-mukuk dinlediği yok. Adam “Kanun benim” diyor.

2026 yılı dünyada çok çetin geçecek...

Trump’ın daha başka çılgınlıklarını da göreceğiz.