CHP Genel Başkanı Özgür Özel, önceki gün Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 11 tapusu olduğunu açıkladı.

Sonra da sordu:

“Toplam değeri 452 milyon lirayı bulan bu gayrimenkulleri hakim-savcı maaşıyla mı aldınız?”

Akın Gürlek bu iddialara yanıt verdi:

“Benim üzerime kayıtlı dört tane taşınmaz var. Diğerlerini bilmiyorum. Belgeler kesinlikle sahte ve düzmece...” 

Sonra...

Hem Özgür Özel, hem de Akın Gürlek birbirleri aleyhine hemen karşılıklı olarak dava açtı.

★★★

Gürlek“Özgür Özel’in amacı asrın yolsuzluğu davasını gölgelemek” ifadesini kullandı.

Kendisi bu ifadeyi İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’yken de kullanmıştı...

Ama şimdi durum farklı...

Kendisi sadece Adalet Bakanı değil; aynı zamanda tüm hakim ve savcıları atayan Hakim ve Savcılar Kurulu’nun da Başkanı...

Henüz süren bir davada “hüküm” vermesi ve bunu açıklaması, yargılamanın bağımsızlığına gölge düşürür.

Lütfen düşünün:

Adalet Bakanı’nın “asrın yolsuzluğu” dediği bir dava hakkında, kendisine bağlı yargıçların bundan sonra “her şeyi göze alarak” sanıklar lehine bir karar vermesi ne kadar mümkün olabilir?

Bu düpedüz, “Kararı ben verdim, kalemi kırdım; sen işin formalite kısmını hallet” demek anlamına gelmez mi?

★★★

Gelelim diğer meseleye:

Ya CHP Genel Başkanı kandırıldı ve yalana ortak oldu; Adalet Bakanı’nı boş yere suçluyor...

Ya da Adalet Bakanı gerçekleri söylemiyor.

Peki; biz kimin söylediğine inanacağız?

Aslında bunu anlamak için hiç öyle davaya mavaya gerek yok!

Adalet Bakanı bir basın toplantısı düzenleyecek ve Özgür Özel’in gösterdiği tapu örneklerindeki ID kodlarının (kişiye özel şifre) kendisine ait olmadığını kanıtlayacak...

Hepsi bu...

★★★

Peki; bunu yaparsa, yani o tapuların bugün ya da yakın geçmişte kendisine ait olmadığını kanıtlarsa ne olacak?

Aslında o da belli:

Özgür Özel kamuoyunu yanılttığı için kendisinden ve halktan özür dileyip, CHP Genel Başkanlığı’nı bırakacak...

Peki; Akın Bey bunu yapamazsa...

Yani tapuları çürütemezse; o ne yapmalı?

Onun da ne yapacağı belli:

Görevinden affını isteyecek!

★★★

Yaparlar mı?

Vallahi siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama bana bu saatten sonra bu işin geri dönüşü yokmuş gibi geliyor.

Biri kesinlikle gidecek...

Yani “Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz!” ama...

Abbas kim olacak, işte onu anlayacağız!

Karşı hamle...

Akın Gürlek dünkü açıklamasında Özgür Özel’ “karşı bir hamle”de bulundu.

Özel’in son yerel seçimlerden önce, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’ten “aday gösterilmesi karşılığında bir şeyler aldığını” iddia etti.

Bunun, baz istasyonları kayıtlarıyla kanıtlanabileceğini savunarak, “Muhittin Böcek de aslında anlatacak da... Zamanı var. Özgür Özel seçime girmesi için kendisinden bir şeyler istiyor. Muhittin Böcek de bunu veriyor” dedi...

★★★

Yani... Sadece Özgür Özel’i yolsuzluk yapmakla suçlamakla kalmadı; aynı zamanda Muhittin Böcek’in itirafçı olacağını da ima etti.

İyi de bunu bir Adalet Bakanı olarak kendisi nereden biliyor?

Yoksa, halen tutuklu olan Muhittin Böcek’e yönelik bir baskı mı var?

Kendisi, itirafçı olmaya mı zorlanıyor?

İki kişinin telefonunun aynı yerden sinyal vermesi, ille de aralarında bir para alışverişi olduğu anlamına gelir mi?

★★★

Sayın Bakan bence panikledi ve yanlışa sürüklendi.

Unutmasın; bugün başkasına yapılanlar, bir gün kendisine yapılırsa, itiraz edecek hali kalmaz!

O zaman adı, sırf telefonları aynı baz istasyonundan sinyal verdiği için kim bilir kimlerle anılır?

Bakan’ın acil işi!

Sağlık Bakanı Kemal MemişoğluMuğla’nın Seydikemer ilçesine gitmiş...

Peki, neyle?

Fethiye Seyahat’le mi? Metro Turizm’le mi?

Elbette hayır... Devletin koca bakanının otobüsle seyahat yapacak hali yok ya!

Eminim, “Makam arabasıyla gitmiştir” diyorsunuz...

Yine hayır... Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir askeri helikopterle gerçekleştirmiş bu yolculuğu...

Peki; acil bir durum mu varmış?

Yokmuş...

Sadece halka açık bir iftar programına katılmış ve “Bütün dualarınızın kabul olmasını temenni ediyorum” demiş... Sonra da orucunu açıp aynı helikopterle Muğla’ya dönmüş...

★★★

Adam Savunma Bakanı değil, Sağlık Bakanı...

Operasyona ya da askeri birlik denetlemeye değil, iftara gidiyor...

Bunun için orduya ait helikopteri kullanıyor...

Hani, “bütün dualarımızın kabul edilmesini” temenni etmiş ya...

Benim duam, belli:

 “Biran önce yakamızdan düşün be arkadaş!”

Amin!

GÜNÜN SORUSU

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının üzerinden tam bir yıl geçti. Sorum size:

Bu bir yıl içinde İmamoğlu’nun ve tutuklanan diğer belediye başkanlarıyla, görevlilerinin suçlu olduklarına ikna oldunuz mu?