Memduh Bayraktaroğlu
25 Eylül 2021

İktidar beni nasıl cezalandırdı biliyor musunuz?..


KORKUSUZ’daki köşemin dışında bir de Youtube kanalım var…

263 bin kişilik dijital bir aileyiz…

Tabii ki her Youtube içerik yayıncısı arkadaş gibi ben de gelir elde ediyorum

Ancak…

Youtube’da içerik yayınlayıp iktidarı eleştirmekte fazla ileri gitmiş olmalıyım ki…

Maliye Bakanlığı tarafından görevlendirilen bir genç müfettişin hazırladığı raporla cezalandırıldım

Cezam: 268.500 lira vergi ödemek…

Oysa…

Genç müfettiş:

Maliye Bakanlığı’nın “GVK Md.23/14-a gereğince, işverenin döviz olarak ödediği ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir” genelgesini görmezden gelmiştir.

Ayrıca daha da önemli ve lehime olanı ise “Varlık Barışı” gereği:

“Yurt dışı gelirlerini 31 Aralık 2021 tarihine kadar, geldiği banka dekontlarıyla vergi dairesine bildirenlerin vergiden muaf tutulacağına ilişkin” kanundur…

Ne var ki…

Genç müfettiş bu iki savunmamı da kabul etmedi…

Kendisini anlayışla karşılamamı…

Aksi halde:

İşinden olabileceğini ileri sürdü…

Ve…

268.500 liralık ceza raporunu Muğla Vergi Dairesine gönderdi…

Muğla Vergi Dairesi de “ödeme emri” tebliğ etti…

Ne mi yapacağım?..

Elbette itiraz edeceğim…

DURUN BAKALIM NE OLACAK?..

Tabii ki muktedir sesimi kısmak

Eleştirilerimden kurtulmak istiyor…

Bir yandan ve adeta gelenekselleştirilmiş gibi hemen her hafta en az bir kişi:

“Bu Memduh Bayraktaroğlu Sayın cumhurbaşkanımıza hakaret etti” diyerek savcılığa gidiyor…

Ve…

Hakkımda ceza davası açılmasını talep ediyor…

Diğer yandan da vergi müfettişleri benden:

Olmayan ticari defterlerimi istiyor

Durun bakalım ne olacak?..

ASLA VAZGEÇMEK YOK…

İktidar, devletin (Daha doğrusu milletin) Maliye Bakanlığı’nı ve bürokratını kullanarak beni baskılamaya devam edecektir…

Evime haciz de gönderecektir…

Hatta…

Büyük ihtimalle 5 ceza davasının kesinleşmesi üzerine beni hapse de atacaktır…

Ancak…

Bilinsin ki…

Hiçbir baskı beni inançlarımdan ve…

Haklı olduğuna inandığım eleştirilerimden vazgeçiremeyecektir…

BAKIN İŞTE ONLAR OLUR…

Piyasa ekonomisinde:

Fahiş fiyat olmaz…

Ama…

“Fahişe beyinli
politikacı”
olur…

“Fahişe beyinli
bürokrat”
olur…

“Fahişe beyinli
iş insanı”
olur…

Bizim gazeteci milleti ve cahil seçmen yığınları da bu “fahiş fiyat” suçlamasını çok severler…

Oysa…

Ve eğer…

Bir mal:

Etiket fiyatı üzerinden alıcı buluyor…

Satıcı da faturasını etiket fiyatından kesiyorsa:

Orada fahiş fiyattan söz edilemez.

ÇEVİR KAZI YANMASIN…

Münasebetsiz bir müşteri süper marketteki görevliye bir elmayı işaret edip:

“Bana bu elmanın yarısını verin”
diyor…

Görevli ise bunun mümkün olamayacağını…

Ancak bütün olarak satabileceklerini söylüyor…

“Olur, olmaz” tartışması uzayınca görevli:

“O halde müdürüme sorayım” diyor ve müdürün odasına gidiyor…

Aceleyle kapıyı kapamayı da unutuyor…

“Efendim” diyor… “Hayvanın biri elmanın yarısını istiyor…”.

Aynı anda müdürün, omuzlarının üzerinden arkasında bir yere baktığını fark ediyor…

Yüzünü arkaya dönünce elmanın yarısını isteyen müşteriyle göz göze geliyor:

“Diğer yarısını ise işte bu Beyefendi istiyor…”.

Canlarım…

Beni tanıdığınızı umuyorum…

Bu tezgahtar kadar:

Zeki, becerikli ve hızlı düşünen biri olmadığımı da biliyorsunuz…

O halde…

Münasebetsizlik eden müşteriyi gördüğüm halde:

“Bu hayvan da diğer yarısını istiyor” diyeceğimi de biliyorsunuz…

FİYATIN FAHİŞİ OLUR MU?..

Murat Ülker, Erdoğan’ın “Beş market zincirine fahiş fiyat operasyonu yapılacak” açıklaması üzerine şöyle dedi:

“Milletin aklıyla alay etmeyin…”.

Canlarım…

Piyasa ekonomisinde fahiş fiyat olmaz…

Çünkü…

Bir malın etiket fiyatı alıcı tarafından kabul görüyorsa:

O fiyat “fahiş” değil:

Piyasa fiyatıdır…

Burada önemli olan.

Satıcının sattığı fiyattan fatura kesip kesmediğidir…

Yazarlar

İktidar beni nasıl cezalandırdı biliyor musunuz?..
Memduh Bayraktaroğlu