Karadağlı, “Sayın Akşener, televizyon televizyon gezip ‘kazanacak aday’ tarifi yaptı fakat seçimlere bir ay kalmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun kolundan tutup ‘Adayı artık belirleyelim, senin dışında bir aday istemiyorsan biz yokuz’ diyemedi. Aldığı oy oranı sıfır virgül bilmem kaçlarla ifade edilen particiklerin sözde liderleri kadar masada sözünü geçiremedi” açıklamasını yaptı.

Aralarında Kurucular Kurulu ve GİK eski üyesi Binnur Karadağlı ile partinin üst kademesinde görev alan, ilçe başkanlıkları yapan, milletvekili adayı olan 16 kişi, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde bir otelde düzenlenen basın toplantısıyla istifa ettiklerini duyurdu. Grup adına konuşan Karadağlı, Genel Başkan Meral Akşener’in politikasını eleştirerek şunları söyledi:

“PARTİMİZİN SAVRULUŞUNA TANIKLIK ETMEK ZORUNDA KALDIK"

"Kuruluşundan bugüne, yaklaşık 6 yıldır vatanımıza ve milletimize hizmet etmek gayesiyle burada bulunan arkadaşlarımızla birlikte İYİ Parti’de siyaset yapmaktayız. Bugüne kadar yaptıklarımız; inandığımız değerleri, hiçbir karşılık beklemeden savunmak ve bu uğurda mücadele etmekten ibaretti. Bugün burada ‘milli merkez’ iddiasıyla yola çıkan partimizi, vatansever yürekleri kullanarak kendi ikbal ve ihtirasları uğruna heba edenlerin ipliğini pazara çıkarmak ve gür bir sesle ‘kral çıplak’ demek için bulunuyoruz. Maalesef vatansever Türk milliyetçileri olarak bizler uzun süredir partimizin savruluşuna, bizlerin ve dava arkadaşlarımızın emeklerinin heba edilişine tanıklık etmek zorunda kaldık. Şimdi bu siyasi trajedinin gelişimini sizlerle kısaca paylaşmak istiyoruz. Partinin kuruluş aşamasında emek veren, şehir şehir gezip maddi manevi destek olan birçok arkadaşımız dururken listeler açıklandığında paraşütle indirilmiş, kim oldukları ve kime hizmet edecekleri kestirilemeyen birçok ismin parti kademelerine getirildiğini gördük.

"ATATÜRK’LE PROBLEMİ OLANLARA ÜST KADEMEDE GÖREV VERİLDİ"

Türklükle, Atatürk ve Cumhuriyet ile problemleri olan bazı isimlere üst kademelerde görevler verildi. Kuruluşun akabinde girdiğimiz ilk seçimde yine harmanda izi olmayan birçok isim, seçilecek sıralardan vekil listelerine yerleştirildi. Milli merkez olma yolunda demeçler veren, kürsülerde konuşan dava arkadaşlarımız aforoz edildi. ‘Söylemlerinden CHP rahatsızlık duyuyor’ diye toplumun teveccüh gösterdiği yol arkadaşlarımız pasifize edildi, partiden uzaklaştırıldı. Genel Başkanın bizzat kendisinin ‘ağabey’ diye hitap ettiği, milliyetçi camianın saygı duyduğu büyüklerimizin birçoğunun partideki ikbal ve geleceği ‘özel kalem’ denilen bir sekreterin iki dudağının arasına terk edildi. Yerel seçimlerde ülke sathında CHP ile iş birliği yapıldı. CHP başta İstanbul ve Ankara olmak üzere son 20 yılda kazanamadığı birçok büyükşehri, il ve ilçe belediyelerini İYİ Parti oyları sayesinde kazandı.

