Cumartesi günü hayata veda eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 17’nci Başkanı Hüsamettin Cindoruk, dün Teşvikiye Camii’nde kılınan öğle namazından sonra Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilerek sonsuzluğa uğurlandı.
Laik Atatürk Cumhuriyeti’nin yılmaz bir savunucusu olan Hüsamettin Cindoruk, 103 yıllık Türkiye siyaset tarihinin en temiz isimlerinden biri olarak tarihteki yerini aldı.
Cindoruk, 9’uncu Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel’in en güvendiği siyaset adamlarından biriydi... Yıllarca beraber, omuz omuza mücadele etmişlerdi. 1980 yılındaki “12 Eylül Askeri Darbesi”nde, Demirel ile birlikte tutuklanmış, onunla beraber Zincirbozan Askeri Üssü’nde bir süre hapis yatmıştı.
Hüsamettin Cindoruk, 1991 – 1995 yılları arasında başkanlığını yaptığı Meclis’in bugünkü durumu hakkında düşündüklerini bir röportajında şöyle açıklamıştı:
“Meclis artık, bizzat kurduğu ‘Devlet’in sahibi değil. Cumhurbaşkanı’nın yürürlüğe soktuğu ‘Kanun Hükmünde Kararnameleri’ onaylayan bir kuruluş haline geldi. Her şey Cumhurbaşkanı’nın elinde... Bizde uygulanan ‘Başkanlık Sistemi’ dünyada sadece (eski adı Habeşistan olan) Etiyopya’da var, başka ülkede yok!”
Cindoruk her zaman devlet yönetiminde “Parlamenter Sistemi” savunmuştu. Cennet mekânı olsun.