İnsanlarımızın neredeyse yarısı boynunu bükmüş, mahzun, ezilmiş ve kırık!

Asgari ücretlilerden sonra emekli, memur ve memur emeklilerine yapılan zamlar hiç kimseyi memnun etmedi.

Emeklilere yüzde 12.19, memurlara yüzde 18.60...

Açlık sınırının 30 bin 75 liraya, yoksulluk sınırının 98 bin 188 liraya yükseldiği  ülkemizde bu maaş zamları şaka gibi!

Fakat, milletin artık böyle acayip şakaları (!) kaldıracak gücü kalmadı.

Türk-İş’in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı olan rakamlara göre bugün insanlarımızın yaklaşık üçte ikisinin hali perişan... Kimi açlık, kimi yoksulluk sınırının altına yaşıyor.

Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan “İnsanlarımızı enflasyona ezdirmedik ve ezdirmeyeceğiz!” derken şaka yapıyordu herhalde!

Bu çağda yaşanan derin yoksulluk, çağdaş ve modern bir ülke için utanılacak bir durum!

Türkiye’nin içine gömüldüğü hayat pahalılığında cüce kalan maaş zamları hiçbir derde deva olmayacak!

Eğer seçim yılında olsaydık iktidar emekli ve memur maaşlarına bu kadar düşük zam yapmaya cesaret edebilir miydi? Tam tersine para musluklarını sonuna kadar açardı. Şimdilik “oy kaygısı” yok. Bu yüzden kimseye aldırış etmiyor!

Fakat... Seçim günü gelince sandıkta bunun hesabının sorulacağını düşünmeleri gerekiyor!