Büyük devletler böyledir işte… Hırslıdır, aç gözlüdür, kabadayıdır.
“Ben kuvvetliyim. En güçlü silahlar bende… Ben her istediğimi yaparım.. Var mı bana yan bakan?” kafasındadır bunlar…
Hak, hukuk, insanlık aramayın!
ABD Başkanı Trump’ın, İsrail’i çırak olarak yanına alıp İran’a saldırarak kanlı bir savaş başlatması haklı olarak herkesi endişelendirdi.
Bu savaş, korkunç bir yangın gibi önce Ortadoğu’yu, sonra tüm dünyayı sararsa her yer cehenneme döner.
“Meşruiyeti tartışmalı” olan saldırının sonu ne olur bilinmez. Dileriz daha fazla büyümeden biter.
Şunu da belirtmek gerekir ki, İran’daki molla yönetimi 47 yıldır, soylu İran milletine, çağ dışı, gerici, yobaz bir yönetim anlayışlıyla eziyet ediyordu ama bu, Trump’a İran’a saldırma hakkı vermez. Trump’ın “İran nükleer bomba yapacaktı” iddiaları da bir bahane… İran, tüm nükleer çalışmalarını durdurduğunu defalarca açıkladı.
Trump’ın saldırısı “Kurt ile kuzu” hikâyesi gibi… Kurt, akan derenin başında minik kuzuya “Suyumu bulandırıyorsun” diye kızmış. Kuzu korku içinde “Nasıl bulandırabilirim? Ben sizden aşağıdayım kurt amca” diye cevap verince kurt sivri dişlerini göstererek “Bulandırsan da, bulandırmasan da senin yiyeceğim” demiş ve kuzunun üzerine atlamış. Trump da İran’a öyle yaptı!