Ahmet TAKAN
11 Eylül 2020

Meral Akşener, psikolojik savaş ile yenilir mi?..


Uzun zamandır, İYİ Parti ve lideri Meral Akşener’in siyasette kilit konuma geldiğini taşları yerine koyarak yazıyorum. Nihayet, taraflı tarafsız kesimlerce kabul edilip tescillenmek zorunda kalındı. 1-2 gün ara verilse de iç siyasette gündem İYİ Parti ve Meral Akşener etrafında şekilleniyor. Hal böyle olunca da Meral Akşener’e karşı büyük bir psikolojik savaş başlatıldı. Hem Cumhur İttifak’ı hem HDP hem Abdullah Gül cephesi hem de ana muhalefet partisi CHP üzerinden. Hataya zorlanıyor, boşa düşürülmek isteniyor Meral Akşener…

İYİ Parti lideri Akşener, “eve dön” çağrısına verdiği yanıtlardan sonra 2 önemli açıklama daha yaparak psikolojik harp hamlelerini ustaca savuşturmayı başardı.

İlki, bir televizyon kanalında Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda kendisini köşeye sıkıştırmaya çalışılan soruya verdiği cevaptı. Akşener, “Elbette olmayı çok isterim herkes gibi. Çok iyi işler yapacağımıza da inanıyorum, güveniyorum. Bu başka bir şey. Cumhurbaşkanlığı konusuna gelinceye kadar çok zaman var. Ne zaman seçim olacağını bilmiyoruz. Millet İttifakı denen kavramın bir parçasıyız. Elbette o karşılıklı konuşularak oluşacak. Cumhurbaşkanı olacağım diye Türkiye’nin geleceğiyle oynamayacağım” dedi. Farklı farklı yorumlara sebep olan bu cevap hem CHP hem saray hem de Abdullah Gül cephesini hoplattı. Kafalarının daha da karışmasına daha da hırsla hareket etmelerine sebep verdi. Değerlendirmemizi daha da somutlaştırıp ayaklarını yere bastıralım;

Muharrem İnce krizi ile  CHP’de ön cepheye sürülen Murat Karayalçın, “CHP, İYİ Parti, HDP resmi ittifak” yapsın söyleminin dozajını iyice arttırdı. Meral Akşener’in defalarca “HDP eşittir PKK” demesine karşı ve İYİ Parti’de Karayalçın’ın demeçleri şiddetli alerji yaratmasına rağmen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sessiz kalması dikkatlerden kaçmadı. Kılıçdaroğlu, “Abdullah Gül’den korkuyorlar” mesajlarında ısrar etti. Bu arada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli aradan bir daha sıyrılarak, 2023 Cumhurbaşkanı adaylarının Tayyip Erdoğan olduğunu ilan ediverdi. Akşener’e karşı şiddetli bir psikolojik harp hamlesi daha yapıldı. Cezaevinden Selahattin Demirtaş, eşi Başak Demirtaş ile birlikte Meral Akşener’e kahvaltıya gidebileceğini söyledi.  Akşener’de, cevabı yapıştırdı; “Şimdi ben Güneydoğu’yu iyi bilirim. Güneydoğu’nun bir özelliği şudur. Kanlın olsa kan davalı birisi olsa kapısı çalındığı zaman o kapıdan içeri alınır. O evin annesi en yaşlısı korur, kollar. Son kapıdan dışarı çıktıktan sonra kan davası devam eder. Güneydoğu’nun böyle bir özelliği vardır”. Akşener’in gayet nazik ve diplomatik sayılacak bir dille verdiği cevap hem CHP’ye hem de Abdullah Gül cephesine yönelik de sanırım…

Vee geldik düne…

Abdullah Gül’ün beyninin yarısı ve bir zamanların AKP iktidarı ile FETÖ arasında mektup büyükelçisi, gazeteci sıfatlı Fehmi Koru, “Yeni düzenin özelliklerini en iyi anlayan MHP ve lideri, en az anlayanı ise İYİ Parti ve lideri” temalı bir yazı kaleme aldı. Maksadım, siyasi analiz kamuflajlı psikolojik harp yazısını burada tekrarlamak değil. Merak eden bakar okur. Muhterem Fehmi Koru her ne hikmetse Devlet Bahçeli’yi pohpohluyor, Meral Akşener’i de yeriyor. Koru’nun yazsından sadece küçük bir bölüme yer vereceğim;

“Son cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylıkta ısrarı yanlıştı; HDP’nin siyaset aritmetiğindeki önemini de tam göremediğini her fırsatta belli ediyor. En son Selahattin Demirtaş’ın cezaevinden yaptığı ‘Bir kahve içmek üzere ev ziyaretinde bulunma’ farazi teklifini ‘kan davası’ benzetmesi eşliğinde kabul etmesi de aynı minvalde. İçinde yer aldığı ittifakın zayıf halkasını teşkil ediyor İYİ Parti ve Meral Akşener.”

Bugünden, bu kadar erkenden Abdullah Gül cephesinin Meral Akşener’e açıktan saldırmasının hikmeti sebebi ne olabilir acaba?..  Çook ilginç!.. Akşener’i eyvallah ettirmeye mi çalışıyorlar?.. Abdullah Gül’ün İstanbul ofisinde yapılan değerlendirmelere kulak kabartıyorum… Stratejileri çok net ortaya çıktı; CHP, HDP, DEVA ve SP ittifakı istiyorlar. Gül’ün yakın çevresinden bir arkadaşıma sordum, kahkaha attı, “hırsla yazdırılmış bir yazı” dedi.

Fehmi Koru efendiye soralım o zaman;

Abdullah Gül ile kafa kafaya verdin, MHP’nin Cumhur İttifakı’ndaki gücünü abartarak, İYİ Parti’nin Millet İttifakı’ndaki gücünü önemsizleştirmek istiyorsun. Yeni dönemi en iyi anlayan Bahçeli, hiç anlamayan Akşener ise, soru şu;

Büyükşehir belediyeleri seçim sonuçlarını nasıl okuyalım?..

Öyle ya, eğer Bahçeli çok kıymetli ise büyükşehirleri AKP kaybetmemeliydi. Akşener önemsiz ve değersiz ise taş çatlasa yüzde 25 oyu olan CHP büyükşehirlerde hangi dahiyane formülle seçim kazandı?..

Madem Bahçeli’nin oyun planı ve kurgusu çok iyi… Neden önce Akşener yuvaya çağrıldı yerli ve milli oldu?.. Ardından da bayram değil seyran değil Mansur Yavaş sarayda ağırlandı bir dediği iki edilmedi?.. Ha bu arada!.. Yakında, Devlet Bahçeli “Mansur Yavaş ülkücü kardeşimizdir, yeri MHP’dir” derse ben hiç şaşırmayacağım. Sizde şaşırmayın!..

28 Şubat sürecinde İçişleri Bakanlığı görevi sırasında, psikolojik savaş harekatları ile tanışan Meral Akşener, MHP’den ayrılış ve İYİ Parti’yi ilk kurduğu günlerde oldukça sıkı bir deneyim kazandı. Bakalım, bu yeni saldırı ve ayak oyunları karşısında neler yapabilecek?..

– Ulu Tanrı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.

Yazarlar

Meral Akşener, psikolojik savaş ile yenilir mi?..
Ahmet TAKAN