Can Ataklı
10 Haziran 2021

Hakim Bey bu daha beter olmadı mı?


BUNU YAZMAK GEREK

Hakim Bey bu daha beter olmadı mı?

Gerek televizyonda gerekse gazete yazılarımda Sedat Peker’in açıklamalarına çok fazla yer veriyorum.

Bazı sorular geliyor “Bütün gündem bu mu?” diye.

Elbette bütün gündem bu değil ama Peker’in anlattıkları pek çok gündem maddesini içinde barındırıyor, bu da bir gerçek.

Sedat Peker önemli bir bölümünü bildiğimiz ve hatta haber ya da yazı konusu yaptığımız, ancak iktidarın teflon tava gibi olması nedeniyle bir etki yaratmadığı gerçekleri anlatıyor video konuşmalarında.

İktidar yine hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor ama bu kez kamuoyu tepkisi çok yüksek.

Peker’in videoları sadece YouTube’ta 10 milyonun üzerinde kişi tarafından izleniyor.

Ayrıntıları ise AKP seçmeni dahil 50 milyon kişi öğreniyor.

Peker, ayrıca bilmediğimiz birçok “kirli ilişkiyi” de açık ediyor.

Böyle bir durumda Peker’i yok saymak, söylediklerini dikkate almamak ve üzerinde durmamak en azından mesleğimize ihanettir.

Ayrıca her ne kadar iktidar sahipleri Peker’in iddialarını görmezden geliyor ve böylelikle kurtulacaklarını sanıyorlarsa da iktidarın yan unsurlarındaki panik ve telaşı da izliyoruz bu arada.

Örneğin Peker’in hedefine koyduğu Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Esat Toklu’nun durumuna bir bakalım.

Toklu, ilk gün Twitter üzerinden açıklamalar yaparken; bana göre çok ciddi potlar kırdı, açıklar verdi.

Hakim ve savcıların yüzde 25’inin kendi kullandığından daha lüks araçlara bindiğini ileri sürdü.

Ardından da mahkemeye başvurup Sedat Peker’in kendisi hakkında yazdığı tweetlere erişim yasağı koydurmuş.

Başvuru sahibi önemli bir mahkeme başkanı hakim olmasa, bu kadar hızlı karar alınabilir miydi bilemem tabii, ama bana göre Esat Toklu çok büyük hata yapmış.

Sedat Peker, hakim Toklu ile ilgili neler söylemiş, ona bakalım önce.

Peker’in bu hakim ile ilgili 6 tweeti var.

Bodrum’daki The Paramount Otel’de geceliği 100 bin TL olan odalarda kaldığını iddia ediyor Peker.

Bu otelde başka hakim ve savcıların da kaldığını söylüyor.

Gazetecilerden de söz ediyor.

Hakim Toklu, kendi Twitter hesabından “otel faturasını ödediğini” açıklayınca, Peker bu kez “O zaman göster bakalım” demişti.

Peker ayrıca Esat Toklu’nun ailesinin son 5 yılda zengin olduğunu da iddia etmişti.

Şimdi Esat Toklu, yargıdaki gücünü de kullanarak bu tweetlere erişime engel oldu.

Ya da engel olduğunu sanıyor.

Nedeni basit.

Sosyal medyaya ulaşımı mahkeme kararıyla engelleyince, aslında engellemiş olmuyorsunuz.

Hatta tam tersine daha fazla yayılmasını sağlıyorsunuz.

Diyelim ki Twitter’a erişimi engellediniz, iyi de bu mesajlar sadece Twitter’da yayınlanmıyor ki.

Diğer tüm sosyal medya araçlarında kopyalar dolaşıyor.

Üstelik Twitter’a erişim yasağı haberi öğrenildiği an, diğer sosyal medyada bu tweetlerin kopyaları, ekran görüntüleri ya da caps’leri dolaşıma giriyor.

Belli ki hakim bey sosyal medyanın bu özelliğini bilmiyor.

Şimdi ne olacak?

İş yine kendi mecrasında yürüyecek ama o hakim bey şaibeden hiç kurtulamayacak.

Çünkü hakkındaki iddialar milyonlarca bilgisayara yapışmış durumda artık.

Kendi savunmaları ise hiçbir yerde olmayacak.

ŞAŞIRDIM

Bana tuhaf gelen açıklamalar

Sedat Peker’in hedefindeki Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Esat Toklu, dün yeni açıklamalar yapmış.

İlk açıklamasında, “Hakim ve savcıların yüzde 25’i benden daha lüks araçlara biniyor” demişti Esat Toklu ve dünkü yazımda bu açıklamayı hayretler içinde okuduğumu yazmıştım.

Esat Toklu’nun dünkü açıklamalarında da çok tuhaf bölümler var.

Örneğin Sedat Peker’in açıklamalarına ilk gün Twitter hesabı üzerinden cevap veren Toklu, “Benim kaldığım sırada otelin sahibi kimmiş ona bakılsın” demişti.

Oysa dünkü açıklamasında aynen şöyle bir cümle var; “Videoda adı geçen ve sosyal medyadan adına aşina olduğum Sezgin Baran Korkmaz ile bu tatilim sırasında, otel lobisinde tanıştırıldım. Ayaküstü 2-3 dakika süren bir konuşma ve tanışmamız oldu. Daha sonra kendisi bana cep telefonundan kendini tanıtan bir mesaj gönderdi. Devamında da tebrikleşme mesajı dışında kendisiyle bir diyaloğum ve yüz yüze bir temasım olmamıştır.”

Demek ki önemli olan o sırada otelin sahibinin kim olduğu değilmiş, Sezgin Baran Korkmaz da aynı anda oteldeymiş ve bu hakim ile tanıştırılmış.

