Korkusuz
Memduh Bayraktaroğlu

Ne adamdı be arkadaş...

Prens Yamato Takeru’yu bilenleriniz vardır...

Bilenlerinize hatırlatmak...

Bilmeyenlerinize ise tanıtmak istedim...

Lütfen:

Okuyunuz...

[caption id="attachment_393186" align="alignnone" width="600"] Yamato Takeru[/caption]



Efendim...

Prens Yamato, İmparatorun 79. ya da 80. çocuğu olarak doğdu...

Ne demek mi?..

Çünkü...

Yamato’nun ikiz kardeşi vardı...

Tarihçiler, Yamato’nun 79. mu yoksa 80. mi olduğunu bilmiyor...



Prens, imparatorun ölümünden sadece kısa bir süre sonra...

İkizinin aile yemeklerine geç katılmasını...

Ya da...

Bazen hiç katılmamasını:

Bahane etti...

Ve bir gün ikizine:

“Bu ne ya böyle... Biz, yemeğimiz önümüzde maaile seni mi bekleyeceğiz lan!” diye haykırdı...

Ve...

İkiz kardeşini kılıcıyla:

Parçalara ayırdı...



Kötü niyetli komplo teorisyenlerine göre...

İkiz kardeşinin aile yemeklerine katılmaması:

Bahaneydi...

Asıl amaç:

İktidarın tek başına sahibi olmaktı...



Prens daha sonra:

Kyushu adasında...

Kendisine baş kaldıran köylülerin hepsini öldürttü...

Ve fakat...

Hemen her isyanda olduğu gibi:

“Erkekliğin onda dokuzu kaçmak, biri hiç görünmemek” ilkesi(!) uyarınca...

İsyanın elebaşıları kaçtı...



Kısa bir süre sonra:

Bu defa...

Kadın gibi giyindi...

Kadın gibi tarandı...

Kadın gibi öründü...

Kadın gibi makyaj yaptı...

Ve...

İsyanın liderlerinin bulunduğu topraklara gidip:

Onları baştan çıkardı...



Ve...

Bir eğlence düzenledi...

İsyancı liderleri de davet etti...

Adamlar kafayı çekip kendilerinden geçince...

Onları kılıcıyla...

Karpuz gibi:

İkiye böldü...



Ama...

En meşhur kumpasını İzumo yöresinin...

En vahşi...

En ele geçirilemez...

En usta eşkıyasına karşı oynadı...



Eşkıyaya gönderdiği elçilerle:

“Onunla başa çıkamayacağımı anladım... Onu affetmek istiyorum... Böylece hem o hem de ben bundan sonra huzurlu bir hayat süreriz” teklifini yaptı...



Bunun üzerine eşkıya...

Yamato’yu topraklarında bir gezintiye davet etti...

Prens geziye:

Yanında...

Çok gösterişli bir kının içine koyduğu...

Tahta bir kılıç götürdü...



Öğle vakti Prens ve eşkıya:

Nehirde yüzdüler...

Yamato nehirden erken çıktı...

Eşkıya yüzerken...

Kılıçları değiştirdi...



Eşkıyanın kınının içine...

Yanında getirdiği:

Tahta kılıcı koydu...

Onun çelik kılıcını aldı:

Kendi kınına:

Yerleştirdi...



Sonra ne mi oldu?..

Akşamüzerine doğru eşkıya biraz kabalaştı...

Yamato çok kızmış gibi yaptı...

Eşkıyayı düelloya davet etti...



Ve tabii ki...

Tahmin ettiğiniz gibi...

Eşkıyanın elinde tahta kılıç...

Kendi elindeyse:

Eşkıyanın çelik kılıcı vardı...

Fatih’in torunları...


İmamoğlu’na getirilen siyasi yasak ve hapis cezası bir sonuç...

O sonucun gerçek sebebini:

Kaç kişi biliyor?..

[caption id="attachment_393193" align="alignnone" width="600"] İmamoğlu[/caption]



Ben bilmiyorum...

Ama...

Şüphemi çeken pek çok sebep sayabilirim...



Birinci olağan şüphelim asla:

Erdoğan değil...

Çünkü...

Erdoğan siyasi hayatının hiçbir döneminde...

Bir kere bile:

“Oyun kurucu” olmadı...

Oyunu başkaları kurdu...

O, oynadı...



Erdoğan’ın siyaset oyununu kuranlar...

“Sıfır duygu” ile çalışıyorlar...

Çünkü siyasetin:

Duygusallığı asla kaldırmayacağını biliyorlar...

 



Erdoğan için oyun kuranlar...

Fatih’in Kanunnamesini:

Bilmeyebilirler mi?..



