Ahmet Takan
10 Ağustos 2021

Merwe’nin kızı vicdan yapıyor mu?…


Kapkaranlık bir ülke olduk!..

Dumandan göz gözü görmüyor…  Eskiden faili meçhul denilince akla sadece karanlık cinayetler gelirdi… “Faili meçhul” un tanımı değişti, kapsamı oldukça genişledi . Kimin eli kimin cebinde o da belli değil. Sadece yargı sistemine bağlamayın suçu. Çuvaldızı herkese, her yere  batırın. Toplumu ayakta tutan kurumlar çöktü. Her şeyden önemlisi ahlak çöktü!..

“Her yol mubah”, toplumun tüm kılcal damarlarına sirayet etti. İdrak yolları iltihaplanmasından yakınıyorduk daha büyük bir belanın pençesine düştük. Her gün tivilere çıkıp bol keseden atan uzmanlar, nedense bu büyük çöküntüye hiç değinemiyorlar. Gerçek yangını gören yok!

★★★

Ohh ne güzel memleket!..

Türkiye’ye kaçak  yollarla giren, iri kıyım seçilmiş Afganlar, İstanbul’da Sultangazi’de bir kamyonun kasasından indiriliyor, sokaklara salınıyor. Kimseden ses seda yok. Müdahale eden yok. “Durun kardeşim burası yol geçen hanı mı?”, “Hoop hemşerim nereye böyle!” diye çıkışan yok. Dün, babama geçmiş olsun dileklerini iletmek için İstanbul’dan arayan çok değerli bir dostumla telefonda kısa bir süre sohbet ettik. Dostum dedi ki; “Etiler’de yürüyüş yapıyordum. Karşıma izbandut gibi 2 Afgan çıktı. Zorla para istediler. Zor uzaklaştım. Epey de korktum”..  Afgan göçmenlerin taburlar halinde bir zamanlar “namus” olan sınırlarımızdan sevkiyatı devam ediyor.

Kabak gibi ortada!..

ABD, saray iktidarı ile anlaşarak TSK’yı Afganistan’da jandarma yaparken diğer yandan 20 yıllık işgalde ABD ordusu ve yönetimiyle işbirliği yapan Afganları Türkiye’ye yığıp, kurtuluyor.

(Şu anda çıplak gözle görünen bu. İlerideki tezgahları hakkında ancak el yordamı ile tahminlerde bulunabiliyoruz)

ABD Dışişleri Bakanlığı işgal sürecinde ABD ordusu için çalışan ya da birliklerinde görev alan 1 milyon dolayında Afgan’ı zaman yetersizliği nedeniyle ABD’ye kabul etmeyeceğini gerekçe göstererek, bu kişilere ‘dost üçüncü ülkelere giderek vize başvurusunda bulunmalarını’ bildirip açıktan Türkiye’yi adres göstermişti. Bizdeki, sadece görüntüdeki Dışişleri Bakanlığı ise güya açıklama yapıp sert tepki göstermişti. Aklımızla alay etmeye devam ediyorlar!.. Dışişleri tepki gösteriyor, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ise mülteci almaya devam edecekleri söylüyor.

Tam bir kaos ve karmaşa!..

Belli ki; ABD’ye esaslı bir söz verilmiş…

Aksi takdirde, hani S-400’ler konusunda, F-35’lerde ABD’ye güya dayılanıp epey de “Eyt”,”Üyt çekmiştik ya!.. Neden, Mehmetçiği Afganistan çekebilme kozumuzu masaya sürmüyoruz?..

★★★

Çok merak ediyorum;

Yalvar yakara koparılan randevu sonucunda, Brüksel’de gerçekleşen baş başa Biden-Erdoğan görüşmesine tek tanık olan Merwe Kawakçı’nın kızı  (tercüman!) Fatima Gülham Abushanab’ın vicdanında en ufak bir sızlama var mı?.. Monolog haline geçtiği belli olan o görüşmede Biden’ın ağzından çıkanları duyup bugünlerde görmeye başladıkları yüzünden vicdan azabı çekiyor mu? Geceleri yastığa başını koyup gönül huzuru içinde rahat rahat uyuyabiliyor mu?..

Fatima hanım!..

Suriye’de, Libya’da, Doğu Akdeniz’de hepsinden geri vites yaptık?.. Neler hissediyorsunuz acaba?.. Veya hissedebiliyor musunuz!..

★★★

Bay Sedat Peker, günler sonra twitleri ile yeniden piyasaya çıktı. Ana başlığı, hayatta olmayan  AKP’li Burhan Kuzu’ydu… Kısmen duyup, bildiğimiz hususlara yeni bilgiler ekledi. Ardından, eski danışman, “Kuzu’nun fişini çektiler” açıklamasıyla ortalığı iyice karıştırdı.

En başta dedim ya!..

“Faili meçhul” un tanımı değişti, kapsamı oldukça genişledi diye…

Sadece, dış politikada mı?..  Sadece, Rusya’dan alınan S-400’lerde mi? Sadece, Libya’da mı?..  Sadece, Afganistan, Afgan mültecilerde mi?..

Eski danışmanı çıkıyor,  ilan edildiği üzere Covid’ten değil de Burhan Kuzu’nun kasıtlı bir şekilde öldürüldüğünü iddia ediyor… Ortalık hâlâ lay lay lom!..

Ankara neyi konuşuyor?..

Bakanlar Kurulu’nda gidecekler ile yerlerine gelecekleri…

Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli  arasında geçenlerde gerçekleşen bir telefon görüşmesinde sertleşen ses tonlarının nedenlerini…

O zaman bay Peker’den ricamız olsun:

Eski İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş da vefat etmeden önce bir özel hastanede Covid tedavisi görüyordu. Topbaş’ın ölümünden sonra yapılan açıklamalarda Covid’ten iyileştiği fakat çoklu organ yetmezliği yüzünden öldüğü açıklanmıştı.

Bay Peker?..

Kadir Topbaş ile ilgili bildiklerinizi açıklar mısınız?

Merak etmeyin… Kimseye bir şey olmaz!.. Karanlıkta göz gözü görmüyor…

★★★

Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Merwe’nin kızı vicdan yapıyor mu?…
Ahmet Takan