"İYİ PARTİLİLERE BELEDİYELERDE GÖREV VERİLMEDİ"

Buna karşın kazanılan belediyelerde İYİ Partililere doğru düzgün bir görev verilmediği gibi ‘Siz kimsiniz? Biz HDP sayesinde kazandık’ sözleriyle karşılık verildi. Bütün bunlara rağmen bizlere ‘Yerel seçimlerde yaşanan acemilik 2023 seçimlerinde yaşanmaz, siyasi duruşumuza uygun bir aday belirlenerek ilkeli bir ittifak yapılır’ düşüncesiyle mücadeleyi sürdürdük. Aylarca, hatta neredeyse 2 yıl boyunca başta CHP olmak üzere 5 farklı siyasi partinin liderleriyle görüşmeler sürdürüldü. Masalar kuruldu, yemekler yendi ancak Altılı Masa’nın gizli ortağı HDP ile üstü kapalı ittifak yapılmadığı konusunda kamuoyunu ikna edemediler. Sayın Akşener, televizyon televizyon gezip ‘kazanacak aday’ tarifi yaptı fakat seçimlere bir ay kalmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun kolundan tutup ‘Adayı artık belirleyelim, senin dışında bir aday istemiyorsan biz yokuz’ diyemedi. Aldığı oy oranı sıfır virgül bilmem kaçlarla ifade edilen particiklerin sözde liderleri kadar masada sözünü geçiremedi. İlk girdiği seçimde yüzde 10 oy almış bir partiyi, vatanperver teşkilat mensuplarını ve vatansever seçmenlerini ‘Sifonu üstlerine çekin’ diyen namertlere karşı kepaze etti.

"GENEL BAŞKAN SÖZÜNDE DURMADI"

Zehir zemberek masadan kalkıldı, esilip gürlendi. Sonra hangi gizli ilişkiler ağı ve menfaatler devreye girdi, bilinmez, tekrar masaya dönüldü. Başını öne eğip çalışmaya devam eden teşkilat mensuplarımıza son darbe milletvekili listeleriyle vuruldu. Temayül sonuçlarına uyacağını söyleyen Genel Başkan, bir kez daha sözünde durmadı; üyelerin desteğini alıp ilk sıralarda yer alan birçok isme vekillik listelerinde yer vermedi. Buna karşın hiçbir teşkilat mensubumuzun, hatta neredeyse hiçbir seçmenimizin adını sanını duymadığı isimler ön sıralardan milletvekilliğine aday gösterildiler. Bu parti sizin aile şirketiniz mi ki hesap verme gereği duymadınız? Yapılan bu alakasız tercihlerinizle ilgili açıklama yapmak yerine bu durumu sorgulayan parti mensuplarının gözlerinin içine baka baka Kongrede ‘Defolun’ diye bağırıp çağırmak, hakaret etmek nasıl bir pişkinliktir? ‘Ailemi emanet ederim’ denilip sonrasında sıtma ve ölüme benzetilenler, yüzlerinde ‘Rabbi Yessir’ görülüp birden savaş ilan edilenler... Dibinden ayrılmayan, partinin kasası emanet edilenlerin bir günde hain ilan edilmesi… Bu liste uzayıp gider.

"‘KRAL ÇIPLAK’ DİYEREK İSTİFA EDİYORUZ"

Herkes kötü, herkes hain olabilir ama Genel Başkan bunca tutarsızlığa ve beceriksizliğe rağmen hep olduğu yerde kalır. Genel Başkanın eşinin, oğlunun ve sekreterinin hükümranlık sürdüğü bu ortamda biz artık olmayacağız. Bizim ve vatanseverliğinden zerre şüphe duymadığımız bütün parti mensuplarımızın emeklerinin sömürülmesine daha fazla katlanmayacağız. Dün grup kürsüsünde timsah gözyaşları döken Sayın Akşener’in, teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediği aşikârdır. Bugün burada İYİ Parti Kurucular Kurulu üyeliği, Kurucu İl Yöneticiliği ve hâlâ aktif İl Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini sürdüren bu topluluk hep bir ağızdan ‘kral çıplak’ diyerek istifa ediyoruz. Tüm dava arkadaşlarımıza bir çağrı yaparak yaşatılan bunca kepazeliğe tepki göstermeleri çağrısında bulunuyoruz.”

(ANKA)