Türkiye Büyük Millet Meclisi, “demokrasinin kalesi”ydi!
Artık borsa...
Milletvekili seçimlerinin üzerinden henüz iki yıl bile geçmedi; tam 37 vekil partisinden istifa etti.
Bu vekillerden 14’ü AKP’ye, 14’ü de CHP’ye geçti... Dokuzu ise bağımsız kaldı.
En çok vekil kaybeden parti 8 vekille İYİ Parti...
Onu 7 vekille Deva, 6 vekille Gelecek, 3 vekille CHP, 2 vekille
Demokrat Parti, birer vekille de AKP ve Yeniden Refah Partisi izledi...
★★★
Son olarak Gelecek Partisi’nden istifa eden İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, DEVA Partisi’nden ayrılan İrfan Karatutlu ve CHP’den istifa eden Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır AKP’ye katıldı.
AKP daha önce de İyi Parti’den Nebi Hatipoğlu, Seyithan İzsiz, Kürşad Zorlu, Dursun Ataş, Ünal Karaman, Ahmet Ersagun Yücel, Salim Ensarioğlu’nu...
Gelecek Partisi’nden Nedim Yamalı, Serap Yazıcı Özbudun, Hasan Ekici’yi...
Yeniden Refah Partisi’nden ise Suat Pamukçu’yu transfer etmişti.
★★★
AKP yetkililerine göre, transferler bu kadarla kalmayacak... Önümüzdeki günler, yeni bomba transferlere gebe...
Peki; neden?
Nedenini herkes yazıp söylüyor:
AKP’liler, referandum barajına takılmadan anayasayı değiştirmek ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir kez daha seçilmesinin önündeki engeli kaldırmak istiyor.
O yüzden, düne kadar azılı AKP karşıtı olan isimleri bile saflarına katmakta sakınca görmüyorlar.
★★★
Hiç kolay sorulara kaçmayacağım:
“Demokrasi bu mu?”, “Transferlerle halkın iradesi gasp edilmiyor mu?” falan demeyeceğim...
Onlar zaten cepte!
Ben, partisinden istifa ettikten sonra başka bir siyasi partiye geçen tüm vekillerin ve yakınların servetlerinde bir artış olup olmadığını merak ediyorum.
Özellikle iktidar partisine hakaret ederken şimdi selam durmalara doyamayan omurgasız ve midesiz adamların mal varlıklarının araştırılması...
Kendilerine ne gibi avantajlar sağlandığının ortaya çıkarılması gerekiyor.
★★★
Bırakın “servet transferi”ni, eğer bu vekillerden biri, parti değiştirmesi karşılığında bir dondurma bile yediyse; bu, alçaklık ve satılmışlıktır...
3 Y ve İran!
İran karıştı. Direndikleri için öldürülenlerin sayısı 500’ü aştı... ABD Başkanı Trump her ne kadar olayları kendisinin yönlendirdiğini söyleyerek “güç gösterisi” yapmaya çalışsa da; bu, İranlı direnişçilere büyük haksızlık ve saygısızlık olur!
İsyanın tek nedeni var:
Üç Y!
Yasaklar...
Yoksulluk...
Yolsuzluk!
Bu “Üç Y” size bir şey hatırlattı mı?
Bizde de birileri bunları yok edeceğini söyleyerek iş başına gelmişti; ama sonuç ortada!
İnsanlar her şeye dayanır da...
Kendileri çocuklarını doyuramaz haldeyken, yani yoksulken...
Birilerinin ülkeyi soyup soğana çevirmesine, yani yolsuzluk yapmasına ve şatafat içinde yaşamasına...
Ve bu haksızlığı gidermek için sokağa çıktığında, kendisine her türlü hakkın yasaklanmasına dayanamaz...
İran yönetimi din istismarını, insanlara yaşam tarzı dayatmayı bırakıp 3 Y ile mücadele etseydi...
Trump falan vız gelir, tırıs giderdi!
Benim memurum!
Bundan 15-20 yıl önceye kadar bütün güven araştırmalarında Türk Silahlı Kuvvetleri hep ilk sırada çıkardı.
Hani derler ya...
Tuz da koktu!
Bu iktidar döneminde makam arabasıyla uyuşturucu kaçakçılığı yapan generali de gördük, üniformasının üzerine sarık takıp tarikat toplantısına katılanı da...
Dün de Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda ihale yolsuzluğu yapıldığını öğrendik.
Altısı asker yirmi şüpheli 2019-2024 arasında gerçekleşen 18 ihalede kamuyu 23 milyon 578 bin 505 lira zarara uğratmakla suçlanıyor...
Hiç arkasından dua falan etmeyeceğim; ne zaman ki bu ülkeyi yöneten kişi, “Benim memurum işini bilir” diye aptalca bir laf etti; işte o günden sonra bu ülke dikiş tutmaz hale geldi.
Şimdi güveneceğimiz tek kurum bile kalmadı... Ne acı!
GÜNÜN SORUSU
Önceki gün, ülkemizin önde gelen şair, yazar ve düşünce insanlarından Onat Kutlar’ın katledilişinin 31’inci yıldönümüydü. Kutlar, 30 Aralık 1994’te Taksim’deki Opera Pastanesi’ne bırakılan zaman ayarlı bombanın patlaması sonucu ağır yaralanmış ve kurtarılamamıştı. Saldırıyı her ne kadar İBDA-C üstlense de sonradan PKK tarafından düzenlendiği ortaya çıkmıştı. Sorum PKK’lıların affedilmesi için Meclis’te oluşturulan Komisyon’un tüm üyelerine:
Onat Kutlar’ın oğulları Gazel ve Mazlum’u da dinlediniz mi?