Milyonlarca emeklinin merakla beklediği yasa tasarısı önceki akşam Meclis Genel Kurulu’nda  kabul edildi. İktidar, en düşük emekli maaşına yüzde 20 zam yapacağını defalarca açıklamıştı ama; belki son anda insafa gelir de yüklüce bir zam yapar diye bekliyordu insanlar.

Ne yazık ki dağ yine fare doğurdu.

Umutlar, seneye kaldı!

Bu görüşmeler sırasında ilginç bir olay yaşandı.

AKP sıralarının boşaldığını gören muhalefet parti milletvekilleri oylama talep etti.

Yapılan oylama sonucunda; daha önce de Meclis’te defalarca usulsüzlük yapan ve suç üstü yakalanan AKP’lilerin, bir kez daha “oy hırsızlığına” teşebbüs ettiği anlaşıldı.

Genel Kurul’da bulunmayan AKP Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu’nun adına yoklama pusulası verildiği ortaya çıktı.

İşte; bundan sonra da çarşı-pazar karıştı!

★★★

CHP’li Murat Emir, AKP’lilerin yaptıklarını “sahtecilik” olarak nitelendirdi.

İYİ Partili Turhan Çömez, kürsüden “Meclis’in saygınlığına leke düşürülmüştür” diye haykırdı.

En sert tepkiyi ise oturumu yöneten MHP’li TBMM Başkanvekili Celal Adan gösterdi:

“Olmadığı halde bu kağıdı gönderen ahlaksızdır. Kim getirdiyse o da ahlaksızdır.”

★★★

Meclis’teki AKP’liler bu saygısızlığı ya da sahteciliği ilk kez yapmıyor.

Aynı skandal daha önce de defalarca sahnelendi Yüce Meclis’in çatısı altında...

Sahte oy, sahte yoklama; gırla gitti...

Ne ilginçtir ki; bu sahtekarlığı, dolandırıcılığı yapanlar, hep AKP grubunun içinden çıktı.

Peki; ne gibi bir cezai işlem uygulandı?

Hiç!

★★★

Son olarak 26 Haziran 2025 tarihinde zeytinlik alanların maden aramalarına açılmasını öngören kanun teklifi  görüşülürken de yaşanmıştı sahte oy pusulası krizi...

Salonda bulunmayan AKP Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt adına oy verildiği belirlenmişti.

Ben de 27 Haziran’da yayınlanan yazıma “Pis dolandırıcı!” başlığını atıp özetle şunları yazmıştım:

★★★

“Sahtekarlık, dolandırıcılık yapmak ayıp mı? Ayıp...

Suç mu? Beş yıla kadar hapis gerektiren bir suç...

Dolandırıcılık ille de para için yapılmaz...

Bazen siyasi güç için de sahtekarlığa başvurulur.

Para için yapıldığında, zarar parasaldır.

Ama diyelim ki Meclis çatısı altında yapıldığı zaman zarar, bir ülkenin geleceğidir.”

★★★

İşte; Meclis’imizin hali bu!

Emekliye üç kuruş ek zam vermemek için oy hırsızlığı bile yapıyorlar!

Ve ne acıdır ki TBMM Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, bu ahlaksızların cezalandırılması, hatta milletvekilliklerinin düşürülmesi için hiçbir şey yapmıyor.

Babam bilir!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan son aylarda gündemden düşmüyor. Bu kadar hareketli olması ve hemen her konuda fikir üretmesi de “babasının yerine hazırlandığının işareti” olarak gösteriliyor.
Ancak yanında dolaşan yandaş gazetecilerin hiçbiri bugüne kadar, “Babanızın yerine geçecek misiniz? Halefi olacak mısınız?” diye soramadı.
Bu soruyu kendisine Katar merkezli dijital yayın platformu Atheer’de yayımlanan “Zû Şan” (Önemli Kişiler) adlı programın sunucusu sormuş...
Yayınlanan tanıtımda ise bu sorunun yanıtı yer almamış...
Ne dediğini, demediyse bile bu soru karşısında içinden ne geçirdiğini ben söyleyeyim:
“Babam bilir. O ne derse o olur!”

GÜNÜN SORUSU

Türkiye’nin Suriye politikasını Meclis kürsüsünden eleştiren DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, “Kürtler olmasaydı, Türkiye vasat bir Ortadoğu ülkesi olurdu” demiş...

Sorum kendisine:

Kürtler olmasaydı eksik olurduk... Ama sizin gibi ayrılıkçılar olmasaydı, hepimiz için çok daha iyi olmaz mıydı?

Bastır parayı!

ABD’nin tüccar ve deli Başkanı Donald Trump, kontrol altına alamadığı için çok kızdığı Birleşmiş Milletler’e alternatif olarak bir Barış Kurulu kurdu...

Şimdiden 60 üyeye ulaşan bu Kurul, ilk aşamada Gazze’deki yeniden imar
sürecini yönetecek...

Asıl amaç ise; Trump’ın, Birleşmiş Milletler’in önüne koyduğu engelleri, bu kurul aracılığıyla aşmak istemesi...

Üstelik; katılmak isteyen ülkeler için bizzat Trump tarafından konan bir de
şart var:

Daimi üye olmak isteyen 1 milyar dolar verecek!

İyi de bu paralar nereye gidecek, kimin tarafından kullanılacak; belli değil...

Belli olan tek şey ülkesinin vatandaşlığını bile parayla satan Trump’ın, sadece ABD’yi değil, dünyayı da “şirket” gibi yönetmeye çalıştığı!

★★★

Hani bir zamanlar bizde de birileri, “Şirket gibi yöneteceğiz” demişlerdi de memleketi batırmışlardı ya...

Umarım dünyanın sonu böyle olmaz!