Korkusuz
Memduh Bayraktaroğlu

İktisatçı olmayan finansçılar...

1996 yılında AKŞAM’da yayımlanan yazı dizilerimden birinin adı:

“Dünyada mekan, ahirette iman” idi...



Geçmiş dönem politikacıları bu halk sözüne değer verdikleri için midir nedir bilemem...

Ama...

Orta gelir grubu başta olmak üzere...

Dar gelirlilerin de ev sahibi olabilecekleri imkanları yaratıyorlardı...

Kullandıkları enstrüman ise:

“Yüksek enflasyona karşılık, sabit taksitli ödeme” idi...



Bu yöntemin “ekonomik akıl” ile bağdaşıp bağdaşmayacağını anlatmayacağım...

O konuda daha önceleri de çok yazı yazdığım için...

Bugün bir kez daha tekrarlamayacağım...

Zira...

Başta:

Özel bankacılar olmak üzere...

Onlara danışmanlık yapan iktisatçı olmayan finansçılar:

Çok kızıyorlar...





Peki...

Neden tüm gelişmiş ülkeler...

Komünist de olmadıkları halde bizim atasözümüze uygun konut politikaları ürettiler...

Neden konut edinim faizleri çok düşük...

Vadeler 30 yıl tutuldu?..



Çünkü...

Gelişmiş ülkeleri yöneten politikacı devlet insanları...

Ekonomide:

Halkın moral motivasyonuna çok değer veriyorlar...



Gelişmiş ülke politikacı devlet insanları...

İnsan kızının/oğlunun evsizliğin acısını ilk defa...

Ana rahminden dışarı atıldığı andan itibaren artık:

Korumasız...

Tek başına...

Ve...

Açık havada...

Kendi kendine nefes almak zorunda olduğunu biliyorlar...



Ve...

İnsanın evsizlikten duyacağı:

Endişenin...

Korkunun...

Ve acının:

Hayat boyu sürdüğünü de...



Ne zaman ki:

“Başını sokabileceği” kendine ait bir evi oluyor “insan” isimli canlının...

İşte o zaman:

Huzur buluyor...





Erdoğan iyi niyetli olsaydı...

Kendisine oy veren vermeyen tüm halkın konut sorununu çözebilirdi...

Ama...

Çözmedi...



Bundan sonra çözemez mi?..

Artık çok geç...

Kendi istese...

Ve hatta...

Bir seçim sonra...

Halk bile istese...

Hak izin vermez...


MUAZZAM BİR İNSANDI...


Dönemin Adana Belediye Başkanı Alimünif Bey (Yeğenağa), şehirde bulunan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın huzurunda yaptığı konuşmasının bir yerinde:

“Paşam, düşman ayağı ile çiğnenmekten kurtardığınız şehirlerden biri olan Adana belediye başkanı olarak kendim ve hemşerilerim adına şükranlarımı sunarım” der...

Gazi Mustafa Kemal Paşa, Başkan’ın bu sözlerine şu cevabı verir:

“...Milli davamızda benim de mesaim geçmişse ve bu mesaide; kuvvet, icraat ve muvaffakiyet varsa; bunu şahsıma ithaf etmeyiniz. Ancak ve ancak bütün milletin manevi şahsına atfediniz...”.



Atatürk sadece:

Büyük komutan...

Büyük devlet adamı...

Büyük lider değil...

Aynı zamanda...

Kibri hiç olmayan:

Muazzam bir insandı...



Kibir kumkumaları onu çok sevseydiler...

Ondan feyz alsaydılar...

Onun ilke ve inkılaplarını çiğnemeseydiler eğer...

Bu durumlara düşer miydik hiç?..


O HUYUNUZ OLMASAYDI


Harbiye Nazırı Enver Bey, babasını “paşa” yapınca...

Sürgünde yaşayan Süleyman Nazif öfkeyle söylenmeye başlar...