Tuhaf.

Sonra hakim bey otelde parası ile kaldığını söylüyor.

Bu cümle de kendisine ait; “Adı geçen Paramount Otel’e 2020 yılı Eylül ayının sonlarına doğru ailemle tatil yapmak için gittim. Konaklama yaptığımız dönem pandemi dönemi olup, yaz tatil sezonunun sonudur. Otel fiyatları da o dönemde uygun olduğu için rezervasyonu çok önceden bu tarihe yapmıştım. Konaklama bedeli olan 35 bin lirayı otelin hesabına şahsi hesabımdan gönderdim.”

Merak ediyorum, hakim bey ve ailesi kaç kişiydi ve otelde kaç gün kaldılar?

Ben şimdiki fiyatlara baktım; bir hafta, iki yetişkin ve iki ergen çocuklu ailenin bir haftalık tatili, 25 ile 50 bin lira arasında değişiyor Bodrum’daki 5 yıldızlı her şey dahil otellerde.

Ya hakim beyi kazıklamışlar ya da bir haftadan daha uzun süre ve daha kalabalık kalmışlar otelde.

BUNU YAZMAK GEREK

Teröristleri orduya karşı gizli tanık yapanlar, “Peker’i neden ciddiye alıyorsunuz?” diye soruyorlar

İktidar partisine oy veren dağdaki çoban bile Sedat Peker’in videolarını biliyor.

Daha önemlisi ne söylediğini biliyor.

Ortaya saçılan pisliğin farkında herkes.

Lağımın patladığını ve artık bunun bir dönüşünün olmadığının da bilincinde toplum.

Buna karşı iktidar sessiz kalarak durumu idare edeceğini sanıyor.

Ortalığı saran pis kokulara burnunu tıkayan iktidar sözcülerinin biraz daha konuşkan olanları, “Bir mafya liderinden mi medet umuyorsunuz, bir çete lideri mi muhalefetin yerini aldı?” türü akla ziyan sorularla kendilerini korumaya çalışıyorlar.

Oysa aynı kişiler, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yok etme operasyonlarında teröristlerin gizli tanık yapılmasına karşı çıkmamıştı.

Ordumuzun güzide komutanları teröristlerin tanıklığı ile suçlanmış, karalanmış, kirletilmişti.

Sonunda çoğu ömür boyu hapse mahkum bile edilmişti.

Neyse ki cemaatle para pazarlığında anlaşamayınca birbirlerine düşmüşler ve bu sayede iğrenç oyun da ortaya çıkmış, yapılan suçlamaların düzmece olduğu, teröristlerin sahte tanıklık yaptıkları anlaşılmıştı.

Teröristler, askerler aleyhine gizli tanık olarak kullanıldığında, bu açıklamaların yalan olduğu her halinden anlaşılıyordu, bizler de buna karşı çok ciddi mücadele etmiştik.

Oysa şimdi “bunu mu ciddiye alacağız” dedikleri Peker’in söylediği her şeyin gerçek olduğunu cümle alem biliyor.

SORDUM ÖĞRENDİM

Sağlık Bakanlığı o haritayı kaldırdı

Geçen hafta Sağlık Bakanlığı’nın resmi internet sitesindeki Türkiye’nin korona risk haritasının mart ayı verilerine göre düzenlendiğini ve yanıltıcı olduğunu yazmıştım.

Bu haritaya göre Türkiye’nin neredeyse tamamı kırmızı renkteydi.

Oysa haziran ayı başındaki verilere göre kıpkırmızı olan bu harita değişmiş, sarı ve turuncu renk hakim olmuştu.

Yazımda bu haritanın kamuoyu tarafından belki hiç dikkate bile alınmayacağını ancak yabancı ülkelerin, korona riskleri konusunda devletlerin resmi verilerine baktığını belirterek, “Bu durumda hangi ülke Türkiye’ye turist gönderir?” diye sormuştum.

Sağlık Bakanlığı’nın resmi internet sitesine dün de baktım.

O kıpkırmızı harita kalkmış.

Ancak yerine son durumu gösteren bir harita konmamış.

Bunun yerine, illere göre korona sayılarını gösteren harita ise güncel rakamlarıyla yerinde duruyor.

YENİ ÖĞRENDİM

Damat Bey yeni evine taşınmış

Bundan tam 7 ay önce istifa eden ve bir daha görünmeyen Hazine ve Maliye eski Bakanı Berat Albayrak evini taşımış.

Aylarca nerede olduğu bile bilinmeyen damat beyin oturduğu evi bu köşede okumuştunuz.

“Hedef mi gösteriyorsun?” suçlamasıyla karşılaşmamak için Albayrak’ın oturduğu yeri tam olarak yazmamış ama “tümüyle AKP’lilerin oturduğu bir site, üst kat komşusu İçişleri eski Bakanı, 17-25 Aralık kahramanlarından Muammer Güler” demiştim.

Damat beyin Şile yolu üzerindeki evinden, Kısıklı’daki yine korumalı ve genellikle AKP’lilerin oturduğu bir lüks siteye taşındığını öğrendim.

Berat Albayrak’ın eski oturduğu sitedeki evi bir apartman dairesiydi.

Yeni taşındığı sitedeki evi ise havuzlu bir villa.

Bu arada mahrem dedikodulara meraklı olanlar için de belirteyim, Berat Albayrak bakanlığı bırakıp kayıplara karıştığı günden beri eşi ve çocuklarıyla beraber. Şimdi taşındığı villaya da birlikte yerleştiler.

Bu olaydan bir ayrılık çıkarmaya çalışanların da haberi olsun istedim.

Yazarlar

Hakim Bey bu daha beter olmadı mı?
Can Ataklı