Şekib Avdagiç, Bosna Hersek’in Zenica şehrinde doğan bir işadamı... Ailesinin sahip olduğu otomotiv şirketini yönetiyor. AKP’ye yakın bir isim...

Bu sayede de sekiz yıldır İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı yapıyor.

Bu arkadaş geçenlerde bir açıklama yapmış ve “asgari ücrete ara zam yapılmaması”nı istemiş...

Neden?

Çünkü maliyetler artar, işverenler büyük sıkıntı yaşarmış...

★★★

Biraz da siz sıkıntı yaşayın be kardeşim!

Bıktık usandık durmadan ağlamanızdan!

Yıllardır ağlaya ağlaya, semirip durdunuz...

Şimdi yine aynı nakarat!

“Asgari ücrete zam yapılmasın...”

Ne kadar asgari ücret?

Net 28 bin 075 lira...

Bu paranın 2 bin 800 lirası, daha ilk üç ayda yüzde 10 olarak gerçekleşen enflasyon yüzünden buharlaşıp uçmadı mı?

Önümüzdeki üç ayda, bir bu kadar daha uçarsa...

Bu yılın Temmuz başındaki asgari ücretin alım gücü, Ocak ayındaki asgari ücretin alım gücünden beşte bir oranda daha az olmayacak mı?

Yani beş yumurta, dörde inmeyecek mi?

★★★

Bosnalı Şekib Bey diyor ki, “Asgari ücret yılda bir kez artırılsın. Temmuzda ara zam yapılmasın!”

Bu sözlerin altında yatan düşünce şu:

“Bu paraları işçilerimize vereceğimize, bütün yıl boyunca biz yiyelim...”

★★★

Peki; bunu diyen Şekib Bey ve onun temsil ettiği işadamları, sattıkları ürünlerin fiyatına neredeyse her ay zam yapmıyor mu?

Elbette yapıyor!

Çünkü kendilerine gelince, “enflasyon karşısında yaşayabilmeleri için ürettikleri ürünlere zam yapmaları zorunlu...”

Ama işçi maaşları söz konusu olunca, “Yılda bir kez yeter...”

★★★

İnsafınız kurumuş sizin Şekib Bey, vicdanınız kurumuş...

“Asgari ücret” deyip geçtiğiniz şeyin, milyonlarca insanın yediği ekmek, içtiği su, sofralarındaki tuz olduğunu görmeyecek kadar hırs kaplamış gözünüzü...

“Hep bana, hep bana, hep bana...”

Bütün felsefeniz, yaşama amacınız bu...

“Biraz da bana” diyen olursa, psikolojiniz bozuluyor; fakirleşeceğinizi sanıyorsunuz!

Allah’tan size ve sizin kafanızdaki tüm para babalarına birazcık insaf, birazcık da vicdan nasip etmesini diliyorum!

Vurun Esra’ya!

Muğla’nın Milas ilçesindeki 
Akbelen Ormanı’nı koruma mücadelesiyle tanınan ve 31 Mart’tan bu yana tutuklu bulunan 29 yaşındaki Esra Işık, önceki gün ilk kez hakim karşısına çıktı. 

Adliyeye “elleri kelepçeli” olarak getirildi.

Mahkeme, tutukluluğunun devamına karar verdi.

Ne yaptı bu genç kız?

Hırsızlık mı yaptı?

Cinayet mi işledi?

Kamu arazisini mi işgal etti?

Hayır... Tarım arazilerinin kamulaştırılmasına, ağaçların kesilmesine karşı çıktı.

Bunun için düzenlenen eylemlere katıldı.

Neymiş; kamu görevlilerine “görevlerini yaptırmamak için” direnmiş...

★★★

Kamu görevlileri, yağmalamaya seyirci kalıyorsa... Hatta hizmet ediyorsa...

Onlara direnmek değil, direnmemek suçtur!

Bu kızcağızın annesi İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık...

Kızının arkasında dağlar gibi duruyor. Onunla gurur duyuyor...

“Benim kızıma ceza değil ödül verilmeli” diye haykırıyor.

Bu ses, Saray’dan duyulmuyor olabilir ama...

Bilinsin ki bu ülkenin bütün güzel yürekli anneleri Necla Hanım’ı ve kızı Esra’yı konuşuyor!

İşte; AKP’yi bu sağırlık götürecek! Esralar eninde sonunda kazanacak...

Çünkü iyiler kazanır!

Koruma seferberliği!

“Kabe’de Hacılar Hu Der Allah” ilahisiyle ünlenen Celal KaratüreAKP’nin Mersin Erdemli İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği “Birlik ve Beraberlik” etkinliğine katılmış...

Bu etkinlik sırasında kendisini onlarca polis korumuş...

“Gel okulları koru. Üzücü olayları önle” diyorsunuz, polis arkadaşların bir çoğu “Biz okul koruması mıyız?” diye tepki gösteriyor...

Ama görünen o ki; iş, bu tarikat çığırtkanını korumaya gelince, çoğu onunla aynı fotoğraf karesine girebilmek için birbiriyle yarışıyor.

★★★

Erdemli Kaymakamı Aydın Tetikoğlu’na soruyorum:

Celal Karatüre’nin onlarca polisle korunmasına neden gerek gördünüz?

İlçenizde yapılan tüm etkinliklerde bu kadar geniş güvenlik önlemi alıyor musunuz?

GÜNÜN SORUSU?

Doruk Madencilik işçilerinin haklarını ödemeyen Yıldızlar SSS Holding’in sahibi 
Sabahattin Yıldız’ın 
AKP’nin iktidar olduğu dönemde tam 2 bin 364 maden ruhsatı aldığı ortaya çıktı. Sorum size:

Sabahattin Bey bu kadar ruhsatı almak için karşılığında ne verdi?