Sürgün arkadaşlarından biri:

“Enver Paşa’nın babası Hacı Ahmet Paşa namuslu, iffetli adamdır. Yakından tanıyanlar hiçbir kere bile harama uçkur çözmediğini anlatırlar” deyince...

Süleyman Nazif taşı gediğine kor:”

“Keşke helale de uçkur çözmeseydi de Enver’i başımıza bela etmeseydi...”.



Erdoğan, 14. Büyükelçiler Konferansı’nda dedi ki:

“Türkiye eksenli bir okumayla bölgemizdeki olaylara müdahil oluyoruz...”.



Suriye’ye de aynı zihniyetle müdahale ettiniz...

Sonuç ortada:

İşsizlik...

Huzursuzluk...

Ve...

Yerlerde sürünen iç güvenlik...



Keşke...

Olaylara müdahale huyunuz olmasaydı Sayın Cumhurbaşkanı...


NE YAPACAĞIZ?..


28 Şubat sürecinde...

İnançları gereği başörtüsü takan kızlarımıza yapılan baskıya karşı:

Üniversitelere giremeyen kızlarımızla omuz omza mücadele verdim...



Ve bugün...

O süreçte destek verdiğim kızlarımızın pek çoğu...

İktidar partisinde siyaset yapıyor...

Ya da...

Çok etkin görevlere getirildiler...



Bilemem tabii ama...

Bugün...

Afyonkarahisar’ın Sandıklı İlçe Belediye Başkanı olan Mustafa Çöl’ün yakınları da...

O gün baskı görenler arasındaydı...

Ama bugün...



Başkan Mustafa Çöl...

İnsan haklarına saygısından dolayı:

Onur Haftası’na destek veren, şarkıcı Gökçe’nin 11 Ağustos’taki konserini:

İptal etti...



Gerekçe mi?..

Gökçe’nin:

İnsan haklarına duyduğu saygı...



28 Şubat sürecinde:

Onlar gibi düşünmediğim...

Onlar gibi inanmadığım...

Onlar gibi yaşamadığım halde:
İnançlarına olan saygımdan ötürü destek verdiğim kızlarımız bugün:
Hemcinslerine karşı yapılan bu:

Siyasal İslam baskısı karşısında:

Sus pus...



Canlarım...

Bu dünyalar güzeli ülke...

Daha uzun bir süre:

Bu zihniyetle yönetilemez...

Yönetilmemeli...



Ne yapacağız?..

Ya demokratik bir yol bulacağız...

Ya:

Demokratik bir yol açacağız...

BAŞINIZ NEDEN EĞİK?


AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala demiş ki:

“Bizde enflasyonu indirecek bilgi, birikim ve siyasi irade var; yargıda reformlar devam edecek...”.



İyi de be arkadaş...

Selahattin Pınar’ın, Fuat Edip Baksı’nın bir şiirinden Hicaz makamda bestelediği eserindeki gibi sorayım ben de:

“Daha önceleri nerelerdeydiniz?..”

ADAM OLACAK...

Henüz ilkokuldaydı...

Sınıfa yine zil çaldıktan sonra girdi...

Bu kötü alışkanlığından dolayı öğrencisine çok öfkelenen öğretmen:

“Yine geç kaldın, yine geç kaldın; bıktım senin bu geç kalmalarından” dedi...

Günümüzün en usta siyasetçisi cevap verdi:

“Ben geç kalmadım ki öğretmenim, zil ben gelmeden önce çalmış...”

DÜNÜN TWEETİ

Ahmet YAVUZ

@yvzah

“Kendisi için varlık haline gelme” sorunu ölüm sebebidir.

Son örneğini CHP yönetiminin seçim sonrası tutumunda görüyoruz.

CHP millet için cumhuriyet devrimleri için var olmak amacına yönelmezse:

Bitip tükenecektir.

Hem ülkeye hem de vatansever ve çağdaş tabanına yazık olacaktır.

GÜNÜN SÖZÜ

“Dünyada mekan ahirette iman, bir yıldız denizinde yıkanıyorum; ne zaman ne mekan...”.

Necip Fazıl Kısakürek