Menopoz kabusunuz olmasın

Menopoz kabusunuz olmasın

Menopoz bir zamanlar kadınlar için neredeyse “kadınlığın hatta hayatın sona ermesi” anlamına geliyordu. Öyle ki, “kadınların ortak kabusu” olarak değerlendirilen bu dönem, “yaşlandıran, kas ve kemikleri eriten, gençliği alıp götüren” bir hastalık gibi görülüyordu. Dr. Ayfer Pepekal Kükrer, “Kadınlar menopoz dönemini sorunlarla, sıkıntılarla geçirmek zorunda değil’ dedi ve bu konuda şunları söyledi…

Menopozal dönem, premenopoz (menopoz öncesi), menopoz ve postmenopozal (menopoz sonrası) dönemlerden oluşuyor. Menopoz, 45-55 yaşlar arasında görülüyor. Dünya çapında ortalama menopoz yaşı 51, Türkiye’de ise ortalama yaş 47’dir. Bu dönemde yaşanan şikayetler 5 ana başlık altında toplanabilir… İşte onlar ve çözüm yolları

1- Sıcak basması

Menopoz şikayetleri deyince akla ilk gelen sıcak basması oluyor. Öyle ki menopoz dönemindeki her dört kadından üçü sıcak basması ve terlemeden yakınıyor. Aşırı yorgunluk, fiziken kaldırabilceğinden daha fazla aktivite, sigara, kafein, alkol, yağlı-baharatlı yiyecekler ve çevresel faktörlerin sıcak basmalarının artmasında uyarıcı rolleri var. Bu etkenlerin yanı sıra stres de sıcak basması ve terlemeye neden oluyor. Sıcak basmalarını önlemek için hormon tedavisi uygulanıyordu. Hormon replasman tedavisi ile menopoz dönemindeki kadının düşük östrojen ve progesteron seviyelerinin belirli bir seviyeye getirilmesi amaçlanıyor. Ancak bu tedavide kullanılan ilaçların, meme kanseri riskini de artırdığı bulundu. Bu konudaki çalışmaların yetersizliği ve ilaçların yan etkilerinden dolayı kadınlar bitkisel tedavileri tercih ediyor.

2- Uykusuzluk

Kadınların adetten kesildiği dönemin en bilinen ikinci şikayet konusu da uykusuzluk. Yapılan birçok çalışmada yoganın sıcak basması ve uykusuzluk şikayetlerini düzeltmede ve yaşam kalitesini artırmada olumlu etki yaptığı ortaya konuyor.

3- Üreme sistemi sorunları

Menopoz döneminde kadınların yaşadığı sıkıntılar arasında vajinal kuruluk da öne çıkıyor. Bu nedenle cinsel ilişki sırasında sorun yaşayabiliyorlar. Araştırmalar, hormon replasman tedavisinin sıcak basmaları ve vajinal kuruluk biçimindeki menopozal belirtileri gidermede etkili oluyor. Menopoz sonrası dönemdeki kadınlar üzerinde yapılan bir diğer çalışmaya göre de iki haftada bir probiyotik alımı vajinal florayı (vajinanın kendine has sağlıklı, bakteriyel yapısı) geliştiriyor.

4- Psikolojik etkiler

Kendini kötü, üzgün, ağlamaklı hissetme, isteksizlik, ruh halinde değişiklik, sinirlilik, gerginlik, çabuk öfkelenme, huzursuzluk, panik hissi, genel performansta azalma, hafızada zayıflama, konsantrasyon zorluğu ve unutkanlık… Tüm bu belirtiler de kadınlarda menopozun en az fiziksel şikayetleri kadar yoğun yaşadığı yakınmalar olarak karşımıza çıkıyor.

5- Kemik erimesi (osteoporoz)

Menopoz döneminde rahim fonksiyonlarının durması ve östrojen hormonunun üretiminin kesilmesi, yaşla bağlantılı olarak kemik kaybını hızlandırır ve osteoporozun yani kemik erimesinin şiddetini artırıyor. Vitamin A alımının kemik gücünü artırdığı, kanser riskini azalttığı, kırıklarını önlediği ve menopozal dönemde inme (felç), ölüm gibi olaylarda da doğrudan ilişkili olduğu saptanmıştır. Menopozal dönemde vitamin D alımı ise kemik kırıklarını önlemekte ve kalsiyum ve fosfat konsantrasyonu içinde çok önemlidir. Menopoz sonrası dönemde olan kadınlarla yapılan çalışmalar da prebiyotiklerir kalsiyum emilimini ve kemik mineralizasyonu üzerinde yararlı etkileri olduğunu gösteriyor.

Özlem UÇAR / KORKUSUZ

Sağlık

Menopoz kabusunuz olmasın
Sağlık