Gökmen Özdenak
25 Eylül 2020

İkinci yarıdaki oyuna evet


Sezon başından bu yana Gala­tasaray galip gelse dahi ağır bir futbol sergiliyordu. Saha­daki oyuncuların kendini yormadan ‘Nasıl olsa maçı kazanırız’ mantı­ğıyla hareket etmeleri zevksiz bir oyunu da ortaya çıkarıyordu. Doğal olarak geçen sezon son 10 maçlık kötü periyot, şampiyonluğa mâl olmuştu. Bunun en büyük nedeni takımın pandemi arasından sonra kendini toparlayamamasıydı. Yap­tığım yorumların amacı da ikazdı. Tekrar bu sıkıntıların yaşanmaması için zaman zaman bu eleştiriler ağır da oldu. İlk yarıda Hajduk Split, hızlı, çabuk ve rahat kullanılabilir toplarla Galatasaray’ı oldukça rahatsız etti. İlk yarıda sarı-kırmızılı­ların pozisyonu yok.

İkinci yarıda Hajduk Split’in oyu­nu kazanacağını düşünüyordum. Ama Galatasaray, rakibin gücünü kabul etmekten uzak ve rakip alan­da baskı kurarak, savunmasını da ileride kurarak net pozisyonlar bul­du. 3 tane Diagne’nin, 2 tane de Babel’in harcadığı pozisyon vardı. Oysa bu tür oyuncuların güzel oyu­nu golle süslemeleri gerekiyordu.

Belhanda oyuna girişinin ardın­dan kilidi açtı. Babel de kaçırdıkla­rını affettirip skoru belirledi. İkinci yarıdaki Galatasaray, son dönemde en çok keyif veren oyununu ortaya koydu. Terim, mükemmel oyun ve galibiyeti getiren isimlerle ligde ve Avrupa’da devam edecek mi göreceğiz. Çünkü takımda kenarda oturursa rahatsız olacak oyuncular mevcut. Fatih Hoca bu kez formayı adaletli dağıtacak mı göreceğiz?

Yazarlar

İkinci yarıdaki oyuna evet
Gökmen Özdenak