Hüsnü Mahalli
15 Ocak 2021

Gizlisi saklısı kalmadı 


WhatsApp’ın gizlilik sözleşmesini değiştirmesiyle birlikte koparılan yaygarayı biliyorsunuz.

Mesajlaşma ve konuşmalarda WhatsApp’ı kullananlar sanki yeni bir olaymış gibi “Aman her şeyimiz ortaya çıkacak” endişesine kapıldı.

Oysa çok önemli bir şeyleri varsa çoktan endişeye kapılmaları gerekirdi çünkü sosyal medya diye adlandırılan platformların hiçbiri gizlilik sözleşmesine uymuyordur.

Kullanıcıların da bundan emin olmaları olanaksız.

Buna rağmen WhatsApp’a tepki olarak insanlar başka uygulama arayışına girerek “Sırlarını başkalarıyla paylaşmayacak” platformlara üye olmaya başladı.

Dünyanın dört bir yanında kullanılan ulusal, bölgesel ve uluslararası en az 450 sosyal medya sitesi ya da platformu bulunmaktadır.

Dünya nüfusunun 7.5 milyar civarında olduğu tahmin edilirse altı yaşından küçük olanlar ve okuma yazma bilmeyenlerin dışında bu dünyada herkes en az bir sosyal medya platformunu kullanmaktadır.

Gelelim gizlilik konusuna.

Son 15 yılda bu konuyla ilgili bir çok tartışma yaşanmış ve somut olarak ABD Federal Ticaret Komisyonu kişisel bilgileri izinsiz ve usulsüz kullandığı için 2016’da Facebook’a 5 milyar dolar ceza kesmişti.

Yıllık karı 70 milyar dolar olan Mark Zuckerberg’i sorgulayan Amerikan Senatosu Facebook’u abonelerinin bilgilerini bir İngiliz şirketine satmak ve şirketin bu bilgileri Trump’ın seçim kampanyasında kullanmakla suçlamıştı. Bilgisayar uzmanı değilim ama bu iş artık çok kolay.

Dijital çağın bütün olanaklarına sahip istihbarat örgütleri istedikleri herkesin tüm sırlarına ulaşabilirler.

17/25 Aralık 2013 öncesinde Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan dahil devletin en üst düzey asker ve sivil tüm yetkililerinin (ben dahil gazetecileri de) telefonlarını dinleyen ve mail yazışmalarını takip eden Fetö’cular kim bilir o bilgileri kimlerle paylaşmışlardır.

İsrail istihbarat örgütü Mossad başta olmak üzere uluslararası istihbarat örgütleri sosyal medya ağları üzerinden istedikleri herkesi takip etmektedirler.

O yetmezse klasik yöntem olarak bildiğimiz telefon dinlemeleri ve evden çıktığınız andan itibaren her adımınızı kaydeden kameralar devreye sokulmaktadır.

Arap Baharı sürecinde ve özellikle Suriye ve Irak’ta IŞİD, Nusra ve benzeri terör örgütleri sosyal medya hesapları üzerinden yüz binlerce militana ulaşarak saflarına katmışlardı.

Bugünlerde Trump’ın hesaplarını askıya alanlar o zamanlar IŞİD ve NUSRA’nın kafa kesme görsellerini olduğu gibi yayınlamaktaydı.

O görsellerin hemen hemen tümü duruyor.

Dönelim konumuza…

Sosyal medya platformlarında konuşulan ve paylaşılan her şey MUTLAKA birilerinin işine yaramaktadır.

O birileri de isterse MUTLAKA bu bilgilere ulaşacaktır.

Bazen sosyal medya platformları bazen de indirdiğiniz uygulamalar üzerinden.

Geçenlerde Namaz, Ezan ve Kur’an uygulamasını kullanan 100 milyon civarında insanın davranış analizleriyle ilgili akademik bir makale okumuştum.

En az altmış veri elde edilmiş ve farklı alan ve amaçlarla değerlendirilmeye alınmış.

Başka bir örnek:

Benim YouTube kanalıma abone olan ve videoları izleyenlerin yaş gruplarını, eğitim durumlarını, bulundukları ülkeleri ve daha bir çok veriyi görebiliyorum. Ben gördüğüme göre YouTube yönetimi de görüyor ve o bilgilerden yararlanmak isteyen “birileri” onlara ulaşmanın yolunu bulacaktır.

Sosyal medyanın diğer tüm platformlarını her gün saatlerce kullanan insanlar cep telefonlarına ya da tablet ve bilgisayarlarına indirdikleri oyunlarla kendilerinin bile bilmediği kişilik özelliklerini başkalarıyla paylaşmaktadırlar.

Çok özel yöntemlerle kendilerini koruyanların dışında hiç kimsenin gizlisi saklısı yok ve kalmamıştır.

Sosyal medya ve benzeri alanlardaki teknolojilerin gelişmesiyle yakın gelecekte insanların beyinleri bile esir alınacaktır.

WhatsApp’da komşuyla ilgili bir dedikodunun ya da görüntüsü paylaşılan bir çiğ köftenin önemi olmayabilir ama konu milyonları ilgilendiriyorsa “birileri” için bu bir kişilik analizi malzemesi olarak görülecektir.

Milyarlarca insan farkında olmadan çok amaçlı farklı analizlerin hem malzemesi hem de hedefi haline gelmiştir.

Kapitalizmin kültür emperyalizminden sonra sosyal medya esareti yolun sonu değildir.

Bu esaretten kurtulmak artık neredeyse olanaksızdır.

Ne zaman başarırlar bilinmez ama adamların niyeti beyinlerimizi esir aldıktan sonra insanlığımızı da yok etmektir.

Robotlardan sonra şimdi artık yapay zeka zamanı.

Hiç kimse tek başına bu cendereden kurtulamaz.

Çare; bireysel bilinç ve toplumsal direniş.

Sırları değil, beyinlerimizi, vicdanımızı ve insanlığımızı korumak için.

Yazarlar

Gizlisi saklısı kalmadı 
Hüsnü Mahalli