Kanunnameyi bir kez daha hatırlayalım:

“Ve her kimseye evlâdımdan saltanat müyesser ola, karındaşların Nizâm-ı Âlem için katl eylemek münasiptir. Ekser ûlema dahi tecviz etmiştir. Anınla âmil olalar.”



Günümüz Türkçesiyle:

“Çocuklarımdan hangisi saltanat makamına çıkarsa, cihandaki düzeni sağlamak amacıyla, kardeşlerini öldürmesi uygundur. Din bilginlerinin çoğu da bunu onaylamıştır. Bu kuralı uygulasınlar...”.



Kendilerini:

Fatih’in torunları olarak gören o oyun kurucular...

Günümüzden yaklaşık 10 asır önce yaşamış Japon Prens Yamato’dan habersiz olabilirler mi?..

Tipine baktım da...


Binali Yıldırım...

2019 İBB seçimlerinde...

CHP’li sandık görevlilerinin hile yaptıklarını iddia etmişti...

“Nasıl yaptılar?” diye sorulunca...

“Oy kullanacak seçmenin tipine baktılar...

AKP’li ise iptal edilecek oy pusulası verdiler...” dedi...





Güldük geçtik...

Ancak...

YSK Başkanı’nın resmini görünce (İlk kez gördüm...).

Binali Bey’in o açıklamasını hatırladım...



Ve...

Karar verdim:

Bu tipten sadece:

“Erdoğan lehine karar çıkar...”.

Marksist mi?..




Hatırlayın lütfen...

Karl Marx:

“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” demişti...



Erdoğan o kadar çok...

Ve o kadar hızlı değişiyor ki...

Haliyle aklıma:

“Marksist mi ne?” diye sormak geliyor...


Akıllı adam abi...


Katar Emiri bizim Cumhurbaşkanımızı çok seviyor...

Bir seviyor...

Bir seviyor ki...

Adamcağız:

Cumhurbaşkanımız...

Ve...

Kendisiyle beraber:

“O ülke sizin bu ülke bizim” diye gezerken...

Gereğini de yerine getiren gazeteci milleti rahat etsin diye...

Elinin altındaki 450 milyon dolarlık uçağı (Yaklaşık 9 milyar lira...).

Sayın Cumhurbaşkanımıza hediye etti...





Ve canlarım...

Sayın Cumhurbaşkanımızı öz ağabeyi kadar çok seven Katar Emiri:

“Tayyip abi, sizin çocuklar turnuvaya katılamadı... Bizim çocuklar katıldı ama bildiğin gibi sıfırladılar... Gel misafirim ol finali izle... Sekreterlerini (“Bakanlarını” demek istiyor) de getir lütfen otel ve yemek içme masrafları benden” demiş olabilir...



Uçağın benzinini de karşıladı mı?..

Bilemem...

Ama...

Sayın Cumhurbaşkanımız ve yanındaki saygın gazeteciler finali hep birlikte izleyip döndüler...



Akıllı adam bizim cumhurbaşkanı...

Dikkat ederseniz bütün arkadaşları:

Ya Kral...

Ya Emir...

Ya da:

Başkan...



Hem hepsi: Çok zengin...

Ve çok: Bonkör...



Biden hariç...

Hak, hukuk, v.s.


CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun dedi ki:

“Erdoğan zaten anayasayı da yasaları da tanımıyor. Bir biçimde yine aday olacaktır. Biz ona hodri meydan diyoruz...”.

[caption id="attachment_393192" align="alignnone" width="600"] Seyit Torun[/caption]



Unutmuş olabilirim...

Yanlışım varsa...

Lütfen düzeltin:

Kemal Bey Ankara’dan İstanbul’a 430 km yolu:

Niçin yürümüştü?..



Benim aklımda: “Hak, hukuk, adalet” kalmış sanki...

Günün mizahı


ihsan aktas

@ihsanaktas

Ak Parti 20 yıllık siyasi hayatı boyunca, anlam dünyasına gölge düşürmedi. Her zaman demokrasi, adalet ve hakkaniyetten yana oldu. Bütün krizleri sandığa giderek çözdü. İmamoğlu meselesinde taraf olmakla eleştiriliyor. Erdoğan’ın gücü demokrasi ve halk desteğinden gelir vesselam...



Siz beni güldürdünüz...

Allah da sizi güldürsün İhsan Beyefendi...

Farkında mı?


Erdoğan:

“Kasnak gibi toplanıp dağılmaktan başka iş yapmayan Altılı Masa ve ortakları, birbirine çalım atmakla uğraşacaklarına çıkıp adaylarını ilan etsinler...”.



Altılı masanın adayını bizzat belirlediğinin farkında değil mi ne?