Prompterda akan metni okuyan partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, okuduğu metnin ne kadarına katılıyor, ne kadarına katılmıyor hep merak etmişimdir.
Yine öyle bir duyguya kapıldım...
Cumhurbaşkanı, TRT World Forum 2025’in açılışında prompter aracılığıyla yaptığı konuşmada TRT’yi övmüş:
“Günümüzde aile kurumu hiç olmadığı kadar saldırı altındadır. Oyuncaklardan filmlere, dizilere, çizgi filmlere kadar her yere çarpık ilişkiler yerleştiriliyor. TRT ve Tabii’nin temiz içeriklerini bu bakımdan çok kıymetli buluyorum. TRT’nin varlığı, aile hayatına uygun yayınları için çok önemli.”
★★★
Doğru; günümüzde aile kurumu, hiç olmadığı kadar saldırı altında... Ama bu saldırı, Cumhurbaşkanı’nın ima ettiği gibi “sapkın cinsel akımlar” falan değil...
Asıl neden, ülkede derinleşen yoksulluk ve geçim sıkıntısı...
Aile kurumu çatırdıyorsa, bu yüzden çatırdıyor!
Çünkü sıradan aileler artık borç içinde yaşıyor...
İhtiyaç duydukları hiçbir şeyi alamıyor.
Çocuklarının ihtiyacını karşılayamıyor.
Bu yüzden aile içi çatışmalar gittikçe artıyor.
★★★
O konuşma metninin yazarı acaba internete girip istatistiklere baktı mı?
AKP iktidarından hemen önce, yani 2001 yılında 91 bin olan boşanma sayısı, 2024 yılında 187 bin 343’e ulaştı.
Yani 23 yılda iki kattan fazla arttı.
2025 yılı rakamları henüz netleşmedi ama yıl içinde kesinleşen boşanmaların 200 bini geçtiği belirtiliyor...
Evlenme istatistiklerinde de durum farklı değil:
Evlenenlerin sayısı 2010’da 582 binken, artan nüfusa rağmen 2024’te 568 bine geriledi.
★★★
Gelelim “sapkın akımlar”a...
Metin yazarının, dolayısıyla o metni okuyan Cumhurbaşkanı’nın bu tanımla eşcinsel bireyleri kastettiği açık...
İyi de sayıları on binde birlerle ifade edilebilecek bu bireyler mi Recep Tayyip Erdoğan’ın “aile” anlayışını tehdit ediyor; yoksa hızla artan yoksulluk mu?
Takdiri size bırakıyorum.
★★★
Ve TRT’nin temiz içeriklerine gelince...
Anlaşılan Cumhurbaşkanı ve sevgili metin yazarı, sadece Gönüldağı’nı seyrediyor...
İnsanların birbirinin evini dinamitle havaya uçurduğu, bir bölümdeki silah sayısının Kadıköy Emniyeti’ndeki silah sayısından daha fazla olduğu Taşacak Bu Deniz’i izlesin mesela... Oradaki aile bireylerinin birbirlerine attığı kazıkları, kurduğu komploları görsün...
Görsün de ondan sonra TRT’nin “temiz içeriği”nden söz etsin... MİT’in manevi sponsorluğunda çekilen Teşkilat’ı da mutlaka seyretsin. Gizli servisimizin bir bölümde 200 kişiyi öldürdüğü, şiddetin meşrulaştırıldığı bu dizi mi tehdit ediyor aile hayatımızı, yoksa kendi hallerinde yaşayıp giden, sinek bile öldürmeyen LGBTİ’ler mi; bir daha düşünüp karar versin...
★★★
Bir cumhurbaşkanı konuşunca ağzından çıkan sözleri kimse tartışamamalı...
Yani doğru olmalı...
Oysa Recep Tayyip Erdoğan’ın metin yazarları o kadar cahil ve gayri ciddiler ki, yazdıkları her konuşma metniyle Cumhurbaşkanı’nı tartıştırıyorlar...
Gerçekten çok acı!
Yalan ayıbı!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün Saray’da düzenlenen TRT Genç Kanalı Açılış Etkinliği’nde, “Türk mühendisler tarafından üretildi” denilen RoboGenç isimli robotu tanıtmış...
Ancak robotun, yüzde 100 Çin malı olduğu ve Çin merkezli bir teknoloji şirketi tarafından üretildiği, fiyatının da 13 bin 500 dolar olduğu ortaya çıkmış...
Sıradan bir vatandaş olarak, koskoca Cumhurbaşkanı’na bu robotun Türk mühendisler tarafından üretildiği yalanını söyleyenlerin hemen ortaya çıkarılarak teşhir edilmesini talep ediyorum.
Kim, kimi kandırıyor?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, daha birkaç gün önce, 20 bin liraya yükseltilen en düşük emekli maaşının sefalet ücreti olduğunu söyledi ve düzeltilmesi için gövdelerini taşın altına koyacaklarını söyledi...
MHP’li vekiller önceki gün Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 20 bin liralık AKP teklifinden yana oy kullandı.
Bu durumda ya MHP milletvekilleri genel başkanlarını umursamıyor ya da Devlet Bey bize “numara” yapıyor.... Kameralar önünde başka, kapalı toplantılarda başka konuşuyor...
Sonuçta; hep ama hep AKP’nin dediği oluyor...
Bahçeli, verdiği sözü bir kez daha tutamadığıyla kalıyor.
GÜNÜN SORUSU
Sorum size:
İnsanları iftiralarla, haksız suçlamalarla, yalancı gizli tanıklarla içeride tutsalar bile yıpratamayacaklarını anlayanların... “Bel altı” iddialara yönelip itibar kaybettirmeye çalışmalarını nasıl karşılıyorsunuz?