Memduh Bayraktaroğlu
17 Şubat 2021

Korkularınız cesaretlerinize engel olmasın. Gerçek kahramanlar korkularına rağmen mücadeleden vazgeçmeyenlerdir…


Cesaret korkusuzluk değildir…

Cesaret, korkularınızdan korkmamaktır…

Endişelerinizden endişelenmemektir…

Benim de korkularım var…

Benim de endişelerim var…

Kendim için korkmasam bile…

Yakınlarım, sevdiklerim için korkularım var

Ama…

Korkuyorum diye…

Doğru bildiklerimi söylemekten vazgeçecek değilim…

Kaldı ki…

Hayat bana şunu öğretti:

“Cesaret, korkulara rağmen yanlışlıkların üzerine gidebilmektir…”.

Nitekim…

İktidarın da muhalefetin de yanlışlarını (Tabii ki bana göre) söylememin sebebi…

Üzerine üzerine gittiğim o korkularım ve endişelerim değil mi?..

Zaten o yanlışları görmesem neden korkayım ki?..

Korkularımdan korksam

Endişelerimden endişelensem…

O endişelerimin ve korkularımın üzerine gidebilecek cesareti bulabilir miyim?..

Sözün özü…

Tabii ki korkuyorum…

Tabii ki sizler de korkacaksınız…

Korku insanî bir duygudur…

Ancak…

Korkularınız İstiklal Marşımızdaki gibi olsun…

Cesaretinizi öldürmesin…

Korkularınıza rağmen mücadeleden vazgeçmeyin…

Nitekim Mehmet Akif Ersoy’un söylediği de o:

“Korkma” derken hemen arkasından nasıl da umut veriyor:

“… sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak…

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak…”.

Enseyi karartmayın…

Bu şafaklarda yüzen al sancağı söndürmeye hiç kimselerin gücü yetmez…

Hatta…

Sandıktan çıkıp iktidar olsalar bile…

Yeter ki…

Korkularınız cesaretinize engel olmasın…

Gerçek kahramanlar…

Korkularına rağmen mücadeleden vazgeçmeyenlerdir…

NAZIM’IN DEDİĞİ GİBİ: GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ…

Canlarım…

Yakın gelecekte işsizlik; üzüleceğiniz hatta utanacağınız bir statü değil aksine…

Yeni ve avantaj getiren statünüz olacak.

İşe gitmeyecek…

Sabit ücret almayacak…

Ama…

Aranan bir “uzman” olacaksınız…

Siz iş aramayacak…

Size ihtiyacı olanlar siz arayıp bulacak ve teklif isteyecekler…

Nasıl mı?..

Kısaca anlatmaya çalışayım…

Evinizde, bir konuda uzmanlaşacaksınız…

Ne diyorsunuz siz gençler ona…

“Freelancer” olacaksınız…

Saat, gün ya da haftalık olacak ücretleriniz…

Ya evinizden yapacaksınız işinizi…

Ya gittiğiniz tatil yerinde

Ya da…

Seyahat ederken…

Çünkü ofisinizi (Bugün, ben dâhil pek çoğumuzun olduğu gibi) çantanızda taşıyacaksınız…

Çok yakın bir zamanda pahalılık diye bir şey de kalmayacak…

Çünkü enflasyon da tarihe karışacak…

Üretim çok kolaylaşacağı ve maliyetler çok düşeceği için…

Fiyatlar da ucuz olacak…

Enseyi karartmayın…

Ancak…

Kendinizi geleceğe hazırlayın…

Bugünler ve bu karanlık zihniyet geçecek…

Nazım’ın dediği gibi:

Güzel günler göreceğiz…

GERÇEKLERİ SÖYLEMEYE DEVAM

Benden duymak istediklerini söylememi isteyenlerin hayal kırıklığı yaşadıklarını…

Ve…

İstediklerini söylediğimde beni alkışlarken

Sevmedikleri bir şey söylediğimde ise “dede” yerine “moruk” dediklerini görüyorum.

Canlarım… Her şeye rağmen…

İnandıklarımı…

Ve…

Kendi penceremden gördüğüm gerçekleri söylemeye devam edeceğim…

DOĞRU YOLDAYIM…

Çoğunuz mutlaka
farkındasınız…

Bilhassa Youtube kanalımda

Hem iktidara destek verenlerin hedefindeyim…

Hem de muhalefete destek verenlerin…

Demek ki doğru yoldayım…

CİMER BU HAFTAYI DA BOŞ GEÇMEDİ…

Yazılarıma başlamadan önce Akyaka Jandarma’dan aradılar…

Yeni evrak, İstanbul savcılığından gelmiş…

İfademe başvurulacakmış…

Suçum neymiş?..

Malum…

Her hafta yapılan şikâyetin aynısı…

Özel birine “hakaret” etmişmişim…

Ve yine…

CİMER’den…

Sanırım biriktirip biriktirip sonunda:

“Cumhurbaşkanına hakaret etmemiş olmakla birlikte hakaret etmiş gibi yaptığı suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” verilen tek gazeteci olacağım…

Hâsılı canlarım…

CİMER bu haftayı da boş geçmedi…

Her hafta mutlaka bir şikâyet konusu buluyor…

AKP GENEL MERKEZİ’NDEN ARADILAR…

Jandarma’ya “İstanbul’dayım bir hafta içinde döneceğim” deyip telefonu kapadım…

Klavyenin daha ilk tuşuna basacaktım ki…

Avukatım (Aynı zamanda yeğenim) aradı…

AKP Genel Merkezi’nden gelen müjdeyi(!) bildirdi…

Kazandıkları 20.000 lira tazminatı “dört taksitte” ödeyebileceğimi…

Aksi halde…

Cebri icraya başvurulacağını söylemişler…

20.000 mahkemenin verdiği ceza…

8.600 lira da AKP Genel Merkezi istiyor…

Faiz ve avukatlık ücreti olarak toplam: 28.600 lira…

Tabii ki “kabul” dedim…

Evimize icra gelmesindense 4 ay sıkıntı çekmek daha doğru olacak çünkü…

Yazarlar

Korkularınız cesaretlerinize engel olmasın. Gerçek kahramanlar korkularına rağmen mücadeleden vazgeçmeyenlerdir…
Memduh Bayraktaroğlu