Havadan sudan

1 Aralık 2019

Karamsar tabloya devam ama!

AKP; Katar ve Libya ile imzaladığı son askeri ve güvenlik anlaşmalarıyla maceracı politikalarından vazgeçmeyeceğini kanıtlıyor.

Fırat’ın batısı ve doğusunda ABD ve Rusya arasındaki dengeden yararlanabileceğini düşünen AKP anlaşılan Suriye ve Ortadoğu bataklığından çıkma niyetinde değil.

Tam da bölge karışmak üzereyken.

Anlaşılan bu kadar karışıklık yetmiyor.

Lübnan da karışık ama şimdilik biz Irak’a bakalım.

Irak’da olup bitenler direkt olarak İran’ı ve dolaysıyla Suriye ve komşusu Lübnan’ı ilgilendiriyor.

Çünkü Lübnan’da İsrail’in korkulu rüyası Hizbullah var.

Yaklaşık iki aydır devam eden gösterilerde 350 kişi öldükten sonra Şii Başbakan Abdülmehdi istifa etti.

Anayasa gereği seçilecek yeni başbakan da Şii olacak.

Olayların başlangıcında ABD Başkan Yardımcısı Pence ‘Sünni kentlerde ve Kürt bölgesinde kimse sokağa çıkmasın’ demişti.

O öyle deyince herkes onu dinledi.

Şii kentlerde sokağa çıkan ya da çıkarılan insanlar İran karşıtı sloganlar atıyor ve İran konsolosluklarını yakıyor.

Iraklı Şii Araplar Şii İran’a karşı kışkırtılıyor.

Kum’a karşı Necef.

Tarihsel kökleri olan çok derin ve tehlikeli bir konu.

İran’ı karıştırmayan ABD ve müttefiği Körfez’in kral ve emirleri Irak üzerinden Tahran’ı sıkıştırmaya çalışıyorlar.

Kanlı Arap Baharı’nda çok tehlikeli yeni bir perde.

En çok etkilenecek ülke Irak ve İran’a komşu Türkiye.

Her üç ülkede batının ilgi duyduğu Kürtler, Şiiler ve Aleviler var.

Ama kimin umurunda!

Gazete, televizyon ve sosyal medyanın gündemi bambaşka.

Memleket gitti gidiyor ama birileri muhalefetle uğraşıyor.

Saray’la görüşen CHP’li hikayesinden sonra İmamoğlu-Kaftancıoğlu kavgasıyla ilgili senaryolar yazılıyor.

CHP’yi karıştırma yolunda bu daha başlangıç.

Kurultay’a kadar daha çok oyun oynanacak.

Yandaşları biliyorduk ama şimdi solcular ya da palavradan solcu gibi davrananlar da tezgah peşinde.

Muhalif medya kendi içinde kavgalı.

Muhalif geçinen gazetecilerin bir çoğu oportünist ve iki yüzlü.

Bazıları bilerek ya da bilmeyerek AKP için çalışıyor.

AKP çok rahat.

Yalanlarla halkı kandırıyor.

Dünyada benzeri olmayan ekonomik sıkıntılarla boğuşan insanlar uyduruk konularla uyutuluyor.

AKP iç ve dış politikada istediği her şeyi yaptı yapıyor.

Muhalefet bu durumda iken AKP kendi muhalifleriyle kolayca baş edebilir ve toplumun geri kalan kesimlerini susturabilir.

Devlet ve sistem artık AKP’nin kontrolünde ve hizmetinde.

AKP iktidardan düşse bile ‘normale’ dönmek için yıllar gerekecek.

Cehaletin her türlüsü her yerde.

Kurtulmak kolay olmayacak ama bu süreç biraz daha böyle devam ederse imkansız olacak.

Bütün kavram, kural ve kurumlarıyla Türkiye çok farklı bir ülke olma yolunda.

Uçurumun kenarına çok az kaldı.

AKP niyetini saklamıyor ve her şeyi açık söylüyor ve yapıyor.

Muhalifler de insanlara AKP’nin yaptıklarını anlatmakla oyalanıyor.

Neyse ki sosyal medya var.

İnsanlar kendi vicdan ve sağduyularıyla gerçeği buluyor sonra da direniyor.

Bireysel de olsa umut verici.

‘Memleketi yediler yediler doymadılar, ülke bu hale geldi’ dediği için gözaltına alınan Durdane Özselgin  örneğinde olduğu gibi.

Bakın ne diyor:

Ben kötü bir şey yapmadım, fikrimi savundum. Ben fikrimi savunmazsam nasıl insan olurum, kukla gibi olurum. Ben kukla olamam. Benim bir fikrim var ve ben özgürlük istiyorum’.

Kutluyorum sizi Durdane Özselgin.