Bireysel kredi kartı borçluluğunu kontrol altına almak ve finansal istikrarı desteklemek amacıyla yeni bir düzenleme hayata geçiriliyor. Kredi kartı limitlerinin vatandaşların tespit edilen gerçek gelirleriyle uyumlu hale getirilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Risk Merkezi veri setlerinin birleştirilmesi planlanıyor.
Yapılacak entegrasyonla bankaların, kredi kartı limiti tahsis ederken yalnızca talep edilen tutarı değil, kişinin kayıtlı gelirini ve mevcut borç yükünü de sistem üzerinden doğrudan kontrol etmesi hedefleniyor.
LİMİT ARTIŞLARINDA KAYITLI GELİR ESAS ALINACAK
Yeni sistemle kişilerin gelir seviyesinin üzerinde yüksek limitli kredi kartına sahip olmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Bankaların belirli dönemlerde otomatik olarak gerçekleştirdiği limit artışlarının da kullanıcıların belgelenebilir ödeme gücüyle sınırlandırılması planlanıyor.
Uygulamanın yasal altyapısı ile kredi kartı limitlerinin hangi yöntemle uyarlanacağı, hazırlanacak mevzuatla netlik kazanacak.
TAKİPTEKİ ALACAK ORANI YÜZDE 2,9'A YÜKSELDİ
Merkez Bankası verilerine göre, bireysel kredi kartı ve Kredili Mevduat Hesabı (KMH) büyümesinde yavaşlama görülmesine rağmen bankacılık sektöründe takipteki alacak oranı yükseldi.
Temmuz 2026 itibarıyla sektörün takipteki alacak oranı yüzde 2,2'den yüzde 2,9'a çıktı. Bu yükselişte KOBİ kredilerinin yanı sıra tüketici kredileri ve kredi kartı alacak bakiyelerindeki artışın da etkili olduğu belirtildi.
Ocak 2026'da devreye alınan yeniden yapılandırma imkanlarına karşın, takipteki alacaklar için ayrılan yüksek karşılıkların finansal denge üzerindeki etkisi yakından izleniyor.
TÜRKİYE'DE HANEHALKI BORCU GSYH'NİN YÜZDE 10,1'İ
Uluslararası karşılaştırmalara göre Türkiye'de hanehalkı borçluluğu, küresel ortalamaların altında seyrediyor. Verilere göre hanehalkı borcunun Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranı 2025 yılında yüzde 10,1 olarak kaydedildi.
Aynı dönemde bu oran gelişmekte olan ülkelerde ortalama yüzde 45,6, gelişmiş ülkelerde ise yüzde 67,8 seviyesinde gerçekleşti.