Normal şartlarda kaos ve fiyat oynaklığından yüksek kazanç elde etmesiyle bilinen emtia ticaret devleri, yaklaşık altı hafta önce başlayan İran savaşı sonrası ağır kayıplarla karşı karşıya kaldı. 

Financial Times’ın aktardığı Oliver Wyman analizine göre; Vitol, Trafigura ve Mercuria gibi sektör devleri, fiyatların düşeceği beklentisiyle aldıkları pozisyonlar nedeniyle petrol fiyatlarındaki ani yükselişe hazırlıksız yakalandı.

Oliver Wyman Risk ve Ticaret Bölüm Başkanı Alexander Franke, piyasada genel beklentinin fiyatların düşmesi yönünde olduğunu ancak savaşla birlikte yaşanan sert yükselişin “milyarlarca dolarlık” kayba yol açtığını belirledi.

KÖRFEZ’DE TANKER KRİZİ 

Savaşın başlamasıyla birlikte Körfez bölgesinde 100’den fazla yakıt tankerinin mahsur kaldığı, bunun da ciddi bir lojistik krize neden olduğu bildirildi.

Fiziksel kargoları yolda olan tüccarlar, Brent petrol vadeli işlemlerindeki ani yükseliş nedeniyle yüksek tutarlı teminat tamamlama çağrılarıyla karşı karşıya kaldı. Alexander Franke, yalnızca piyasa pozisyonlarının değil, mahsur kalan yüklerin yerine çok daha yüksek fiyatlarla yeni alım yapma zorunluluğunun da milyarlarca dolarlık ek maliyet oluşturduğunu ifade etti.

DEV ŞİRKETLERDEN LİKİDİTE HAMLESİ

Artan oynaklık ve riskler nedeniyle ticaret devlerinin bankalara yönelerek ek finansman sağladığı bildirildi. Vitol ve Trafigura’nın her birinin 3 milyar dolarlık, Gunvor’un ise 1,5 milyar dolarlık ek kredi limiti aldığı kaydedildi.

Sektör karlarının 2022’deki 115 milyar dolarlık rekor seviyeden 2025’te 92 milyar dolara gerilediği belirtilirken, mevcut jeopolitik belirsizliklerin işlem marjlarını artırabileceği ancak yıllık aârlılığın 2022 seviyesini yakalayıp yakalayamayacağının belirsiz olduğu ifade edildi.

TİCARETTE ARTIŞ GÖSTEREN MALİYET

Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise “koltuk maliyeti” oldu. Bir yatırımcının ihtiyaç duyduğu terminal, veri ve teknoloji altyapısı maliyetlerinin 2021’den bu yana yüzde 30’dan fazla arttığı vurgulandı.

Oliver Wyman ortaklarından Marc Zimmerlin, son yılların “hayatta bir kez görülecek” türden jeopolitik şoklarla dolu olduğunu belirterek, bu tür gelişmelerin hiçbir şirketin iş planında öngörülemediğini ifade etti.