Ümit Zileli
14 Ekim 2020

Müminin gerçek görevi: Sabretmek


AKP’li Cumhurbaşkanı, geçen hafta Camiler ve Din Görevlileri haftası dolayısıyla sarayda düzenlenen programda konuştu…

Müminin gerçek görevinin varlıkta şımarmamak, yoklukta ise sabretmek olduğuna dikkat çekti ve aynen şu cümleyi kurdu:

Gerçek mümin, musibetler karşısında, ‘kahrın da hoş, lütfun da hoş’ diyerek acıyı bal eyleyendir…

Sahiden güzel, oturaklı laf… İyi de neden gerek duyuldu anlamadım? Cumhurbaşkanı, günlerdir, haftalardır hatta aylardır ekonominin ne kadar güzel gittiğini, “uçuşa geçtiğini” her konuşmasında vurgularken, niçin böyle bir laf etme ihtiyacı hissetti acaba?..

Bakın daha dün Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak müjdeyi verdi halbuki:

OECD’de birinci, dünyada ikinciyiz!

Nasıl olmuştu bu güzel şey? Ağustos’ta sanayi üretimi yıllık 10.4 artmış, satış hacmi yüzde 5.8 artmış, sektörel ciro endeksi ise yıllık yüzde 23.5 yükselmişti!

Sonra da şu sevinç duymamız gereken cümleyi ekledi bu:

İhracat treninin başına üretim lokomotifini getirerek istikrar ve verimlilik vagonlarını milli ekonomi raylarına oturtuyoruz!

Bir trenden yola çıkarak, böylesine veciz bir cümle kurmak her babayiğidin harcı değildir sayın seyirciler. Öyle bakmayın; biz hiçbir şey anlamasak bile demek ki olan biten gayet iyi şeyler vardı, Bakan Bey de bu şahane anlatımla onu bildiriyordu!

İyi de Cumhurbaşkanı niçin “acıdan bal eylemek”ten söz etmişti!..

Acıyı bal eyleyenler!

Verilen mesaj ne demek istiyordu acaba?

İkisini alt alta koyunca, “iyi şeyler oluyor, sıkın dişinizi” anlamına geliyor olabilirdi mesela! Ya da saray ile Bakan Bey arasında bir kopukluk mevzubahisti diyeceğim ama ona da ihtimal vermek pek mümkün gözükmüyor!..

Neyse biz şimdi “acıyı bal eyleyenlerden” bir bölümünün haline odaklanalım… İlk haber pek yeni:

Yürürlüğe girdiğinden bu yana tam 190 kez değişen “Kamu İhale Yasası” 191. kez değiştiriliyor; Bu kez doğal gaz için değiştiriliyor! Ne oluyor peki?

Her türlü doğal gaz ithalatı kanun hükümlerinden istisna tutulacak!

Acaba neden? Bunu bilmiyoruz! Ancak doğal gaza bir yıl içinde yüzde 35, elektriğe ise yüzde 30 zam yapıldığını biliyoruz! Daha geçenlerde Karadeniz Ereğli açıklarında büyük doğal gaz rezervi bulunduğuna dair “müjde” en büyük Türk büyükleri tarafından verildiğinde “eyvah” demiştim!

Bu müjde, 2004 yılından bu yana verilen 9’uncu müjdeydi ve aradan geçen yıllar içinde doğal gaz zam rekorları kırmıştı!

Mesela “Genç işsizler” bu memleketin kanayan yarası! “Hangisi kanamıyor ki” diyeceksiniz eminim ama gençlerin ki bir başka acı! TÜİK verilerine göre bile gençlerde işsizlik oranı sürekli artış göstererek 25.9’a ulaştı; bu, her dört gençten birisinin işsiz olduğunu gösteriyor! Ancak uzmanlar oranların çok daha yüksek olduğunu, gençlerin yüzde 30’unun ne eğitimden yararlanabildiğini ne de çalışabildiğini işaret ediyor!

Karaman Ermenek’te örneğin, maden işçileri 13 aydır tazminatlarını alamadıkları için Ankara’ya yürüme kararı aldılar, sanki kolaymış gibi! Yürütmediler tabii! İşçiler ısrarcı olunca jandarma plastik mermi ve biber gazı ile müdahale etti.

6 aylık çocuk bile gazdan nasibini aldı, üç işçi de plastik mermiyle yaralandı!

Aile ve Çalışma Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, son iki yılda emeklilere 674.5 milyar ödeme yapıldığını iftiharla açıkladı! Zannımca, son günlerde SGK’nın maaş bile ödeyemeyecek duruma düştüğü haberlerine karşı yapmıştı bu açıklamayı… İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “ödemeseydiniz bari, bu nasıl açıklama” diye sordu doğal olarak! Emekliler aldıkları maaşlarıyla “oruç tutmaya” yakın bir beslenmeyle yaşamaya çabalarken, Bakan Hanım’ın bu açıklaması da tepki topladı!..

İçkiye akıl almaz zamlar yapılınca millet ucuz satılan içkilere yöneldi; son durum 8 kentte 44 ölü!.. Bu arada viski ile milli içkimiz rakının da kafa kafaya geldiğini ekleyeyim!

Daha bir dolu sayabilirim ama “acıyı bal eyleyen” ahaliden bir bölümünün son durumu bu!

Bal tutan parmağını yalayanlar da var tabii!

Ne de olsa büyük ülkeyiz…

Acıyı bal eyleyen ahalinin yanı sıra “bal tutan parmağını yalayan” bir bölüm de var doğal olarak! Yine yalnızca dünün haberlerinden örnek vereceğim…

Örneğin, CHP Sözcüsü Faik Öztrak, ATV’nin sahibi olan Kalyon Grubu’na verilen 10 milyar TL’lik ihaleyi ve 9.5 milyar TL’lik vergi istisnasını sordu… İhalenin kapalı kapılar ardında verildiğini anlatan Öztrak, Kovid-19 salgını bahane edilerek, afet ve salgın gibi olağanüstü hallerde gizli kapaklı masaya oturmayı sağlayan “İstisnai ihale” yöntemini kullanarak verildiğini söylediği ihalenin konusunu da açıkladı:

Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Yüksek Standartlı Demiryolu inşaatı ile Elektromanyetik Sistemlerin Temini İşi Projesi!

Siz anladınız mı ne ilgisi var salgınla, ben anlamadım valla!

Bir de sevgili kardeşim Murat Ağırel’in köşesinde yazdığı “Milyarlar havada uçuşuyor. 6 milyar 216 milyon TL” başlıklı yazısı var. Sayıştay Raporu’nda açıklanan “Kâr amacı Gütmeyen Kurumlara yapılan transferlerden” söz ediyor ve soruyor:

Kamu adına soruyorum, bu kâr amacı gütmeyen örgütler kimlerdir? Bu parayla hangi hizmetler yapılmıştır!

Bir soru da benden sayın seyirciler:

Kim sabredecek, kim parmağını yalayacak?!.

Yazarlar

Müminin gerçek görevi: Sabretmek
Ümit Zileli